Kemal Kılıçdaroğlu'nun "Alın teri kutsaldır" diyerek maden işçilerine destek açıkladığı gün CHP Genel Merkezi'nde 20 emekçiyi işten attığı ortaya çıktı.
Ekrem İmamoğlu, İlke TV’nin Silivri’de gerçekleştirdiği röportajda:
“Ben ve arkadaşlarım neden tutuklandık? CHP neden esir alındı?
Sebebi şudur: Bu ülkenin Cumhurbaşkanı, milletten ümidini kesmiştir; siyaset yapmayı bırakmıştır. Milletin hakkına girerek, insanları esir alarak, konuşanı susturarak, güçleneni bastırarak ama hep korkarak yol almak, ona artık geri dönüşü olmayan bir siyasi çöküşü yaşatmıştır.
İktidardan gitmeden önce Cumhuriyet’e, demokrasiye, millete, siyasete, bürokrasiye, iş dünyasına, sanat ve spor camialarına karşı büyük bir yıkım operasyonu başlattılar.”
AKP’nin il danışma kurulunda nelerin konuşulduğu bizi ilgilendirmiyor ama içeride nelerin yaşandığı halkımızı çok yakından ilgilendiriyor. Toplantıda bir vatandaş ayağa kalkıyor ve canı yanmış bir şekilde, "Ben 23 yıl boyunca AKP’ye oy verdim, siz şimdi bana yalan konuşuyorsunuz!" diye haykırıyor. Peki, halkın oylarıyla o koltukta oturan Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Metin Genç ne yapıyor? Vatandaşı dinlemek, derdine derman olmak yerine "Alın bunu dışarıya!" talimatı veriyor ve o emektar vatandaş, korumalar tarafından yaka paça dışarı fırlatılıyor.
İçeride bu utanç tablosu yaşanırken; Milletvekilleri Adil Karaismailoğlu ile Vehbi Koç ve İl Başkanı Sezgin Mumcu’nun başını öne eğip düşünmesi gerekirdi. Kendilerine, "Bu vatandaş bize neden bu kadar tepkili? Biz bu millete verdiğimiz sözleri neden tutmadık? Neden vatandaşın gözünde yalancı konumuna düştük?" diye sormaları gerekirdi. Ama onlar bunu yapmak yerine, sırayla kürsüye çıkıp algı operasyonlarına, CHP’ye iftira atmaya ve karalama siyasetine sarılmayı tercih ettiler.
Buradan AKP İl Başkanı Sayın Mumcu’ya açıkça söylüyorum. Muhalefete iftira atmayı, suni gündemler yaratmayı bırakın. Bunu söyleyen biz değiliz; sizin 23 yıllık seçmeniniz olan Temel Amca gözünüzün içine baka baka, "Yalan konuşuyorsunuz!" diye haykırıyor. Siz önce dönün bu feryada cevap verin. Alışmışsınız tabii; sandıkta yenemediğinizi içeri atmaya, hakkını arayıp konuşanı da salondan dışarı atmaya! Ancak şunu asla unutmayın: Sırtınızı döndüğünüz, sesini kıstığınız ve yaka paça dışarı attığınız bu aziz millet, ilk seçimde sizi sandıkta öyle bir kapı dışarı edecek ki, sokağa çıkacak yüzünüz kalmayacak!
Seçilmiş Genel Başkanımız Özgür Özel:
“Cumhuriyet tarihinin en uzlaşmaz, en öğretmen düşmanı bakanı gelmiş, senin sözünü yere çalmış, üstünde tepinmiş Tayyip Bey… Sen de ‘Ben bu devletin başıyım’ diye gerim gerim geriniyorsun.
Bu işin siyaseti yok, bu öğretmenlerin hakkını verin!”
