🚨Cevizlibağ KYK yurdunda tavanlardan su akıyor!
Koridorlar tavanlardan akan su ile dolup taşarken bloklarda sıcak su kesintisi yaşanıyor.
Yağmur suları da elektrik sistemlerinin çok yakınında bir bölgede.
Gençlere “geleceğimiz” diyenler, bugünlerini nasıl yaşadıklarına baksın. KYK yurtlarında kapasite yetersizliği, sağlıksız koşullar ve barınma kriziyle mücadele eden gençlerden hangi geleceği kurmalarını bekliyorsunuz?
Gençlerin hayatı sizin ihmalinizin bedeli olamaz!
Fatih'te 14 yaşındaki bir çocuk su birikintisinden elektrik akımına kapılarak hayatını kaybetti.
Bu ölümün sorumlusu bellidir! Ülkenin her bir köşesini rant alanına çeviren, altyapı çalışması yerine fonlarla cebini şişiren saray rejiminin eseridir.
Bugün yağmur bile kapımızın ucunda ölüme dönüşüyorsa tek sebebi düzeninizdir!
Emperyalist savaş aygıtı NATO’ya karşı sesini yükselttiği için tutuklanan arkadaşlarımızın tutukluluğunun 100.gününde 16 Ekim Cuma günü saat 14.00’da Esnaf Yemekhanesi’nden Ana Kapı’ya yürüyoruz!
Direnişimiz baskılarınızdan üstündür!
#BaskılarNafile
🚨 Halk TV’ye kayyum, muhalif hesaplara erişim engeli!
Basına ve sol muhalefete yönelik bu saldırılar; anti-demokratik uygulamaların, basın üzerindeki tahakkümün derinleştiğinin bir göstergesidir.
İktidarın sansür politikalarını dayatması üzerine alınan bu aksiyonlar, halkın ifade özgürlüğünü gasp etmektedir.
Egemen aklın baskı politikalarına direneceğiz!
19 Mart’ta iktidarın yargı darbesine, baskı ve yasak politikalarına karşı sokağa çıktıkları için hukuksuzca yargılanan; aralarında arkadaşlarımızın da bulunduğu öğrenciler için beraat kararı verildi.
19 Mart’ta üniversitelerden meydanlara taşan itiraz; yalnızca bir güne, bir olaya ya da tek bir hukuksuzluğa karşı değildi. Öğrenciler olarak ülkemizde giderek derinleşen anti-demokratik uygulamalara, baskılara, hak gasplarına ve geleceğimizin elimizden alınmasına karşı talebimizi yükselttik. Bu taleplerimizi susturmak için gözaltılarla, tutuklamalarla ve yargılamalarla karşımıza çıkanlar, mücadelemizi sona erdiremediler.
Bugün verilen beraat kararları sevindiricidir; ancak özgürlükleri ellerinden alınan gençlerin yaşadıklarını, hukuksuzluğu ve üzerimizde kurulan baskıyı ortadan kaldırmaz. Ülkenin dört bir yanında demokratik haklarımıza yönelik saldırılar sürerken adalet, özgürlük ve eşitlik talebimizden vazgeçmeyeceğiz.
Baskılar bizi yıldıramaz!
1 aydan fazla çalışıp ücretini alamayan öğrenci-işçi arkadaşımız Calzone Burger’deki sömürüyü ve rezil çalışma ortamını anlatıyor.
Öğrenci-işçiler köle değildir, haklarımız için örgütlü mücadeleye devam ediyoruz!
Okurken çalışmak zorunda kalan biz öğrencilere yaşattığınız güvencesizlik, maaş gaspları karşısında sessiz kalmıyoruz.
Öğrenci-işçiler yalnız değildir!
Hakkımızı almak için buluşuyoruz!
Öğrenci işçi arkadaşlarımızın ödenmeyen maaşları için Calzone Burger'de eylemdeyiz!
📆 12 Ekim Pazartesi
🕐 17.30
📍Calzone Burger Kadıköy
Ölümünün 55. yıldönümünde Türkiye'nin devrimci önderlerinden Dr. Hikmet Kıvılcımlı’yı mezarı başında anıyoruz.
"Kıvılcımlı, üniversite gençline bilimin ışığında yaratıcı ve sorgulayıcı bir zihinle hayatı anlamlandırma gücü veriyor."
10 Ekim Barış Derneği Eş Sözcüsü ve patlamanın yaralı kurtulanlarından biri İshak Kocabıyık’ın o günü anlatırken söyledikleri bugün hala geçerlidir:
“Arkadaşlarım öldü, yaralananlar ise uzuvlarını kaybetti. Ben kulaklarımdan sağır kaldım. Dolayısıyla dokuz yıldır sadece o katliamın gerçek sorumlularının ortaya çıkması için mücadele ediyoruz. 104 arkadaşımızı kaybettik, hayatımızda büyük bir boşluk oluştu. Bu ülkede barışın ve adaletin tesis edilmesi için mücadelemize devam ediyoruz.”
10 Ekim 2015: Ankara Garı'nda düzenlenen mitingde IŞİD saldırısında 104 kişi yaşamını yitirdi, yüzlerce kişi yaralandı. Türkiye tarihinin en kanlı saldırılarından biri olarak kayda geçen bu katliam, aslında nasıl gerçekleşti?
FLOOD 👇
Soruşturma sürecinde zanlılardan Yunus Durmaz, Halil İbrahim Durgun ve Mehmet Kadir Cebael operasyonlarla öldürüldü.
Konuşabilecek, bağlantıları açığa çıkarabilecek kimse bırakılmadı.
Mahkeme, katliamın sorumlularına herhangi bir yaptırım uygulamayı “Devlet suç işlemez!” gibi ironik bir beyanla reddetti. Sorumlulara tanık sıfatı bile verilmedi.