Kırıkkale’de bir bina temizlik görevlisinin, henüz anne sütü emen iki aylık yavru kediyi çöp poşetine koyup ağzını hava almayacak şekilde bağlayarak çöpe atarken şahitler eşliğinde suçüstü yakalanması üzerine; bunu “sahipsiz kediyi binadan çıkartarak görevini yapmış” diye savunacak kadar vicdanını yitirenlere soruyorum:
Bu nasıl bir kötülüktür?
İnsanlıktan hiç mi nasip almadınız?
Zerre kadar vicdan, merhamet ve iman yok mu?
Bir canlının böylesine acımasızca muamele görmesini meşrulaştırmaya çalışmak kabul edilemez. Hayvanlara yönelik şiddeti normalleştiren her anlayış, toplumsal vicdanı yaralar. Görüş ayrılıkları ne olursa olsun, masum bir canlıya yapılan zulmü savunmak yerine, merhameti ve hukuku savunmak gerekir.
Çoğunluğu şahsiyetsiz trol hesapların arkasına saklanan güruhun amacı asla insan ya da hayvan değil. Yurt dışı terör örgütü güdümünde ülkede hayvanlar üzerinden kaos çıkartmak!
📌 Hayvanlara ve yaşam hakkına karşı kurulan kirli oyunu ortaya çıkaran bilimsel GERÇEK!
“İstanbul Aydın Üniversitesi tarafından 4. kez düzenlenen Uluslararası İletişim, Dijitalleşme ve Toplum Sempozyumu’nda (ICDS) sunulan bir araştırma, sosyal medya manipülasyonunun boyutunu gözler önüne serdi.
Akademisyenlerden oluşan araştırma ekibi tarafından X (Twitter) platformunda yapılan çalışmada; “sokak”, “hayvan”, “başıboş”, “sahipsiz”, “köpek”, “kısırlaştır” ve “itlaf” gibi kelimeleri içeren paylaşımlar analiz edildi.
📌 Araştırmanın sonuçlarına göre, hayvansever taraftaki en etkili 18 hesabın tamamı organik kullanıcı profillerinden oluşurken;
📌 karşıt görüşteki en etkili 18 hesabın tamamının trol hesap olduğu tespit edildi.
Araştırmacılar, manipülatif dijital aktörlerin yalnızca tartışmalara “gürültü” eklemediğini, aynı zamanda karşıt kampın dijital liderliğini tamamen ele geçirdiğini belirtti.”
@tcbestepe@RTErdogan@TC_icisleri@mustafaciftcitr@TCTarim@ibrahimyumakli@adalet_bakanlik@Akingurlek_@ikalin1@hasandogan@_cevdetyilmaz@aliihsanyavuz54@omerrcelik@yzyilmaz55@EmineErdogan@mvmustafakaplan@Avkthalilozturk@sariibrahim_h@kirikkalepolis@KirikkaleDKMP@iletisim
#SokakHayvanlarıSahipsizDeğil
#YaşatacakYasaİstiyoruz
Bolu-Bilecik karayolunda 14 AAY 1XX plakalı süt aracı sürücüsü, hayvanı bacaklarından araca bağlayıp, diğer yarısını da yola sürükleyerek götürüyor!
@boluvaliligi 5199 sayılı Hayvanları Koruma Kanunu 28-A- Maddesi ve 2918 sayılı Karayolları Kanunu kapsamında gereği yapılmasını talep ediyoruuz.
@tcbestepe@TC_icisleri@TCTarim@BoluEmniyet@boluiljandarma@BoluDKMP
Devenin gözünü bağlayıp daracık bir odaya kapatarak saatlerce aynı yönde döndürerek çalıştırmak; hayvan sömürüsü olduğu kadar açık bir zulüm ve vicdansızlıktır!
Dünyanın neresinde olursa olsun, hiçbir canlı korku, stres ve acı içinde yaşamaya mahkûm edilmemeli.
#HayvanSömürüsüneHayır
Kimliği belirsiz bir şahıs, “Yemek yetmiyor” diyerek köpeği zincirle ağaca asıp canice öldürdüğünü açıkça itiraf ediyor!
Bu vahşi ve insanlık dışı eylem, hem vicdana hem de hukuka açıkça aykırıdır.
@TC_icisleri Sayın Bakanım @mustafaciftcitr, hayvana bu caniliği yapan şahsın tespit edilerek elindeki hayvanların koruma altına alınmasını ve şahsa 5199 sayılı Hayvanları Koruma Kanunu’nun 28/A maddesi kapsamında gereğinin yapılmasını talep ediyoruz.
