Farklı bölüm mezununu Okul Öncesi Öğrt olarak atamak,
ayrı meslekleri keyfî biçimde aynılaştırmak;
OÖ öğretmenlerinin emeğini & çocuğun nitelikli eğt hakkını yok saymaktır
Her uzman kendi alanında atanmalı.
Okul Öncesi Öğretmenliği alan dışı atamalara kapatılmalıdır!
#ttk9revize
Bizler Eğitim Fakültesi Okul Öncesi Öğretmenliği mezunları olarak, alanımıza yapılan alan dışı alımlara karşıyız. Okul öncesi eğitiminin; bu alanda uzmanlaşmış, öğretmenlik eğitimi almış okul öncesi öğretmenleri tarafından verilmesi gerektiğini savunuyoruz.
TTK-9 sayılı karar kapsamında, okul öncesi öğretmenliği mezunlarının yanı sıra farklı programlardan mezun olanların da okul öncesi öğretmeni olarak atanabilmesi, alan yeterliliği ve eğitimin niteliği açısından yeniden değerlendirilmelidir. Çünkü bizler YKS sınavında yüksek puanlar ve dereceler ile girdiğimiz Eğitim Fakültesi Okul Öncesi Öğretmenliği bölümünde, çocuk gelişimi ve eğitiminin yanı sıra eğitim bilimleri, öğretim yöntemleri, sınıf yönetimi ve öğretmenlik mesleğine yönelik kapsamlı bir lisans eğitimi alıyoruz.
Bugün 60.000’i aşkın aday, okul öncesi öğretmeni olabilmek için aynı sınava girmiş ve kendi alanında atanabilmek için emek vermiştir. Ancak Eğitim Fakültesi Okul Öncesi Öğretmenliği mezunları olarak, doğrudan öğretmen yetiştiren bir programdan mezun olmamıza rağmen, alan dışı mezunlarla aynı öğretmenlik kadrosu için rekabet etmek zorunda bırakılıyoruz. Bu durum hem yıllarca verdiğimiz emeğin hem de öğretmenlik alanındaki uzmanlığımızın karşılığını bulmasını güçleştirmektedir.
Bizim talebimiz herhangi bir meslek grubunu hedef almak değildir. Her bölüm mezununun kendi aldığı eğitim ve uzmanlık alanı doğrultusunda değerlendirilmesini istiyoruz. Çocuk gelişimi alanında eğitim alan bireylerin kendi alanlarında istihdam edilmesine karşı değiliz; ancak okul öncesi öğretmenliği kadrolarının, öğretmen yetiştirmek üzere kurulmuş Eğitim Fakültelerinin Okul Öncesi Öğretmenliği mezunlarına ait olması gerektiğini düşünüyoruz.
Üstelik söz konusu olan yalnızca atama ve istihdam meselesi değildir. Okul öncesi dönem, çocuğun gelişimi açısından kritik bir dönemdir ve çocukların eğitimi ihmal edilemeyecek kadar değerlidir. Çocuklarla ilgili tüm uygulamalarda çocuğun üstün yararı gözetilmeli ve çocuklara nitelikli eğitim sunulmalıdır.
Bu nedenle TTK-9 sayılı kararın, alan yeterliliği, öğretmenlik mesleğinin niteliği ve çocukların üstün yararı temelinde yeniden ele alınmasını istiyoruz.
TTK-9 ivedilikle revize edilmeli, alan dışı atamalar sonlandırılmalı ve okul öncesi öğretmenliği kadrolarında Eğitim Fakültesi Okul Öncesi Öğretmenliği mezunları esas alınmalıdır.
Çocuklarımızın geleceği, nitelikli eğitim ve öğretmenlik mesleğinin itibarı için:
TTK-9 REVİZE EDİLMELİ,
ALAN DIŞI ALIMLAR SONLANDIRILMALI VE OKUL ÖNCESİ EĞİTİMİ OKUL ÖNCESİ ÖĞRETMENLERİ TARAFINDAN VERİLMELİ!
@tcmeb@Yusuf__Tekin@edipuzen@TalatAtilla@OzlemGurses@cuneytiltus
#TTK9Revize
#ttk9revize
ÇAĞ DIŞI UYGULAMA OLAN TTK9 NEDİR?
TTK-9 sayılı karar ile okul öncesi eğitimini, okul öncesi öğretmenliği mezunlarının yanı sıra açık öğretim fakültesi çocuk gelişimi mezunları da verebiliyor. Eğitim fakülteleri öğretmen yetiştirmek amacıyla kurulmuş kurumlardır. Halihazırda yetişmiş, eğitimlerini almış ve almakta olan okul öncesi öğretmenleri varken bu bölüme alan dışı atama yapılması uygun değildir. Çocuk gelişimi bölümü mezunlarının yeterince çalışma alanı varken öğretmen olarak çalışması hem okul öncesi öğretmenlerini hem de çocukları mağdur etmektedir.
