Abicim neredeyse mayısın yarısında çalışmadık ne oldu hiç bişi fabrikalar mı battı işler mi kaldı hayır demek ki öyle de oluyor ben bundan sonra ayda 15 gün çalışırım kimse de sen naapıyosun diyemez
bir insanın kalbini dinlendirmek de sevgidir. onu sürekli savunmada bırakmamak, her şeyi mücadeleye çevirmemek.. zaten hayat yeterince kırıcıyken, birbirinin içine biraz nefes bırakabilmek belki de en gerçek yakınlık.
"kolaylaştırmak" hiçbir şeyi zorlaştırmamak, yokuşa sürmemek. insan bazen bir omuzdan çok, yorulmadan var olabileceği bir yere ihtiyaç duyuyor. bazı insanlar, sesini yükseltmeyerek, anlaşılmayı bekletmeyerek, yarayı büyütmeyerek sever.
“17.05.2009 da bir pazar günüydü.” Hayatın devam ettiğini ve böyle yaşanılması gerektiğini kabullenmek. Kayıplarımızın boşluğuyla, hiç dolmayacak bir boşlukla devam etmek..
Yıllardır çalışıyorum hala yeşil pasaporta 4 yılım var. Eskiler nasıl bu kadar hızlı almış diye merak ederken 1991,2005,2016 yıllarında seçim vaadi olarak 1 kademe (3 yıllık çalışma) ilerlemesi verildiğini öğrendim. Eski kuşakların seçim vaadi olarak dibini sıyırmadıkları olay yk
Breaking Bad dizisinde geçen bir bölümdü, "Bana dağıtılan elle oynamaya razı geldim."
Şule Gürbüz'ün "sonra üzerime bir tat geldi, halimi kabul geldi. Çok da
umursamaz oldum. Bu hayatı beğenir oldum. Bu hayatın kendisi bana olabilecek hayatların en mânâlısı geldi." dediği yer de burası. Bize daima daha iyi bir versiyonumuz var da, aksaklıklar, karşılaştığımız insanlar bizi bundan alıkoyuyor gibi bir algı yükleniyor. Oysa olup olabileceğimiz budur, bu kadarı da güzeldir. Sadece razı olmak gerekir. Bu da ancak sessizce olur.