🚨 EZİYET YÖNETMELİĞİNE HAYIR! 🚨
Sağlık sistemini ayakta tutan aile hekimleri, ebeler ve hemşireler daha fazla yük değil, çözüm istiyor.
Bugün yaşananlar yalnızca sağlık çalışanlarının sorunu değil, her vatandaşın kaliteli sağlık hizmetine ulaşma hakkının da meselesidir.
❌ 5 dakikaya sıkıştırılan muayeneler…
❌ Artan bürokrasi…
❌ Cezalandıran performans sistemi…
❌ Güvencesiz çalışma koşulları…
❌ Şiddetin gölgesinde sağlık hizmeti…
Biz “daha az çalışalım” demiyoruz.
Daha nitelikli sağlık hizmeti sunabilelim diyoruz.
✅ İş yükü azaltılsın.
✅ Depreme dayanıklı kamu binalarında, iş güvencesi sağlansın.
✅ Hekimlik ve sağlık meslekleri yeniden hak ettiği saygınlığa kavuşsun.
✅ Performans baskısı yerine insan odaklı bir sistem kurulsun.
✅ Halkın sağlığı, istatistiklerden ve puanlardan daha değerli görülsün.
📢 Aile Hekimliği Güçlensin, Sağlıkta Nitelikli Hizmet Sürsün!
Birinci basamak sağlık hizmetlerini zayıflatan değil, güçlendiren politikalar istiyoruz.
✊ Birlikte güçlüyüz, birlikte kazanacağız!
#EziyetYönetmeliğineHayır #AileHekimliği #BirlikVeDayanışma
Online üye olmak için :
https://t.co/0B15Pun2pI
@saglikbakanligi’na bir kez daha seslendik :akla, mantığa, vicdana ve hukuka aykırı bu eziyet yönetmeliğine artık son verin.
Basın açıklamamızı MYK Üyesi Ebe Melike Sigeze okudu.
Basın açıklamasını düzenleyen @istahed ‘e, ve katılım sağlayan @ahesenorgtr@hekimbirligi@istabip nın emeklerine ve ayaklarına sağlık diyoruz. Mücadelemizi hep birlikte ileriye götürerek bu eziyet yönetmeliğinin bir gün son bulmasını diliyoruz.
"SUÇ OLAN, HASTALIKLA MÜCADELE EDEN SAĞLIK ÇALIŞANINI MAAŞIYLA VE SÖZLEŞMEYLE CEZALANDIRMAKTIR" Birlik ve Dayanışma Sendikası'nın bu sürecin sonuna kadar takipçisi olacağını belirten Melike Sigeze, "Yargı dahil tüm hukuki süreçleri işletecek, hiçbir sağlık çalışanının hastalığı nedeniyle mağdur edilmesine sessiz kalmayacağız. Suç olan, hastalıkla mücadele eden sağlık çalışanını maaşıyla ve sözleşmesiyle cezalandırmaktır" dedi.
Haber linki👇🏻👇🏻👇🏻 @ankahabera
https://t.co/5WA9Ngy4rN
Beyin kanaması geçirerek yoğun bakımda tedavi gören ve devlet hastanesinden heyet raporu alan Dr. Gülfem Önalemdar’ın sözleşmesinin feshedilmesine, ayrıca kanser tedavisi gören aile hekimi ile ebe/hemşirelerin görevlerinden uzaklaştırılmasına karşı Ataşehir’deki Aile Sağlığı Merkezi önünde basın açıklaması gerçekleştirdik.
Sağlık çalışanlarının hastalık nedeniyle cezalandırılmasını kabul etmiyoruz. @sozcucomtr
Basın açıklamamız @szctelevizyonu ekranlarında da yer aldı. @ddilanpolatt@DrMehlepci
657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’nda uzun süreli hastalık raporu kullanan memurlar için görev güvencesi korunurken, aile hekimlerinin aynı nedenle sözleşmelerinin feshedilebilmesi hukuk devleti ve eşitlik ilkesiyle bağdaşmamaktadır. Hastalık cezalandırılamaz.@saglikbakanligi
Dün, 2025 yılı Mayıs ayında beyin kanaması geçirerek günlerce yoğun bakımda tedavi gören, ardından beyin ameliyatı olan ve uzun süre yoğun bakımda kaldığı için kendisine istirahat raporu verilen Dr. Gülfem Önalemdar’a, iki yıllık sözleşme döneminin altı ayını raporlu geçirdiği gerekçesiyle aile hekimliği sözleşmesinin feshedildiği tebliğ edilmiştir.
Aynı gün, benzer gerekçelerle meme kanseri ve beyin kanseri nedeniyle tedavi gören iki hekim arkadaşımızın ve bir hemşire arkadaşımızın da sözleşmeleri feshedilmiştir.
Aile Hekimliği Sözleşmesi’nde yer alan ve Anayasa’ya, ilgili kanunlara ve Uluslararası Çalışma Örgütü (ILO) sözleşmelerine aykırı olduğunu değerlendirdiğimiz bu insanlık dışı düzenleme gerekçe gösterilerek yapılan fesih işlemleri kabul edilemez niteliktedir.
Bu uygulama; aile sağlığı merkezlerinde görev yapan hekimlere, ebelere ve hemşirelere adeta, “Hasta olamazsınız, kanser olamazsınız, beyin kanaması geçiremezsiniz; her koşulda çalışmak zorundasınız.” dayatmasının somut bir örneğidir.
Üstelik bu sağlık emekçileri, hastalandıklarında yerlerine vekâlet edecek bir personel bulunamadığı takdirde maaşlarının ancak üçte birini alabilmekte; hem hastalıklarının hem de mevcut sistemin yarattığı mağduriyeti aynı anda yaşamaktadır. Buna rağmen sözleşmelerinin de feshedilmesi, maruz bırakıldıkları haksızlığı ve mağduriyeti daha da ağırlaştırmaktadır.
Birlik ve Dayanışma Sendikası olarak, hukuka, Anayasa’ya ve uluslararası sözleşmelere aykırı olduğuna inandığımız bu uygulamanın sonuna kadar takipçisi olacağız. Sağlık emekçilerinin hastalanma hakkını dahi fiilen ortadan kaldıran bu anlayışın karşısında durmaya, üyelerimizin ve tüm sağlık çalışanlarının haklarını savunmaya, gerekli tüm hukuki mücadeleyi kararlılıkla sürdürmeye devam edeceğiz.