Okul öncesi çağı ihmal edilemeyecek kadar kıymetlidir. Çocuklara bu dönemde en iyi eğitimi verebilecek kişiler bu işin eğitimini en ince ayrıntısına kadar almış eğitim fakültesi- okul öncesi öğretmenliği mezunlarıdır.
Kişiliğin %70'inin okul öncesi dönemde tamamlandığı ve yaşamı büyük ölçüde etkileyen okul öncesi eğitiminin önemi unutulmamalıdır. Okul öncesi eğitimi zorunlu olmalıdır ve çocuklar işinin ehli kişilere emanet edilmedir.
Öğretmenler eğitim fakültesi mezunlarıdır, sağlık bilimleri fakültesi değil.
#ttk9revize
Okul Öncesi Öğretmenliği’nde zaten fazlasıyla atama bekleyen mezunumuz var. Buna rağmen hakkımız olan kadroların Çocuk Gelişimi bölümüne de açılması açıkça HAKSIZ REKABETTİR! #ttk9revize
Ags’de benim rakibim eğitim fakültesi mezunu okul öncesi öğretmenleridir; örgün çocuk gelişimi veya aöf çocuk gelimi bölümü mezunları değil!
Okul Öncesi bölümü işgal ediliyor!
@tcmeb@meb_ttkb#TTK9REVİZE
Kimsenin hakkını istemiyoruz. Biz 4 yıl Eğitim Fakültesinde doğrudan öğretmenlik eğitimi aldık. Kendi branşımızda, kendi alan eğitimimizle yarışmak istiyoruz. Ayrıcalık değil, alanımıza ve emeğimize karşılık gelen hakkımızı istiyoruz.”
#TTK9Revize
Okul öncesi öğretmenliği eğitim fakültesi mezunları ile çoğunluğu açıköğretim mezunu çocuk gelişimciler aynı sınava tabi tutuluyor. Alan eğitimi, emek ve uzmanlık bu kadar kolay yok sayılamaz. Bu adalet değil!
#ttk9revize
ÇOCUK GELİŞİMİ MEZUNLARI ÖĞRETMEN DEĞİLDİR.
ÇOCUK GELİŞİMİ MEZUNLARI ÖĞRETMEN DEĞİLDİR.
ÇOCUK GELİŞİMİ MEZUNLARI ÖĞRETMEN DEĞİLDİR.
ÇOCUK GELİŞİMİ MEZUNLARI ÖĞRETMEN DEĞİLDİR.
ÇOCUK GELİŞİMİ MEZUNLARI ÖĞRETMEN DEĞİLDİR.
ÇOCUK GELİŞİMİ MEZUNLARI ÖĞRETMEN DEĞİLDİR.
#AGS
@edipuzen Sayın @edipuzen okul öncesi öğretmenlerinin yaşadığı mağduriyetin ve beklentilerinin artık duyulmasını istiyoruz. Binlerce okul öncesi öğretmeni olarak sesimizi duyurmaya çalışıyoruz. Sesimizi Sayın Bakanımıza ulaştırabilecek en güçlü kanallardan biride sizsiniz.
#ttk9revize
Okul Öncesi Öğretmenliği mezunları, tüm kadroları dolduracak sayısal ve mesleki yeterliliğe fazlasıyla sahiptir.21k sıralama ile kapatan alanımızın, 1.5 milyon sıralamalı çocuk gelişimi bölümüyle bir tutulması ve kadrolarımızın işgali bir hak gaspıdır acilen ttk9 revize olmalıdır
2025 MEB-AGS’de Tarih 10, Coğrafya 8, Eğitim Bilimleri 24 soruydu. Yeni sistemde ise Tarih 6, Coğrafya 6, Eğitim Bilimleri 30 soru oldu. Yani sınavın ağırlıkları açıkça değişti.
Buna rağmen bugün açıklanan sonuçların 2025 MEB-AGS puanlama sistemi esas alınarak hesaplanması tam anlamıyla bir garabettir.
Sistemi değiştirip puanlamayı eski sisteme göre yapmak, ölçme-değerlendirmenin temel mantığıyla bağdaşmaz. Binlerce öğretmen adayının emeği söz konusuyken böyle bir uygulama “teknik hata” denilerek geçiştirilemez.
Soru dağılımı yeni, puanlama eski… Bu nasıl bir adalet?
ÖSYM bu hesabın gerekçesini derhal ve açık biçimde kamuoyuna açıklamalıdır. Öğretmen adayları keyfî uygulama değil, adil ve tutarlı bir değerlendirme istiyor.
#ösymbaşkanıistifa
Bir arkadaşımızdan gelen durumu özetleyen bir mesajı aktarıyorum: Sene ortasında değiştirip adapte olmamızı bekledikleri sisteme kendileri adapte olamayıp eski sisteme göre hesaplamışlar.