Günaydın! 17 Mayısımın tamamını bu yazıya ayırdım. İki yıl önceye bir bakış.
Okuyun, çok uğraştım :)
"Elbet Bilmediğimiz Çok Şey Vardı"
https://t.co/WHo5CVd5AV
KAMUOYUNA BİLGİLENDİRME
Bugün sosyal medyada Türkbükü Mahallesi'nde bulunan halk plajlarımızdan biriyle ilgili yapılan bir paylaşım üzerine kamuoyunun doğru bilgilendirilmesi amacıyla aşağıdaki açıklamanın yapılması gerekli görülmüştür.
Paylaşımda yer alan plaj, Türkbükü'nde bulunan 5 halk plajımızdan yalnızca en küçük olanıdır. Geçtiğimiz yıla kadar bu noktada kaçak bir iskele bulunmaktaydı.
Bodrum Kaymakamlığımız, Milli Emlak Müdürlüğümüz ve Belediyemiz tarafından yürütülen çalışmalarla kaçak iskele kaldırılarak paylaşımda yer alan en küçük halk plajı da dahil olmak üzere 3 yeni halk plajı halkımızın kullanımına açılmış ve Türkbükü'ndeki halk plajı sayısı 5'e ulaşmıştır.
Söz konusu alan, kaldırılan iskelenin ardından yeniden farklı kullanımlara konu olmaması ve halkın ortak kullanımına açık kalmasının sağlanması amacıyla halk plajına dönüştürülmüş; alana halk plajı tabelası ile şemsiyeler yerleştirilmiştir.
Ayrıca Türkbükü Belediye Kafe ile Türkbükü Limanı arasında bulunan yaklaşık 500 metrelik sahil şeridinin 180 metrelik bölümü halk plajı olarak düzenlenmiştir.
Toplam yaklaşık 2 bin 350 metrekare kullanım alanına sahip 5 halk plajında 150 şemsiye yer almakta, Belediye Kafemizin önündeki halk plajında ise vatandaşlarımızın kullanımına sunulan şezlonglar bulunmaktadır.
Paylaşımda yer alan plaj, Türkbükü'ndeki 5 halk plajından yalnızca biri olup bölgedeki halk plajlarının tamamını yansıtmamaktadır.
Bodrum Belediyesi olarak kıyılarımızı halkın ortak kullanımına kazandırmaya ve vatandaşlarımızın denize eşit, özgür ve güvenli erişimini sağlamaya yönelik çalışmalarımızı sürdürüyoruz.
Kamuoyuna saygıyla duyurulur.
⏩️Benzer bir örnek de Bodrum'dan. Burada bir işletme kumsala masa sandalye koymuş çitle çevirmiş. Yüce gönüllü işletmecimiz işgal ettiği plajda lütfedip halka da yarım metre yer ayırmış.
İşte Dünya bu güzel insanların yüzü suyu hürmetine dönüyor...
#Muğla#Marmaris #kıyılarhalkındır #plajlarhalkındır #salı #Bodrum #hırtsorununuçözün #hırtişgali #hırttehciri #HerkeseEşitAdalet #çözümüyokmu
Herhangi bir zamanda herhangi bir şehir değişikliğinde serkanın tüm parasını alalım, bir daha da hiç para kazanmayacak şekilde cezalandıralım. Bu da benim fikrim.
Serkan İnci: “Yunanistan’a tatile giden memurları tespit edip 1 yıl maaşlarına zam yapmayın.
Tatile Yunan’a giden adam ‘geçim sıkıntısı çekiyorum’ demesin.”
Yusuf Tekin: “Ben öğrenciyken, ders kitaplarını kırtasiyeye sipariş ediyorduk. 3-5 ay sonra geliyordu. Birinci yarıyıl bitmiş oluyordu.
Ben öğrenciyken sınıflar 70 kişiydi. Sınıflarda soba bile yoktu, soba olan okul lüks kabul ediliyordu. Annelerimiz fileyle odun yollardı.”
Boğaziçi’ni bölüm birincisi olarak bitiriyorsun. Bölümün yüksek lisansa kabul ediyor, adını ilan ediyor. Sonra anayasal hakkını kullanıp protestoya katıldığın gerekçesiyle tek imzayla kabulün iptal ediliyor. Eğitim hakkın, TÜBİTAK bursun ve akademik geleceğin elinden alınıyor.
Karatepe Yüksek Güvenlikli Kapalı Ceza İnfaz Kurumu’ndan herkese selamlar. Merak eden varsa içten bir şekilde söylüyorum, keyfim yerinde. İlerleyen günlerde façayı bozmamak için iyi hissetmiyorken “iyiyim” diyebilirim. O durumda bir yerlere göz kırpma emojisi koyarım.
