🗣️🎙️Ali Gültiken:
"Beşiktaş’ta artık başkanlığı ciddi ciddi düşünme sıramın geldiğini düşünüyorum. Çizmeleri giyeceğiz. Başkanlık söz konusu olduğunda taşın altına elimizi koyarız."
Ertuğrul Özkök, Akit TV’de öyle bir konuşuyor ki, sunucu tek kelime edemiyor. İyi dinleyin:
“— Tayyip Erdoğan da bu ülkede 2002’de yolsuzluktan yargılandı.
— Erdoğan'a yapılan suçlamalar da, bugün Ekrem İmamoğlu'na yapılanlarla tamamen aynı. Hatta suç maddeleri bile aynı!
— Hatta Erdoğan’ın sadece Akbil yolsuzluğu dosyasında geçen para miktarı, bugünkinden çok daha fazla!
— Ama Tayyip Erdoğan ne evinden alındı, ne eşine dostuna bir şey yapıldı!
— Hatta ilk duruşmadan sonra bir sonraki duruşmalara katılmasına gerek duyulmadı! Peki ya şimdi?
Akit sunucusu: ..ERROR!..”
İşte böyle. Ekrem İmamoğlu’na yapılan hukuksuzluk ve zulmü hafife almamak lazım. Adamın adeta her şeyine el koydular.
Olay bundan ibaret!
🔴Eski Anayasa Mahkemesi Başkanı Haşim Kılıç'tan mutlak butlan yorumu: Yüksek Seçim Kurulu'nun görevi, yetkisi gasp edilmiştir
📌"Kapatılma kararından çok daha ağır bir kararla karşı karşıya kaldık. Bundan sonra hiçbir parti güven içerisinde faaliyetlerini sürdüremeyecek"
🎙️@tugbaaozerr
📹 Özgür Söylemez
Akit TV'de ilginç anlar.
Gazeteci Ertuğrul Özkök:
"Siz unuttunuz, Tayyip Erdoğan da bu ülkede 2002'de yolsuzluktan yargılandı. Unuttunuz mu bunları? Belediye başkanlığında yolsuzluktan yargılandı.
2002'de Tayyip Erdoğan'ın suçlama iddianamesine baktın mı sen?
Ekrem İmamoğlu için yapılan suçlamaların maddeleri dahi aynısı. Bak aynısı. Tayyip Erdoğan –ben haklı demiyorum, haksız bir şeydi, haksız bir yargıydı–
Sadece Akbil, bugün Ekrem İmamoğlu ile ilgili ortaya konulan iddialardan daha fazlaydı parasal olarak.
Şimdi, Tayyip Erdoğan'ı ne evinden aldılar ne eşini, çocuğunu, kızını, şoförünü, yakınlarını aldılar. Hatta ilk celsede hakim şeyden vareste tuttu; davaların, duruşmaların görülmesine dahi gitmedi.
Bir kısmından beraat etti o dönemde, bir kısmından da zaman aşımına uğradı. Aynı suçlamalardır. Sana daha sonrasını söyleyeyim. Bugün Gannuşi müebbet hapse mahkum edildi.
Evet. Dört tane mahkeme açıldı hakkında, biliyor musun nelerden dolayı? Bir tanesi, mahkemelerden bir tanesi, partisinde finansal yolsuzluklar hareket içerisinde, parti içerisinde finansal yolsuzluklardan. Bir tanesi, medya –kendine yakın medyaya para sızdırmak, orada para aklamak–. Bir tane daha bir şey var. Bir dördüncüsü de en sonda, devleti ele geçirmek için yapı kurmak. Onun da suçlamaları Türkiye'dekiyle aynı. Ben bunu anlatmaya çalışıyorum. Yani bizim Müslüman dünyasının bir sorunu var. Cumhurbaşkanı Erdoğan geldiği günden beri haklı olarak ne dedi? 'Bizim' dedi, 'hesap vereceğimiz yer halkın iradesidir' dedi, değil mi?
Muharrem Coşkun: 'Milletimizdir' dedi efendim.
Ertuğrul Özkök: 'Milletimizin iradesidir' dedi. Tamam ama ne yazık ki bu ülkelerde, Müslüman ülkelerde iktidara gelen kimse milletin iradesine bakmıyor; sadece geliyor, ondan sonra o yolsuzluk bilmem ne şu bu..."