İBB Halkla İlişkiler Müdürü Serap Karay, gözleri dolarak anlattı:
“Benim çocuğum yok Sayın Başkanım. Eşim yok. 20 yıl önce babamı kaybettik. O günden sonra da en büyük ailem annem, kardeşim ve şu an 18 yaşında olan yeğenim oldu. Bugün 80 yaşına yaklaşan annemle doğduğum günden beri aynı hayatı paylaşıyorum. Bu yaşa gelmiş bir annenin benim adıma duyduğu endişeyi anlatmaya kelimeler yetmez. Ben burada her gün onun için kaygılanıyorum, o da dışarıda her gün benim için kaygılanıyor. İnsanın özgürlüğünü kaybetmesi çok ağır ama bazen insanı en çok yaralayan şey, sevdiklerinin yaşadığı çaresizliğe uzaktan bakmak zorunda kalmasıdır. Hayatın bize birlikte geçireceğimiz ne kadar zaman bırakacağını bilmiyorum. Bu nedenle özgürlüğümü yalnızca kendim için değil, yıllardır aynı hayatı paylaştığım ailemle geçirebileceğim kalan zaman için de talep ediyorum. Teşekkür ederim.”
Partinin sosyal medya hesaplarına çöküyorlar.
Özgür Özel ve ekibi yeni hesaplar açar; ama siz, aldığınız hesaplardan tek beğeni bile alamazsınız.
Bütün oyunlarınız çöktüğü gibi bu da çökecek. Millet bizimle, millet!
Tavuk üreticisi, Murat Ağırel’e konuştu:
“5,6 dolara ithal edilen eti 22 dolara satanlara ses çıkarmayanlar, dünyada 5,7 dolar olan tavuk etini 2,7 dolara satan tavukçulara neden çöküyor?”
CHP Gençlik Kolları Instagram hesabımız, yakın bir tarihte usulsüz bir şekilde mutlak butlan yönetiminin kontrolüne geçme riski ile karşı karşıyadır.
Tüm takipçilerimizin, Instagram'da @ozgurgenciletsm hesabımızı takip etmesini önemle rica ederiz!
Link: https://t.co/HmEue3pnwu
Özgür Özel yeni bir parti kurmasın diyenlerin tek bir amacı var.
Butlancılarla birlikte CHP’yi çürütmek.
Bilinki bunlar o kurultayı yaptırmamakla görevli.
Bütün yolları kapattılarsa yeni yollar açarız.
Yeni bir parti kurarız.
CHP’ye gönlünü, ömrünü adamış bütün seçmenlerimiz de yeni muhaliflerle birlikte yeni partiyi destekler.
Butlancılar da %1 bile oyu zor görür.
Koltuk için millete bu hainliği yapanlara millet öyle bir şamar atacak ki sesini bütün dünya duyacak.
Bu da böyle biline.
◼️ANKARA'DA UTANÇ VEREN ANLAR
📌Ataması yapılmayan öğretmen kızının gözaltına alınmasına engel olmaya çalışan 78 yaşındaki kadın polis tarafından gözaltına alınmaya çalışıldı.
Of of of şuna bakın!
Eski kayyım AKP’li Gürsel Tekin, 4 yıl boyunca kirasını ödemediği ev için “ev küçücük 55 metrekare” demişti.
Fakat evin sadece bir odasının 65 metrekare, evin ise 155 metrekare olduğu ortaya çıktı.
Üstelik “eşyaları kendim aldım” demişti, sözleşmeye göre eşyaların da eve ait olduğu anlaşıldı! (Medyaradar)
Fotoğrafına bakınca zaten ev dışarıdan lüks bir malikaneye benziyor.
ONA BUNA LAF YETİŞTİRECEĞİNE, GİT KİRANI ÖDE GÜRSEL TEKİN!
🗣️Mülakat mağduru öğretmen: Ablukaya alındım ama örtülü olduğum için tutuklanmadım. Neden biliyor musunuz? Çünkü örtülülere dokunmayın demişler. Örtülüyüm ama gömleğimi yırttılar, örtümü açtılar, buna utanmıyorlar. Örtülüyüm, gözaltına alınırsam tepki toplarlar diye utanıyorlar. Eskiden başörtü mağdurları vardı şimdi mülakat mağdurları var.
Deniz Zeyrek’ten Kemal Kılıçdaroğlu’na:
“Kurultay’a gitmekten başka şansınız yok. Bırakın mahkemenin gölgesinde oynamayı.
Bir mahkeme kararına bu kadar tapılmaz. Neymiş, tedbir varmış da hiçbir şey yapamazlarmış.
Ee siz her şeyi yapıyorsunuz. Parti Meclisi imzalarını kabul etmiyorsunuz ama MYK topluyorsunuz.