@tcbestepe@RTErdogan@NumanKurtulmus@aliihsanyavuz54@cemil_yaman@ibrahimyumakli@mahmutdemirttas@EmineErdogan@EmniyetGM@jandarma@SiberDB@milliparklar@iletisim
(Videoyu çeken kişi veya bölgeyi tanıyanlar, adres bilgilerini Emniyet birimlerine ya da bize iletebilirse şahsın tespiti ve yakalanarak elindeki diğer hayvanların alınması süreci hızlanacaktır.
Haydar Özkan: 0 506 287 71 45)
Emeği geçen herkese yazıklar olsun!
Kemikleri sayılacak, birbirlerini yiyecek kadar bu canları aç bırakmak.
Gerçekten söz bitti.
Rezilliğimiz, çürümüşlüğümüzdür bu görüntüler.
İÇİNİZE SİNİYOR MU!!!!
Nilay Esmer'in bu çığlığını duyun...
Nilay Esmer Türkiye'de bütün yetkililere açık mektup yazdı...
Bu çığlığa ses olalım:
Yıllarca babamın istismarına uğradım...
Eğitimci olan amcam ve halam beni hep korkuttular...
Amcam ve halama eğitimci oldukları için çok güvendim ama beni sırtımdan bıçakladılar...
Özellikle halam S.E ifadeni değiştirip "rızam vardı" demem için çok baskı yaptı...
Halam "rızam vardı" dememem durumunda babamın çıkınca beni, annemi ve kardeşlerimi öldüreceğini söyledi...
Şanlıurfa'da yaşayan başka bir halam H.E o bölgeden babamı savunmak için bir avukat tutarak bütün bu olayları organize etti.
Babamın bir çok yakını bana sürekli baskı uyguladıkları için büyük bir korku yaşadım...
Bütün bu süreçte yaşadığım bu durumlar, psikolojimi, hayatımı ve geleceğimi etkiledi...
Etkin bir soruşturma ile bütün gerçekler ortaya çıkarılmasını istiyorum..
Benim için adalet sağlansın...
Bütün çocukların hakkı için bu soruşturma yeniden açılmalı...
Bütün yetkililerden tek istediğim bu konuda bana yardımcı olmaları...
Nilay'ın mektubunu okuyunca ortaya çıkan bir gerçek var:
Nilay Esmer'in babası Erdoğan Esmer'in bütün kardeşleri ve babası tek ağız birlikte hareket ederek organize bir şekilde davranarak yaşanan bu iğrenç olayı kapatmak için çalışmışlar...
Erdoğan Esmer'in bütün kardeşleri Erdoğan Esmer'i kurtarmak uğruna yeğenleri Nilay'ın geleceğini yok etmek için organize hareket ettikleri gerçeği otaya çıkıyor...
Nilay Esmer'e bu kötülüğü yapan halaları ve amcaları ile dedesi kesinlikle yargılanmalıdır...
Arkadaşlar Nilay'ın bu mektubunu lütfen paylaşalım ve Nilay'a ses olalım...
@adalet_bakanlik, @abakingurlek
NİLAY ESMER DAVASINDA SKANDAL
Nilay Esmer davasında skandal bilgiyi açıklıyorum. Nilay Esmer'in yıllarca babası tarafından istismar edilmesi ve en son olarak kızı Nilay Esmer'i 16.02.2022 tarihinde Diyarbakır Devegeçidi mevkiinde araç içinde istismar ederken Jandarma tarafından suçüstü yakalanan baba Erdoğan Esmer soruşturması davaya dönüştükten sonra Diyarbakır 2. Ağır Ceza Mahkemesinde görülen dava 15.09.2022 tarihinde karar bağlanıyor. Mahkeme Erdoğan Esmer'e Kızına basit cinsel saldırıyı birçok kez gerçekleştirdiği gerekçesiyle toplamda 13 yıl 1 ay 15 gün hapis cezası veriyor. Bu karar Sanık Avukatı tarafından istinafa taşınıyor. Diyarbakır İstinaf mahkemesi 7.Ceza Dairesi Yargı tarihinde eşine az rastlanır bir hız ile yerel mahkemenin kararı üzerinde tam 2 ay geçtikten sonra jet hızıyla kararı 23.11.2022 tarihinde açıklayarak baba Erdoğan Esmer hakkında beraat kararı veriyor. İstinaf mahkemesi 7. Ceza Dairesinin karar özetinde mağdurun olay tarihinde reşit olduğu ve rızası dahilinde basit cinsel saldırının gerçekleştiği, ayrıca mağdurun verdiği çelişkili ifadeler ve mağdurun rızası dahilinde eylemin gerçekleşmesi nedeniyle eylem yasalarda suç olarak tanımlanmadığı bu nedenle sanığa beraat kararı verilmesine karar verilmiştir deniliyor. Üstelik bu karar o birliği ile alınıyor. Verilen bu kararı sadece Erdoğan Esmer ve kardeşleri yani çekirdek ailesi bildiği için, Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığının müdahillik başvurusunun mahkeme tarafından kabul edilmemesi nedeniyle, Nilay Esmer'in mahkemede savunan hiç bir avukatın olmaması sonucu Diyarbakır İstinaf Mahkemesi 7. Ceza Dairesinin verdiği beraat kararı Nilay Esmer'e tebliğ edilmediği için 15 günlük temyiz hakkı geçtikten sonra Nilay'ın dayıları haberdar olduğundan, yargıtay yolu otomotikmen kapandığından dolayı karar kesinleşerek Erdoğan Esmer normal hayatına dönüyor.
