İzmir Çeşme’de sahilleri kapatarak vatandaşın hakkını gasp ederek para kazanan i��letmenin ziyaretine gidene bakın.
Çeşme Belediyesi Başkanı’nın Basın danışmanı aynı zamanda Hürriyet yazarı.
Sahil alanını kapatan ve sayısız insanın şikayet ettiği yeri ziyaret edip Turizme katkısı için teşekkür ediyor.
Bu işletme girişte size harcama kotası koyuyor. 4 bin TL ile 8 bin TL arasında değişiyor. İlgili hiçbir kurum adım atmıyor.
Başka bir ülkede bu olsa bu şahıs dahil tüm yönetim istifa eder. Utanmadan bir de burayı gazetede yazacağını açıklamış.
@cesmebld @laldenizlicesme @csbgovtr
Çevre ve Şehircilik Bakanı sayın Murat Kurum ve İzmir Belediyesi Başkanı sayın Lâl Denizli.
Size kendi çektiğim görüntülerle İFŞA EDİYORUM. SAHİL MİLLETİNDİR VE KAPATILAMAZ.
BUNLAR GİRİŞTE VATANDAŞA HARCAMA KOTASI BELİRLİYOR. BU ÜLKE BUNLARIN BABASININ ÇİFTLİĞİ Mİ?
BU İŞLETMELER TÜM SAHİLİ KAPATIP İNSANLARDAN PARA TALEP EDİYOR. BURAYA MÜDAHALE EDECEK MİSİNİZ? YOKSA İZLEYECEK MİSİNİZ? TÜM SAHİLLERİ BÖYLE TEK TEK İFŞA EDECEĞİM.
ADAMINA GÖRE Mİ İŞ YAPIYORSUNUZ YOKSA BU MİLLETE Mİ HERKES GÖRSÜN. @murat_kurum@laldenizlicesme@ticaret@memetsimsek
Türkiye'deki sahiller gasp ediliyor ve bu gasp her sene artıyor.
Kim olduğu belirsiz kişiler milletin SAHİL HAKKINI gasp ediyor. Kurumlarsa sadece izliyor.
Youtube'da 20 dakikalık bir belgesel paylaştım. Ordan destek verirseniz çok sevinirim: https://t.co/G8bOYmPbhS
Çeşme Belediye Başkanının basın danışmanı Seher Deniz isimli şahsın Çeşme’de sahilleri gasp edenlerin reklamını yaptığını ifşa etmemden sonra beni engelledi.
Burak Sağlık isimli şahıssa sorularım sonrası hesaplarını gizliye almış.
Çevre Bakanlığı ise hala cevap vermedi. Adım atana kadar bunların hepsini tek tek paylaşacağım. Hiçbiriniz milletten büyük değilsiniz.
@laldenizlicesme@murat_kurum
Türkiye'de vatandaşın SAHİL HAKKI GASP EDİLİYOR. Ve bu gasp gizlice yapılmıyor, herkesin gözü önünde gerçekleşiyor.
İlgili bakanlıklar, belediyeler bu gaspı izliyorlar.
4 tarafı denizlerle çevrili Türkiye'nin sahil bölgelerine kim olduğu belirsiz insanlar çöküyor.
Bu haber için İzmir'deki beach club dedikleri yerlere bizzat girdim ve sahile girmek için bu şahıslara 8 bin TL ödemek zorunda kaldım. Bunu vermezseniz içeriye alınmıyorsunuz.
SAHİLLER VATANDAŞIN ANAYASAL HAKKIDIR.
Vatandaşın bu hakkını gasp edenler memlekette sahil alanı bırakmamışlar. Antalya, İzmir, Muğla...
Her şehrin en güzel sahillerine KM'lerce çökülmüş.
İspanya ise sahillerinin her noktasını 20 yıl boyunca korumuş ve İspanya'da da 'SAHİLLER HALKINDIR' kanunu var.
Aynı yasalar Türkiye'de de olsa, herkesin gözü önünde milletin hakkı GASP EDİLİYOR. Tüm bu sahil noktalarını tek tek inceledim.
Bu çalışmamın daha fazla insana ulaşması için beğenip paylaşabilirsiniz. Bu gaspların tüm belgelerini paylaşmaya devam edeceğim.
Yaptığım belgeselin 20 dakikalık halini Youtube'da paylaştım: https://t.co/yurMUQTbHB
Poyraz ve sıcak birleşince Çanakkale-İzmir hattında yangın riski ekstrem düzeye çıkıyor. Nem çok düşük. Çok dikkatli olmamız lazım.