‘Parti Meclisi istifalarını 36’ncı Bölge Adliye Mahkemesi’ne verin’ diyorsunuz ya, siz de o zaman MYK’yı bölge adliye mahkemesine seçtirin.
Onlardan onay alın. Belki onlar kabul etmiyorlardır. Yazık, olan CHP'ye oluyor işte.”
BERHAN ŞİMŞEK’E AÇIK MEKTUP
Sayın Berhan Şimşek,
Bir televizyon programında, Cumhuriyet Halk Partisi Genel Başkanı ve eczacı meslektaşımız Sayın Özgür Özel hakkında kullandığınız ifadeleri üzüntü ve şaşkınlıkla izledim.
Siyasi eleştiri yapılabilir. Her siyasetçi eleştirilebilir. Ancak bir insanı küçümsemek için eczacılık mesleğini hedef almak, hele bunu alaycı bir üslupla yapmak kabul edilemez.
“Reçete yazmaya çalışan eczane kalfası”, “kalçadan iğne yaparken kaç iğne kırdı” gibi ifadeler yalnızca Sayın Özgür Özel’e değil, bu ülkede görev yapan on binlerce eczacıya yönelik saygısızlıktır.
Ben, Sayın Özgür Özel’in ve eşi Sayın Didem Özel’in eczacılık fakültesindeki farmakoloji hocası oldum. Ayrıca 2007-2009 yılları arasında kendisiyle birlikte Türk Eczacıları Birliği Merkez Heyeti’nde görev yaptım.
Her görüşüne katılmasam da kendisini yakından tanıyan biri olarak şunu rahatlıkla söyleyebilirim:
Özgür Özel, mesleğini başarıyla icra etmiş bir eczacıdır. Manisa Eczacı Odası Başkanlığı ve Türk Eczacıları Birliği Genel Sekreterliği görevlerini yürütmüş, meslek örgütlerine önemli katkılar sağlamıştır.
Asıl üzerinde durulması gereken konu ise şudur:
Bir eczacı olmak küçümsenecek bir şey değildir.
Eczacılar; ilacı geliştiren, üreten, denetleyen, hastaya ulaştıran ve güvenli kullanımını sağlayan sağlık profesyonelleridir. Toplum sağlığının vazgeçilmez unsurlarıdır.
Bir insanı aşağılamak için eczacılığı kullanmaya kalkışmak, o mesleğin mensuplarına hakarettir.
Siyaset tartışılır.
Görüşler eleştirilir.
Ancak hiçbir meslek küçümsenemez.
Bu nedenle kullandığınız ifadeleri talihsiz ve yakışıksız buluyor, başta eczacılar olmak üzere sağlık camiasından özür dilemeniz gerektiğini düşünüyorum.
Prof. Dr. Levent Üstünes
2 gün önce Halk TV’de butlan gömüp, Sonra KK’yla kol kola yola devam…Şu naylon surata, yağlı boyuna bakınca insanın midesi bulanıyor. Siz nasıl bu kadar rahat, bu kadar pişkin olabiliyorsunuz? Güven duygusunu yerle bir eden, insanı kendi memleketinde yabancı hissettiren korkunç bir ikiyüzlülük.
Timur Soykan:
"-THY'de görevden alınan Ahmet Bolat, Ticaret Bakanı Ömer Bolat'ın kardeşi.
-Ahmet Bolat'ın yerine atanan Murat Şeker, Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın kız kardeşinin damadı.
-Eski AKP Milletvekili ve Washington Büyükelçisi Hasan Mercan da THY yönetim kurulu üyeliğine atandı.
-Hasan Mercan'ın kızı da Enerji Bakanı Alparslan Bayraktar'ın eşi. Hasan Mercan'ın kızı ve Enerji Bakanı'nın eşi Simin Mercan Bayraktar ise Merkez Bankası'nda uzman.
-Merkez Bankası Başkanı Fatih Karahan ise Hasan Mercan'ın yeğeni.
-Yani Hasan Mercan'ın kızı, Hasan Mercan'ın yeğeninin başkan olduğu Merkez Bankası'nda uzman. Hem kızı hem yeğeni Merkez Bankası'nda çalışıyor, kendisi de THY yönetim kurulu üyesi."