GELELİM SKANDALA
Erdoğan Esmer'in öz kızına cinsel saldırıdan yargılandığını ve suç üstü yakalandığını ne anne ne de dayı tarafı haberdar edilmiyor. Erdoğan Esmerin kardeşleri ve yakınları Erdoğan Esmer'in uyuşturucu suçundan yargılandığını belirterek bu bilgiyi yakınlarına ve söylüyorlar. Özellikle Diyarbakır merkezde öğretemem olan ve iki ayrı okulda yönetici konumunda olan Nilay Esmer'in halası ve amcası Nilay ile sürekli konuşarak bu olayı kimseye anlatmaması ve rızam ile ilişkiye girdim baskısı yaparak Nilay'ı tehdit ve şantaj ile korkutup bu yönlü ifade vermesini sağlıyorlar. Öğretmen hala ve Amca öz yeğenleri Nilay'a baban ile rızam ile ilişkiye girdim dersen baban çıkar ve olay kapanır, aksi halde baban seni, kardeşlerini ve anneni öldürür diyerek günlerce tehdit ederek Nilay Esmer'in bu şekilde ifade vermesini sağlıyorlar ve karara itiraz edilmemesi için kararı aileye bildirmediklerinden dolayı İstinaf mahkemesinin verdiği beraat kararı İstinaf Mahkemesi Cumhuriyet savcılığının da itiraz hakkını kullanmaması ve Nilay Esmer'in avukatının bulunmaması nedeniyle 15 günlük süre geçtiği için karar kesinleşiyor ve Erdoğan Esmer normal yaşamına dönebiliyor. Bir öğretmen düşünün yeğenlerini istismar eden kardeşlerini koruyup kız yeğenlerine rızam ile ilişkiye girdim baskısı ile kendi kardeşlerini kurtarıp bir genç kızın hayatını karartıyorlar. Nilay Esmer'in geleceğini yok sayıyorlar. Şimdi istinaf mahkemesinin verdiği beraat kararının özetini ekte bırakıyorum ve Adalet bakanlığına çağrıda bulunuyorum, Sayın Adalet bakanlığı, (@adalet_bakanlik) Sayın Akın Gürlek, (@abakingurlek) Nilay Esmer yıllarca baskı ve tehdit altında babasının cinsel istismarına maruz kaldı ve Nilay Esmer bütün gerçekleri anlatıyor. Hangi tehditlere maruz kaldığını, nasıl kandırıldığını açıkça söylüyor. Özellikle öğretmen olan halası ve amcası onu korkutarak rızam var demesini sağladıkları için İstinaf mahkemesi baba Erdoğan Esmer'e verilen 13 yıllık hapis cezasını kaldırarak beraat kararı vermiştir. Bu karar Nilay'ın avukatının olmaması ve İstinaf Cumhuriyet Savcısının karara itiraz etmemesi nedeniyle kararın Yargıtay yolu da kapandığı için karar kesinleşmiştir. Ayrıca İstinaf mahkemesi 2 ay gibi kısa bir sürede bu kararı vermesi de çok şaşırtıcıdır. Bu konunun ciddiyetle araştırılması gerekmektedir. Nilay Esmer davasının yeniden görülmesi için Adalet Bakanlığının tekrar harekete geçmesi ve Nilay Esmer için adaletin yerine getirilmesini talep ediyoruz.
https://t.co/JsaE3RSOtg
Çok öfkeliyim
Fatmanur Çelik ile 8 yaşındaki kızı Hifa İkra Şengüler'in Zeytinburnu sahilinde cansız bedenleri bulundu. Fatmanur hanım ile 2023 yılında bir kafede görüştük, yaklaşık iki saat yaşadıklarını belgeleriyle anlattı.
