Starting at 1% in the polls, @ZohranKMamdani pulled off one of the great political upsets in modern American history.
Yes. We CAN create a government that represents working people and not the 1%.
I look forward to working with Zohran as he builds a city that works for all.
Bu yıl 47. İstanbul Maratonu’nda, Çağdaş Yaşamı Destekleme Derneği için 5. kez koşuyorum.
Üyesi ve gönüllüsü olduğum Çağdaş Yaşamı Destekleme Derneği, binlerce öğrencinin hayatına dokunuyor.
Bu yolun ışığını yakan Prof. Dr. Türkan Saylan’ın bıraktığı miras, bugün hala binlerce gençlerin kalbinde yaşıyor.
Ben de bu yıl 2 Kasım’da o mirasa sahip çıkarak, her çocuğun eğitimde fırsat eşitliğine sahip olabilmesi için koşacağım.
Siyasi davalarla, suçsuz yere hapiste yatan ve büyük bir kötülüğe maruz kalan yol arkadaşlarımız adına da “iyilik” için koşacağım.
Her bağış, bir öğrencinin yolunu aydınlatacak.
Her destek, Cumhuriyet’in çağdaş değerlerini güçlendirecek.
Siz de kampanyaya destek olun.
Birlikte, daha çok gencin hayatına dokunalım.
🔗 https://t.co/OZBDeoJsXf
@cagdasyasamdd
Ülkemiz milletimiz ve vatandaşlarımız çok yorgun çok gergin günler geçiriyor.
Böyle zor koşullarda Sayın Özgür Özel’e gerçekleştirilen alçakça saldırı milleti daha da kaygıya sürükledi. Kendisine geçmiş olsun dileklerimi iletiyorum.
Şiddetin hiçbir zaman ülkeye, vatana, millete bir faydası olmadı zararı oldu. Ülkeye en büyük düşmanlığın hangi siyasi görüş ve partinin temsilcisi olursa olsun kamuoyunun gözü önündeki temsil yetkisi olan kişilere yapılmış saldırganlıklar olduğunu daha önce de yaşadık, gördük, biliyoruz ve artık çok daha iyi öğrendik.
Hepimiz vatandaşın sağduyusunu, toplumsal huzurlu, şiddete karşı olmayı savunmalıyız, buna hizmet etmeliyiz. Kötülükten şiddetten hiçbir zaman ülkeye fayda gelmez.
Olaylar sonrasında itidalli duruşunu ve sakinleştirici üslubunu bozmayan, vatandaşa, kamuoyuna yatıştırıcı tutumunu gösteren sayın Özgür Özel’e ve bu süreçte benzer şekilde özenli ve sorumlu davranan tüm yetkililere bir vatandaş olarak çok teşekkür ederim.
Ülkemize, devletimize ve milletimize güven duymak, sakinleştirici ve yatıştırıcı bir tutumla bu menfur olaya yaklaşmak gerçek vatanseverliktir.
ibb soruşturmasındaki ikinci dalga operasyonda, istanbul'daki kaçak yapıların yıkım kararını alan ve uygulayan imar müdürü ramazan gülten, zabıta müdürleri nazan başelli ve hakan aplak tutuklandı.
İmamoğlu dahil tüm yargılananların malına ,mülküne, şirketlerine, hesaplarına el koyup kayyım atıyorlar.
Bu hukuki işlem değil bu ganimetin bölüşümü.
Bu olanlara iyi bakın. İyi görün.
Sırayla hepimizin, hepinizin başına bunlar gelecek.
Susma.
Sustukça.
Sıra sana gelecek.
Mahir Polat’ın bugün hastaneye ELLERİ KELEPÇELİ VE ARABADAKİ KOLTUĞA BAĞLI şekilde götürüldüğünü ve bu şekilde Silivri’ye geri getirildiğini öğrendim! Gidiş- geliş 180 km’lik yoldan söz ediyoruz.
Adalet Bakanı @yilmaztunc’a sorular:
- Sağlık durumu böylesine kritik olan ve kaçmak girişiminde bulunmayacağı belli Mahir Polat’ı kelepçeleyip ellerinden koltuğa bağlamak niye?
- Madem Holter takıldı ve 24 saatlik tetkikler isteniyor, bunlar neden hastanede yapılmıyor?
- Hepsinden önce, Mahir Polat hükümlü değil! Tahliyesi için avukatlarının talebi neden yeterli görülmüyor?
- Sağlık durumu tahliyeyi gerektiren onca tutuklu ve hükümlünün hayatı, Hizbullah hükümlülerininki kadar değerli değil mi? #MahirPolatıSerbestBırakın
Bir hatırlatma yapalım. Bu hükümet geçtiğimiz ağustos ayında hiçbir mahkeme kararı aramadan, doğru düzgün bir gerekçe bile açıklamadan tamamen keyfi olarak günlerce Instagram’ı kapattı. Onbinlerce işletme zarar etti, işini yapamadı. Kanal kanal gezen bakan gördünüz mü?
