Evet başardınız.Allah'la aranızdaki bağı koparmayı başardınız.Çünkü ayetin "..Allah'la arasında hiç bir bağ kalmaz" dediği müminleri bırakıp kafirlerle dostluk yapma işini ballandırarak yaptınız.
Başardınız.Allah'a karşı gelerek aleyhinize delil toplamayı başardınız.
Çünkü +
Müjdemizi isterizzz 🥳
Öncü Nesil'e bir yeni fert daha katıldı!
Hoş geldin Ahmet Çıkmaz 🥹🐣✨
İslam davasına umut ailene göz aydınlığı olasın 🫠🤍
@MEC_06@Zumra_ckmz
OSMANİYE ADLİYESİNDE YAŞANAN SKANDAL HAKKINDA ALPARSAN KUYTUL HOCAEFENDİ'DEN AÇIKLAMA
Osmaniye’de, Asliye Ceza Mahkemesinde görülen dava, artık bazı mahkemelerin adalet dağıtan makamlar olmaktan çıkarılıp siyasi talimatların uygulandığı yerlere dönüştürüldüğünü bütün açıklığıyla göstermiştir. Bu dava, haksız yere tutuklanan Furkan gönüllülerinin 19 Eylül 2022’de tahliyesi sonrası onları karşılamaya giden arkadaşlarımıza Osmaniye Emniyetinin yaptığı hukuksuz müdahalenin devamıdır.
Karşılama ve uğurlama kanunen suç değildir. Fakat Osmaniye Emniyeti zulmen hapse attırdıkları arkadaşlarımızın karşılanmasını hazmedememiş, karşılamayı suç kabul ederek insanlara sert şekilde müdahale etmiş, kardeşlerimizi darp ederek gözaltına almış, yetmemiş bir de Emniyetin yönlendirmesiyle Savcılık tarafından 14 kişi hakkında dava açılmıştır.
11 Mayıs 2026’da görülen duruşmada ise hukuk adına büyük bir skandal yaşanmıştır. Mahkeme Hâkimi sanıklara ve avukatlara karşı baştan beri kötü davranmış, sanıkları dinlememiş, sürekli sözlerini kesmiş, söylenenleri zapta geçmemiş, avukatlara hakaret etmiş ve savunma hakkını fiilen engellemiştir. Bir mahkeme salonunda sanık dinlenmezse, avukat susturulursa, ifadeler zapta geçirilmezse orada adaletten değil ancak tiyatrodan bahsedilebilir.
Masanın uç kısmında oturması gereken Savcının duruşma boyunca Hakimle yan yana oturarak sürekli fısıldaştığı ve Hâkimi yönlendirdiği görülmüştür. Hâkimin Savcının yönlendirmesiyle zapta geçen bazı ifadeleri sildirdiğine sanıklar ve avukatlar şahittir, sosyal medyaya düşen videoda da görülmektedir.
En büyük skandal ise mahkeme kâtibinin ekranı yanlışlıkla aşağı kaydırmasıyla ortaya çıkmıştır. Savunmalar henüz bitmeden, sanıklar ve avukatlar tam olarak dinlenmeden kararın önceden yazıldığı görülmüştür.
Bu ne demektir? Demek ki savunmalar dinlenmemekte; sanıkların, avukatların ve şahitlerin ne dediğine önem verilmemektedir. Demek ki karar, mahkemenin sonunda ve Hâkim tarafından verilmemekte, daha önceden ve talimatla verilmektedir. Demek ki bu dosyada hukuk değil, talimat işlemiştir.
Avukatlar bu açık hukuksuzluğu görünce haklı olarak redd-i hâkim talebinde bulunmuştur. Hâkim ise şahitlerin huzurunda defalarca bu talebi kabul ettiğini söylemiş, hatta “sana söz veriyorum” diyerek dosyadan el çekeceğini beyan etmiştir. Fakat sanıkları ve avukatları dışarı çıkardıktan sonra büyük ihtimalle Savcının ve Emniyetin yönlendirmesiyle sözünden dönmüş ve herkesin gözü önünde kabul ettiği redd-i hâkim talebini reddettiğini zapta geçirmiştir.
Bir Hâkim kendi verdiği “redd-i hâkim talebini kabul” kararından niçin döner? Bu karardan dönmesi Hâkimin başka güçlerin talimatıyla karar verdiğinin apaçık delilidir.