Birçok haber yaptık ama seslerini duyan olmadı süreci belgeleriyle anlatıyorum. Çünkü Fatmanur Çelik, "Başıma bir şey gelirse intihar demeyin" demişti.
Sorumlunun kimler, hangi "makamlar" olduğuna siz karar verin +
15 yaşında, bunca yıl kimseye zararı dokunmamış köpeği, ısınmak için girdiği metro istasyonunda, sopayla döverek öldürdüler.
Yazacak çok şey var… binlerce beddua, küfür…Bittim. Kan ağlıyorum.
Tek diyeceğim, sesini duyurmaya çalışalım, olabildiğince.
#matmazeliçinadalet
Lütfen paylaşın
Şunu yazabilecek cesareti bulan şerefsizi savcılık, polis elbette bulacak ve gerekli cezayı verecektir. Çünkü o insanların da küçük kız çocukları vardır. Bugün bunu Murat Ağırel’e yapan yarın onlara da yapabilir. Asıl fena olan alttaki yorumlar. O mesajı normal bulanlar.
İstanbul Başsavcılığı’na ve İstanbul Emniyeti Siber Suçlarla Mücadele Birimi’ne sesleniyorum:
Bir gazeteci olarak değil, bir baba olarak sizden yardım istiyorum.
Bu ve benzeri hesaplar hakkında suç duyurusunda bulundum.
Tespit edebildiğim kişi ve hesap bilgilerini savcılığa resmi başvurularla ilettim.
Ancak iki yıldır bana diş geçiremeyen; buna rağmen çocuklarıma tecavüz edeceğini söyleyecek kadar alçalan, kendisini “Galatasaraylı” olarak tanımlayan ve anonim hesaplar arkasına saklanan bu şerefsizlerin bulunmasını talep ediyorum.
Bu kişilerin WhatsApp grupları ve Telegram kanalları bulunmaktadır ve buradan organize şekilde yönlendirilmektedirler.Bu tehditler görmezden gelinemez.Bu durum açık ve ağır bir suçtur.
Okumadan, dinlemeden, bilmeden ve bilerek, izlenme uğruna yayınlarında beni hedef gösteren korkak yayıncılara sesleniyorum:
Ben bu şerefsizi elbet bulacağım.
Ancak sizin; sırf izlenme uğruna, reklam verenlerinize yalakalık yapmak adına gazetecileri hedef göstermeniz nedeniyle bu durumu defalarca yaşadım.
Hakkım size helal değildir. Artık kendinize gelin. Haddinizi bilin.Sizleri son kez uyarıyorum.
Şimdi çıkıp “kınıyoruz, mınıyoruz” gibi samimiyetsiz açıklamalar yapmayın.
Yaşananlar, bizzat sizin beni yalan ve yanlış bilgilerle hedef göstermenizin bir sonucudur.
Yasa dışı bahis baronlarının çocuklarını kırmızı halıyla seremonilere çıkarırken gösterdiğiniz hassasiyet,
konu rengine göre mi değişiyor?
Kızım ve oğlum; sizin aptal futbol tartışmalarınızın, egolarınızın ve içinizdeki çirkefliğin tarafı değildir.
Yetiyorsa gücünüz bana yetsin .Çocuklarımdan uzak durun.
@istanbulCBS@TC_icisleri@SiberayEGM
Arkadaşlar bu skandalı hep beraber duyuralım ki bu hareketler cezasız kalmasın:
Dün Filistin, İsrail derken bu mevzu araya kaynadı. İsmi Zeynep Zeer. TikTok’ta demans hastası yaşlı annesini göz önünde tutarak para kazanıyor!
Demans hastası yaşlı kadın gitmek istiyor. Onu zorla tutarak adeta bir “köpek” gibi yanında oturtuyor. Kadın yorulmasına rağmen dakikalarca ayakta tutuyor!
Bu açık bir zulüm ve eziyettir. Yaptıkları da TCK kapsamında suçtur.
Yetkililer bu kadın hakkında derhal işlem başlatmalı!
Sevgili Kediciler ve
Kedici Veteriner Hekimler,
Sosyal medyaya düşen New York Post’un haberi, bilimsel gerçeklerden kopuk, hayvan karşıtı bir algı yaratmaya yöneliktir. Kamuoyunu doğru bilgilendirmek, korkuyu değil bilgiyi yaymak hepimizin görevi. Kediler bu ülkenin simgesi, onlara atılan bu tür iftiralar aslında bilime atılmıştır.