Neyi protesto ediyoruz?
🥢Kamudaki taraflı mülakatları,
🥢Seçilmişlerin, gazetecilerin, ve durumu protesto edenlerin masumiyet karinesi hiçe sayılarak kodeste tutulmalarını,
🥢Para karşılığı mülteci yuvasına dönüştürülmüş olmamızı,
🥢Eğitim müfredatındaki derin çöküşü,
🥢Hayat pahalılığını,
🥢Vize alamamayı,
🥢Afaki vergiler ve bu vergilerin eşit dağılmayışını,
🥢Güçler ayrılığının ortadan kalkmış olmasını, (yasama, yürütme, yargı)
🥢Azılı suçluların, kumar/uyuşturucu mafyasının kol gezmesini,
🥢Siyasi emeller uğruna bant daraltılabilmesini,
🥢Gıda denetimlerinin rezil vaziyette oluşunu,
🥢Yangın, deprem, sele karşı ilimle uyumlu önlemler alınmayışını,
🥢Konut ve maden rantı ile çevrenin yok edilişini,
🥢Kadın ve çocukların korunamamasını,
🥢Dernek, Cemaat rezaletlerini,
🥢Krediler ve ihaleler üzerinden sermaye transferi yapılışı ve yandaş kitleler oluşturulmasını,
ve sen kalkmış bana Anayasal bir protesto şekli olan BOYKOT suçtur diyorsun öyle mi?
Yarın yine (3 Nisan Perşembe) saat:11:00’ de hukuki dayanışma, yiyecek, içecek dayanışması için sizinleyiz, Silivri’deyiz. Siz bizim aydınlık yarınlarımız;
#umudumuzgelecegimizsiniz
Ya sarılalım sevelim mevzusundan bana gına geldi. Bir insana gidip istismarcına sarıl sev birleş falan diyor muyuz? Bu hükümet, bu iktidar beni ve sorumlu hissettiğim ülkem vatandaşlarını senelerdir istismar ve ihlal ediyor, yok sayıyor, her türlü şiddeti uyguluyor. Narsist psikopat kocadan boşanamayan kadınlar gibiyiz. Yeter.
Boykot yaptığımız için binlerce genç işsiz kalacakmış. Bu duygusal manipülasyonlar bize sökmez. Atanamadığı için intihar eden gençleri, torpili olmadığı için mülakatlarda elenen gençleri unutmadık. Mühendis, mimar, öğretmen vb. olup mesleğini yapamayan gençleri unutmadık.
Bir parselin iki hissesini Atmaca Gayrimenkul ve MFA toplamda 88,5 milyon TL’ye aldı. Sadece dört gün sonra bu araziler KİPTAŞ’a 300 milyon TL’ye satıldı. O günkü döviz kuru üzerinden hesaplandığında, bu işlem sonucunda kamunun uğradığı zarar tam 47,2 milyon dolar oldu.
Arnavutköy Belediyesi, 2018 yılında bir metre hortuma 78 TL ödedi. “5 bin din görevlisine yemek verdik” dediler, ancak gerçekte sadece 160 kişiye hizmet verildiği ortaya çıktı. “Çanakkale gezisine 5 bin, Bursa gezisine 10 bin kişi götürdük” dediler; Çanakkale’ye yalnızca 117, Bursa’ya ise 648 kişinin gittiğini gösterdi.
İSFALT davasında ise, somut kamu zararı olmasına rağmen yolsuzluk soruşturması kapatıldı.MEDYA AŞ yapılanmasını ,yolsuzlukları yazdım kimse ses çıkarmadı.
Ben bu düzeni yıllardır yazdım, anlattım. Dört kitap kaleme aldım, onlarca makalede bu meseleleri gündeme getirdim. Ama AKP döneminde bir çark kuruldu, herkes ölü taklidi yaptı.
Tek dertleri ağababalarının menfaati olan,omurgasız oluşumlar Soruşturmada gördüğüm çarpıklıkları,uyuşmazlıkları ve gerçeği yazdığım için bana utanmadan ‘’Savunucu’’ diyorlar.
Şimdi çağrım net: Gelin, yolsuzluğu kim yapıyorsa, hangi partiden olursa olsun, hangi makamda bulunursa bulunsun, adını anmadan değil, doğrudan üzerine gidelim. Bu bir partinin değil, halkın meselesidir. Susmak ,bu düzenin suç ortağı olmaktır.
Bugünkü yazım