Bu süreçte kötüniyetlilere ve gerizekalılara (izmarit atan v.s.) karşı ekstra dikkatli olmamız gerekmektedir.
Londra’da binlerce halka açık içme suyu çeşmesi var.
Londra Belediye Başkanı Sadiq Khan, şehrin her yanına 4.000’den fazla modern su çeşmesi daha kuracaklarını açıkladı.
Peki binlerce yıl önce Avrupa’da temiz su bile yokken hemen her sokakta su çeşmesi olan bizde durum ne? İstanbul, Ankara, İzmir ya da herhangi bir yerde halkın temiz içme suyu alabileceği çeşme var mı?
Neden binlerce yıl önce yaptığımız şeyleri bıraktık?
İstanbul’da bedavaya ayakkabılarınızı temizleyeceğiz şeklinde turistleri kandırıp sonra para talep eden boyacılar Türkiye’yi rezil etmeye devam ediyor.
Aşağıdaki videoda bulunan şahsın da benzer şekilde turistleri kandırdığı belirtiliyor ve bunu durdurmaya çalışan turiste de hakaret ettiği görülüyor.
Çakar meselesini bir türlü çözemedik, çözülecekmiş gibi de gözükmüyor.
Oysa çok basit.
Çakar kullanımı tümden yasaklansa ne olur mesela.
Bilemedin, protokolün ilk 40/50 ismine, o da resmi araçlarına olmak şartıyla hak tanırsın, olur biter.
Koruma işi ayrı, her korunanda çakar olması gerekmiyor.
Sonra yolda gördüğün her çakarlıyı yakalar, cezanı keser, trafikten men edersin.
Çakarlı arabaları mafya bile kullanıyor neredeyse.
Artık neşter atılmalı, mevzu çözülmelidir.
Trafikte çakarlı araç kullananların iyi yad edilmediğini de hatırlatmış olayım.
Gençlik ve Spor Bakanımız Osman Aşkın Bak’la görüştüm, tartışmaya ve tepkilere yol açan ifadelerini sordum.
Dedim:
“TT olmuşsunuz, herkes sizi konuşuyor, ayrıca çok tepki var, lig devam ederken şampiyon cimbom demeniz eleştiriliyor”
Öncelikle yanlış anlaşıldığını söyledi.
Türk takımlarının Avrupa’daki başarılarını överken, CEV Kupası Şampiyonu Galatasaray Kadın Voleybol Takımının başarısına gönderme yaparak “Şampiyon Cimbom” dediği anlattı.
“Bu sözünüz süper lig rekabetiyle ilişkilendiriliyor” diye tekrar hatırlattığımda, kesinlikle ifadesinin ligle ilgili olmadığını ve sözlerinin çarpıtıldığını belirtti.
Kanaatime gelince.
Konuşma bir bütün olarak değerlendirildiğinde haklı olabilir.
Ancak.
Bir spor bakanı, en sert rekabetin yaşandığı futbol dünyasında mikrofona geçiyorsa, her kelimeye, ses tonuna, yüzündeki her mimik ve jeste farklı anlamlar yüklenebileceğini bilerek hareket etmek durumundadır.
Hele heyecanla, yüksek sesle konuşuluyorsa, bu özen ve dikkat ihtiyacı daha da artar.
Sınavlarda dört yanlış bir doğruyu götürür, siyasette tek yanlış bütün doğruları götürür.
Bakanımızın spor camiasıyla bir araya gelerek konuşmasına açıklık getirmesi, gerekirse özür dileyerek düzeltme yapmasında fayda olduğunu düşünüyorum.
Naçizane…
Az önce evimize iki polis geldi. İfade için Vatan Emniyet’e davet ediyorlar.
Aşağıdaki haberden dolayı Nureddin Nebati’nin şikâyeti üzerine ifade vermem gerekiyormuş.
Ülkenin geldiği durumu görün diye paylaşıyorum.
Böyle bir haber için neden eve polis gönderiliyor?
Böyle bir haber için neden soruşturma açılıyor?
Böyle bir haber için neden 23 Nisan günü evimde rahatsız ediliyorum?
Bu bir haberdir. Nureddin Nebati’nin şikâyeti varsa, itirazı varsa tekzibini yazar, gönderir.
Bu ne demek oluyor?
Yeter kardeşim artık, vallahi yeter ya!