baştan sona yaptığı eylemi sahiplendi. reklamsız, sansürsüz paylaştı. türkiye’ye döneceğini söyledi. cumhurbaşkanı hakkındaki şakasını tekrar yayınladı. kıvırmadı, eğilmedi, bükülmedi. seni doğuran ana desin ki ben aslan doğurdum. imran deniz göktaş yalnız değildir.
Rejim yıkılsa ve bütün ülkenin tapusu üzerlerine yapılsa yine de Vancouver’daki ışıltılı hayatlarını terk edip İran’a dönmeyecek olan şu şarlatanlara karşı İran’dan başka gidecek hiçbir yerleri olmadığı için bombalanan okullarında can veren 170 çocuğun safında olmak, belki bir işe yaramayacak ama yangına su taşıyan karınca misali yaşadığımız ve gelecekte hatırlayacağımız vicdani imtihanlardan biri olarak kalacak.
İnönü Stadyumu’nu rezerv alan ilan ettik, şahane bir rezidans projesi hazırladık, siz maçlarınızı başka yerde yaparsınız deseler, olsun kulübe para gelecek diye sevinecek ve bu işe tamam diyecek binlerce Beşiktaşlı var gördüğüm kadarıyla. İnönü neyse, Fulya, Dikilitaş da o.
Kaldı ki bu alanlar sadece Beşiktaş taraftarını değil, semtte ve İstanbul’da yaşayan herkesi ilgilendiriyor; bu alanların yeşil alan ya da spor alanı olarak kalması herkesin hakkı.
Dusan bir gün fırına gitmiş ve ekmeğin fiyatını sormuş. Fırıncı 10 tl demiş. Dusan da 9.75 tl vermiş. Fırıncı sormuş neden 25 kuruş eksik verdin diye. Dusan da son çeyreği asla vermem demiş.
Sırrı Süreyya Önder’in kızı Ceren Önder Kandemir, AKM'de düzenlenen törende babasına yazdığı mektubu okudu:
"...Ben babalığına çok doydum. Bir babaya ihtiyacım kalmayıncaya kadar doyurdun beni. Ama dostluğuna doyamadım, o dostluğa doyulur mu?
Şimdi öfkelenmek istiyorum ‘İki hafta sonra barış protokolü imzalanacak sonra rahatız, ameliyat da olacağım’. İki haftada ne olacak demene kızmak istiyorum. Açlık grevlerine, cezaevlerine, işkencelere, bir tek kendinle ilgilenmeyişine kızmak istiyorum, yapamıyorum.
Sana öfke duyanlar için ‘Yoksulluğun ve yoksunluğun öfkesi bu sakın içinde nefret biriktirme’ diyordun. Doğduğundan beri yoksunluk ve yetimlikle geçen ömründe sen öfkeni nereye sakladın? Ben hiç görmedim. Herhalde kalbine..."
1 saat önce telefonlaştık.
-Hoş geldin abi dedim,
-hoş mu buldum bilmiyorum Barış dedi gülerek.
-Hoş durumlara gelmedin ama sen yine de hoş geldin abi dedim.
Şimdi öğrendim ki yine gözaltına almışlar Selçuk abiyi. 8 sene tutsaklığın ardından bu enerjiyle, bu güzellikle konuşabilen bir insanı, ne ile korkutacaksınız? Saçma sapan suçlamalarla verdiğiniz cezanın bile infazını tamamlamış ve hatta hukuksuzca tahliyesini geciktirdiğiniz birinin 24 saatlik özgürlüğünü çok görecek kadar alçalabiliyorsunuz. Şaşırmıyoruz! Siz Selçuk abinin dışarıda olmasından ölümüne korkarsınız biliyoruz!
Mahir Polat:
Yoksul bir ailenin, kentin varoşlarında büyümüş bir ferdiyim. Ne yaptıysak, benimle aynı konumda olan insanların da erişebilmesi için yaptık.
Biz Anadolu çocuklarıyız, gariban çocuklarız.
Masumane şekilde tek bir maça gitmek isterseniz passolig kartı çıkartmanız gerekiyor. passolig kartı = aktif banka ait kredi kartı. tek bir maça gitmek isteseniz bile aktifbanka vereceğiniz yıllık kart ücreti 500 TL. Bu soyguna son verin.
Passolig'in ortaya çıktığı 2014'ten beri futbol maçlarına gitmiyorum ve AKP'nin en büyük gelir kapılarından biri olan PassoLig'i hala boykot ediyorum.
Bu şekilde birleşmişken, sizleri de bu boykota katılmaya davet ediyorum.
Eskiden kağıt bilet ile maçlara girilirken hükümet durduk yere ebileti getireceğiz diyerek karar aldı ve bu işin tüm sorumluluğunu adı sanı duyulmamış tek bir şubesi bile olmayan Aktifbank adında bir bankaya verdi. Futboldaki tüm çark böylece Çalık holdingin eline geçmiş oldu