Yatsı ezanından sonra camiye geçmek istedik.Bari buna izin verseydiniz!Yine müdahale!Üstüne bir de camiye biber gazı attılar!Millet öksürmekten namaz kılamıyor.Caminin kapısında bekliyorlar. Nasıl çıkacağız bilmiyorum!
28Şubat DevamEdiyor
#AdanaEmniyeti
AdanaEmniyetinden Müdahale
Furkan Gönüllülerinin Adana'da yaptığı basın açıklamasının ardından, insanlar dağılırken Emniyet tarafından sert bir müdahale gerçekleştirildi. Çok sayıda kişi darp edildi.Şu an için 12 kişi gözaltında.
Basın açıklaması yapabilirsin ama dağılamazsın mı demek istiyorlar?
Sadece camiye gitmek istedik.
Sadece namaz kılmak istedik.
SADECE...
Bize yapılanlar ise;
Jop ile müdahale,
Biber gazı ile saldırı,
Darp ve ters kelepçeyle gözaltı!
Bu vicdansızlığa, bu zulme kalkan ellerinize yazıklar olsun!
AkpDönemi ZulümDönemi
#AdanaEmniyeti
AK PARTİ ZULÜM DÖNEMİ!
Polisten Gaddarca Müdahale!
Basın açıklaması sonrası namaza gitmek isteyen Furkan Hareketi mensuplarına Adana Emniyeti müdahale etti!
AkpDönemi ZulümDönemi
AdanaEmniyetinden Müdahale
#AdanaEmniyeti
ÇOCUĞA TERS KELEPÇE NE DEMEK!! 😳
Adana Emniyeti bugün de “güç gösterisi” yapmak istemiş
yine şaşırtmadınız! 👏🏻
Ümmetin gözünde Sınıfta kaldınız,
AkpDönemi ZulümDönemi
#AdanaEmniyeti
AdanaEmniyetinden Müdahale
Bugün Alparslan Hoca'nın koğuşuna baskın yapıldığını öğrendim!
Kendisine karşı açılan davalarla ilgili dosyaları iki güne bölerek kendisine teslim etmiştim. Dosyaları emanet eşyadan değil bizzat benim verebileceğimi söylemişlerdi. İlk gün teslim ettiğim dosyaları koğuşuna girerken almışlar, inceleyip öyle verelim demişler. İkinci gün verdiğim dosyaları koğuşa almalarına müsaade etmişler. Kendisi de içeri bırakmış.
Ertesi gün (bugün) koğuşuna baskın yapılarak her şey dağıtılmış. Arama bahanesiyle koğuşundaki bütün eşyaları dağıtmışlar. Hatta Alparslan Hoca'ya terliğini çıkarttırıp çorabının içini dahi incelemişler! Elbiselerini dedektörle aramışlar. Verdiğim dosya klasörlerini ve mavi dosyaları alıp bütün evrakları föyler halinde bırakmışlar.
Gerekçe ise mavi dosyalarda bulunan sabitleyici demir! Tehlike arz ediyormuş, bunun yerine kantinde satılan dosyalardan alınabilirmiş. Bıçak, çatal, jilete müsaade ediliyor fakat mavi dosya içindeki küçük demir tehlikeliymiş.
Bunların bahane olduğu ortadadır. Tutuklandığı günden itibaren Alparslan Hoca'ya sistemli şekilde yıldırma politikası uygulanıyor.
- Adana'da tutuklandı ve ailesi Adana'da ama Erzurum'a sürgün edildi.
- Eşi de aynı şekilde tutuklanarak Samsun'a sürgün edildi.
- Cezaevine ilk girdiğinde orta katta bulunan güneş almayan, gökyüzünün görünmediği ve avlusu olmayan koğuşta tutuldu. Sonrasında değiştirilmesini talep edince alt koğuşa alındı.
- Traş olması gerekiyor, berber hakkı verilmiyor. Bıyık makası dahi verilmiyor.
- Emekli maaşına bloke konuyor, zor durumda bırakılmaya çalışılıyor. İtirazlar da sürüncemede bırakılıyor.
- Havalar soğuk olduğu halde kendi eşyaları alınmıyor, kantinden almaya zorlanıyor.
- Avukat görüşü kısıtlanıyor, gece 23'ten sonra görüş yaptırılmıyor.
- Spor hakkı gibi çeşitli hakları var, hiç bahsedilmiyor bile.
- Ağırlaştırılmış müebbet alanlara dahi verilen görüntülü görüşme hakkı verilmiyor.
- Tüm bunlara ilaveten koğuşuna baskın yapıp saygısızca muamele yapılıyor.
Kısacası tutukluluk sürecinde her şey Alparslan Hoca için eziyet haline dönüştürülmüş. Bir insana bu kadar zulmetmek normal değildir.
Bu muamele derhal son bulmalı, hapishaneler işkence yerlerine dönüştürülmemeli.
HAFTALARDIR SADECE YAZLIK 2 GÖMLEK, 2 PANTOLON!
Alparslan Kuytul Hocaefendi, ailesinin getirdiği kıyafetlerin cezaevi tarafından kendisine teslim edilmemesi nedeniyle haftalardır yalnızca yazlık 2 gömlek ve 2 pantolonla bekletiliyor. Erzurum gibi soğuk bir şehirde, yeterli kışlık kıyafeti bulunmadığı için soğuğa maruz kalıyor ve üşüyor.
Bir yandan emekli maaşı bloke edilirken, diğer yandan kantinden alışverişe zorlanıyor.
Bu açık bir hak gaspı ve keyfi muameledir!