Duruşma boyunca yaşananlar gösteriyor ki bu dosya bir hukuk dosyası değil, siyasi bir dosyadır. Bu dava, Furkan gönüllülerini cezalandırma ve sindirme davasıdır.
Biz bu hukuksuzluğu Hâkimler ve Savcılar Kurulu’na taşıdık, söz konusu Hâkim ve Savcı hakkında şikayetçi olduk. Eğer bu dosya bu Hâkimde kalmaya devam ederse bu zulme sessiz kalmayacağız ve bu hukuksuzlukları tüm dünyaya duyurmaya devam edeceğiz.
Bir ülkede suçlu olan Emniyet olduğu halde savcılar Emniyetin talimatıyla suçsuz insanlar hakkında iddianame hazırlarsa, mahkemeler talimatla hareket ederse, savunmalar dinlenmeden kararlar yazılırsa, hâkimler savcıların ve Emniyetin yönlendirmesiyle hareket ederse, sanıkların ifadelerinden hoşuna gideni ve işine geleni yazar işlerine gelmeyeni yazmazsa orada hukuk devleti yok demektir.
Osmaniye’de yaşanan bu olay sadece 14 kişinin meselesi değildir. Bu mesele, Türkiye’de adaletin ne hale getirildiğinin açık bir göstergesidir. Zulme razı olmayacağımızı, haksızlığa boyun eğmeyeceğimizi ve adalet yerini buluncaya kadar bu davanın takipçisi olacağımızı buradan ilan ediyoruz.
OsmaniyeAdliyesinde Skandal
#OsmaniyeAdliyesi
Cuma Klasiği: Tefsir Dersi ✨
Alparslan Kuytul Hocaefendi, 30 yılı aşkındır devam ettirdiği tefsir derslerinde bu hafta Mürselat Suresi'ne başladı.
MürselatSuresi TefsirDersi
#AlparslanHocaylaTefsirDersi
Canlı Yayın: https://t.co/jlhy3PXW1h
YETKİLİLER NEREDE?
Adana'nın göbeğinde Merkez Camiinin karşısında bir otelden her gece yüksek sesli müzik çalınıyor. Ancak kimse müdahele etmiyor!!!
Cimere de yazdık!
Çevre şehirc. Bak. şikayet ettik!
Belediyeye haber ettik!
SONUÇ YOK!!!
@valiyavuz@Adana_Bld@murat_kurum
Alparslan Kuytul Hocaefendi'nin Hümeze Suresinin tefsirine devam ettiği bu haftaki tefsir dersi halkın yoğun katılımı ile devam ediyor.
HümezeSuresi TefsirDersi
#AlparslanHocaylaTefsirDersi
Bir avuç vicdan, dünyanın sustuğu yerde Gazze için denize açıldı
Ancak işgalcilerin tutumu değişmedi:
Silahsız insanlara baskı, kelepçe ve aşağılama…
Sumud Filosu’ndan gelen görüntüler, insanlığın utanç kaydı olarak tarihe geçti!
#gaza#sumud
🔴 Gazze’de saldırıda gözünden yaralanan çocuk, bir lokma yemek için yardım kuyruğunda bekledi
İşgalci İsrail saldırılarında yaralanan Filistinli çocuklardan biri, tüm acısına rağmen ailesine yiyecek ulaştırabilmek için yardım dağıtım noktasında sıraya girdi.
Daha fazla haber için tıklayınız ⤵️
🔗 https://t.co/NNMbg4ewUs
Terörist Bin Gvir, Sumud filosunun aktivistlerine işkence ediyor..!!
Aktivistlerin çoğu Türk vatandaşı olduğunu vurgulamak gerek, bu tepkinin en büyük nedenlerden bir tanesi budur.
SORU - CEVAP | Her Ankara'ya gelişinizde emniyet güçleri sizlere zorluk çıkarıyor. Bunun sebebi nedir? Bu durum ne zamana kadar devam edecek?
Eğer böyle devam etmek istiyorlarsa biz mücadeleden kaçacak adamlar değiliz. Biz mücadelemize devam ederiz. Çünkü biz haklıyız. Alnımız açık. Benim korkacak bir şeyim yok.
SORU - CEVAP | Muğla'nın Fethiye ilçesinde bir meyhanenin dualar eşliğinde açılması hakkında:
Üç kuruş para için gidip meyhane açılışı yapacak kadar şahsiyetini kaybetmiş insanlar da var. Bir meyhane açılışında besmele bile çekemezsin. Bir haramı işlerken besmele çekmek İslam’ı küçük düşürmektir ve haramdır.