Bodrum’da bir sokak kedisinin ısırması sonrası “kuduzdan dönüldüğü” iddiasını taşıyan haber, gerçeği kesinlikle yansıtmıyor. Bilimsel olarak bu tür bir olasılık yok denecek kadar düşüktür. Türkiye’de yüz yıllardır sokak hayvanlarıyla iç içe yaşayan bir toplumuz; bu yüzden böyle sansasyonel haberler sadece korku yaratıyor ve kedilere karşı nefretin fitilini ateşliyor. Oysa bilim çok açık konuşuyor: kedilerin kuduz bulaştırma ihtimali yok denecek kadar düşük bir ihtimaldir. Gelin, olayı bilimin penceresinden sakin sakin yerine koyalım.
Makalenin devamı için
https://t.co/2Z3clUFUgC
KEDİLEREDE TUZAKLAR kurulmaya başlandı. Belediye başkanları ve veterinerleri kedilere de EL ATMAYA başladılar. Hiç olmazsa şu gariban KEDİLERİ BELEDİYE VAHŞETLERİNDEN KORUYALIM.
DİKKATLE OKUYUN ve GEREĞİNİ YAPIN:
📍Başta KEDİLERİN toplattırılması olmak üzere, belediyelerin hayvanlara tüm ZULÜM uygulamaları için, doğrudan ve BİZZAT VALİLERE ulaşacaksınız.
📍Çünkü "02.05.2025 tarihli İçişleri Bakanlığı Hayvanları Koruma Kanunu Uygulama genelgesi" valilere doğrudan görev vermiş ve YETKİLENDİRME yapmıştır.
📍Yasaya aykırı olarak KEDİLERİ toplattıran kanun tanımaz BELEDİYE BAŞKANLARINI, VALİLERE doğrudan yazarak ve bizzat gidip valiler ile görüşerek ŞİKAYET EDİP İDARİ SORUŞTURMA talep ederek, KEDİ TOPLAMANIN durdurulmasının sağlanmasını ısrarla isteyiniz.
📍Yazılarınıza İçişleri Bakanlık Genelgesini ve ilgili maddesini ekleyiniz.
📍Görüşme talebinizde siz vali yardımcılarına yönlendirirlerse, önce vali ile bizzat görüşüp sonra diğer yetkililer ile görüşeceğinizi ISRARLA söyleyiniz.
📌İçişleri Bakanlığı Genelgesi gerekçeli girişinde, valilerin görevlerini tarif ederken ; ".......İlgili genel idare ve yerel yönetim birimleri, kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşları, SİVİL TOPLUM KURULUŞLARI, özel sektör temsilcileri ve diğer paydaşların koordinasyon ve işbirliği içinde çalışmasını sağlamaları..." maddesi çerçevesinde şikayetlerinizi ileteceksiniz.
📌Ayrıca, KEDİLERİN sadece rehabilite edilmek için toplatılıp, sonra UYGUN yerlere bırakılmasını içeren Yönetmelik Madde 7/(5) "Hayvan bakımevlerine getirilerek rehabilite edilen kediler hayvan bakımevi-doğal yaşam alanlarının kapasitesi dahilinde bakılabilir veya yerel yönetimlerin kendi sınırlarında uygun gördükleri alanlara bırakılabilir" maddesini hep kullanınız.
📌Belediye rehabilitasyonu biten kedileri, "UYGUN" görülen yani, "hayvanların alıştığı gönüllü olan yemek su bulacakları alanlara" bırakabilir.
📌UYGUN görülen ifadesini, bazı kötü niyetli belediye veterinerlerinin dağa taşa atmak için PAŞA KEYİFLERİNE göre kullanmalarına izin vermeyiniz.
📌Ayrıca, 5199 6. Maddesinin 4. fıkrasına göre de kediler bakımevinde tutulamazlar.
Kanun TOPLA diyorsa da, vahşet uygula demiyor. Toplamaya yasal olarak bir şey yapamıyorsak da, "ZULÜM VAHŞET uygulanmasına karşı" mevcut maddeler ile savaşabiliriz. (DİĞER DAYANAK MADDELER YAZININ ALTINDA)
📌Unutmayın, kaybedenler değil vazgeçenler yenilirler.
Susmak yok, yola devam.
Nesrin Çıtırık/ HayKonfed Başkanı