#YargıEliyleZulüm
Cezaevleri BacasızSanayi
AlparslanHocaya KıyafetZulmü
ALPARSLAN KUYTUL HOCAEFENDİ’NİN TEMEL İHTİYAÇLARININ ENGELLENMESİNİ KINIYORUZ!
Adana’dan Erzurum Dumlu 1 No’lu Yüksek Güvenlikli Ceza İnfaz Kurumu’na sevk edilen Alparslan Kuytul’un en temel insani hakları ve ihtiyaçları, keyfî bürokratik engellerle gasbedilmektedir. Türkiye’nin en soğuk illerinden birinde tutulan Alparslan Kuytul Hocaefendi’ye kışlık kıyafetlerinin ulaştırılması kasıtlı olarak engellenmekte, ailesi ise ekonomik olarak yıpratılmaktadır.
Çocuklarının gönderdiği şahsi kışlık kıyafetler “ikinci el” bahanesiyle reddedilmiş; ailenin sıfır aldığı yeni kıyafetler ise bu kez “etiketi yok” denilerek içeri alınmamıştır. Alparslan hoca, soğuk hava şartlarında yalnızca yazlık kıyafetleriyle bırakılmıştır.
Emekli maaşına bloke konulan aile, dışarıdan temin edebileceği kıyafetleri cezaevi kantininden fahiş bedellerle yeniden satın almaya zorlanmaktadır. Cezaevi ticarethane değildir!
Kıyafet ambargosunun yanı sıra, ceza infaz kurumunun sağlamakla yükümlü olduğu en temel berber ve kişisel bakım hizmeti de halen engellenmektedir.
Yetkililere Açık Sorularımız
• Mahpusun kendi kışlık kıyafetlerinin veya sıfır alınan ürünlerin içeri alınmamasının yasal ve mevzuatsal dayanağı nedir?
• Temel ihtiyaç maddelerini sadece cezaevi kantininden almaya zorlamak hangi infaz yönetmeliğinde yer almaktadır?
• İnsan onurunu ve sağlığını doğrudan tehdit eden bu keyfî yasakların hukuki sorumlusu kimdir?
Asıl Amaç: Sindirmek, Yıpratmak ve Susturmak
Bugün yaşananlar yalnızca bir kıyafet veya berber kısıtlamasından ibaret değildir. Hakkında tutuklu yargılamayı gerektirecek somut hiçbir delil bulunmayan Alparslan Kuytul, Hocaefendi ailesinden binlerce kilometre uzağa, kamuoyunda "kuyu tipi" olarak bilinen yüksek güvenlikli cezaevine sürgün edilmiştir. Ağırlaştırılmış müebbet koşullarında uygulanan bu tecrit ve hak gaspları, Hocaefendi’yi ve ailesini sindirme, yıpratma ve susturma politikasının bir parçasıdır.
Temel ihtiyaçlar bir ayrıcalık veya lütuf değil, uluslararası sözleşmelerle ve anayasayla korunan en tabii haklardır. İnsan onurunu ayaklar altına alan bu tecrit ve yıpratma politikasını kınıyor; Adalet Bakanlığı ve cezaevi yönetimini hukuka uygun hareket ederek kışlık kıyafetlerin derhal teslim edilmesini sağlamaya çağırıyoruz.
#YargıEliyleZulüm
Cezaevleri BacasızSanayi
AlparslanHocaya KıyafetZulmü
Dumlu "soğuk" demekmiş, Hocamızı Erzurum/Dumlu'ya, çocuklarından neredeyse 1000 kilometre uzağa, şartları en kötü olan cezaevine, kuyu dibine sürdünüz. Hala doymadınız mı eziyet etmeye? Bu soğukta kıyafet vermemek ne demek!
#YargıEliyleZulüm
Cezaevleri BacasızSanayi
AlparslanHocaya KıyafetZulmü
ZULÜM ÜSTÜNE ZULÜM!
Alparslan Kuytul Hocaefendi'nin emekli maaşına hukuka aykırı şekilde bloke konuldu.
Yetmezmiş gibi, ailesinin getirdiği sıfır alınmış kıyafetler etiketi yok denilerek içeri alınmayarak cezaevi kantininden kıyafet almaya zorlanıyor!
#YargıEliyleZulüm
Cezaevleri BacasızSanayi
AlparslanHocaya KıyafetZulmü
İFADE ÖZGÜRLÜĞÜNÜ ORTADAN KALDIRAN ERİŞİM ENGELLEMELERİ DEVAM EDİYOR
İfade özgürlüğünü hedef alan ve sansür mekanizmasına dönüşen kısıtlamalar, son dönemlerin kabul edilemez bir pratiği olarak tüm hızıyla devam etmektedir. Alparslan Kuytul ve "Furkan Gönüllüleri"ne karşı yürütülen operasyonlar hakkında paylaşım yapanlar, Özgür-Der Genel Başkanı Rıdvan Kaya’nın X hesabı örneğinde olduğu gibi cemaat operasyonlarındaki hukuka aykırılıkları ve haksızlıkları dile getirenler, Aile Dayanışma Ağı örneğinde olduğu gibi belediyelere yönelik operasyonlarda tutuklanan siyasetçi ve bürokratların aileleri, Sol Haber örneğinde olduğu gibi ideolojik gruplara yönelik haber siteleri, “erişim engeli” yoluyla engellenmektedir.
Herhangi bir suç unsuru içermeyen, tamamen düşünce açıklaması ve eleştiri niteliğindeki bu paylaşımlara soyut nedenlerle erişim engeli getirilmesinin hukuka uygun hiçbir gerekçesi yoktur. Açıkça düşünce ve ifade özgürlüğünü ihlal eden, hukukun evrensel ilkeleriyle bağdaşmayan bu keyfi uygulamalara derhal son verilmelidir.