Birçok açıdan nostaljik bir deneyim oluyor. Yıllar sonra televizyon izliyorum ve alaturka tuvalet kullanıyorum. Üstüne bir de Dünya Kupası eklenince 2002 yılında maça yetişmek için okuldan eve koşan Çocuk Deniz’e döndüm ama şişman Ronaldo’suz aynı keyfi vermiyor. Bu arada reklamlar iyice sıkıntı olmuş. Kantinden AdBlock istemek için dilekçe yazmayı düşündürdü. Sürekli meşrubat içen Boran Kuzum ve Feyyaz’ı görüyorum. Umarım müstakil bir ev alacak kadar iyi bir kaşeye anlaşmışlardır. Yoksa çekilecek çile değil. Nihat Kahveci’ninkini ev de kurtarmaz. “Kuşkaş ne topçuydu be!” Bir de yağcılık gibi olacak ama TRT 2 çok iyiymiş. İlaçlarıma henüz ulaşamamışken Kiarostami’nin Kirazın Tadı antidepresan gibi imdadıma yetişti yine. Yemekler ODTÜ yemekhanesiyle aynı. Dışarıdayken günde 1,5 öğün yiyordum, burada 3 öğün yiyorum vakit geçsin diye. Diş fırçalama işini de günde ikiye çıkardım, yine vakit geçsin diye. Alaturka tuvalet de daha sağlıklı diye duymuştum. Öyle değilse bile buradan çıkana kadar söylemeyin, motive kakalarımın tadı kaçmasın.
Bildiğiniz gibi kendi isteğimle dönüp teslim olmama rağmen ters kelepçe yapmak istediler. Rızam olmadığını söyledim. Zor kullanarak yaptılar. Şanlı direnişim yaklaşık 4 saniye sürdü. Polisler 2 katım n’apayım? Sonra emniyette birisi, “ya aslında sosyal medyaya içerik üretmek için” demiş olmalı ki; restoranda tam yemek yiyecekken “arkadaşlar bir saniye bozmayın” deyip masanın fotoğrafını çeken influencer tatsızlığında, ters kelepçeli videolarım çekildi; önden, arkadan, yandan. Hepsinde bir şekilde kameramanı bulup sırıttığım için uzak-arka açıyı yayınlayabilmişler.
Yapıcı bir eleştiri: Vatan Emniyet binası dökülüyor. Çalışanlar sıcaktan baygınlık geçiriyordu. Osmanlı’dan kalma klimalar var ve onlar da çalıştırılmıyor. Sadece amirlerin odasında son model klima var. Bu memurlar sırf siz istiyorsunuz diye kendilerine hiçbir zararı olmayan ve hatta belki sempati duydukları insanlara kötü polis rolü yapıyorlar. Duygusal yükü ağır olmalı; müstakil ev verseler yapmam. Bari bir klima alın. Yeri gelmişken söylemeden geçemeyeceğim, bu iki günlük kısa mesaim gösterdi ki Behzat Ç. ve Bir Zamanlar Anadolu’da kurmaca değil belgeselmiş, bütün diyaloglar ve karakterler birebir gerçekmiş.
Uçağa binmeden önce internetteki son dakikalarımda gördüğüm son şey “ailesinin gözüne girmek için kendini yakıyor, yazık!” tarzı yüzeysel psikolojik analizlerdi. Annemin Airbnb’de biblo kırdığı için ağıt yakması ve babamın gerçekten iyi bir baba olması dışında bütün anlattıklarım kurmacadır. Şaka yazabilmek için uydurduğum hayali çatışmalardır. Kişi ve kurumlar gerçek değildir. Mizahi bir yaklaşımdır. Pardon, mahkeme diline alıştım; siz bari şaka açıklattırmayın.
Kendimi bildim bileli hiçbir konuda baskı yapmamış, bana dair beklentiye girmemiş, çöp adam bile çizsem duvara asmış can dostlarımdır ikisi de. Her anne-baba kadar korumacı ve kaygılıdırlar. 2023’teki ilk Harbiye gösterimden sonra bile “Psikolog olsan keşke, boş vakitlerinde stand-up yaparsın” seviyesinde klişe; “yurtdışında İngilizce yapsan olmuyor mu?” diyecek kadar oğullarını gözlerinde büyütmüş insanlardır. Hemfikir olmasalar da bütün saçma kararlarımın arkasında durdular, bu gösteride de öyle olduğunu biliyorum, huzurlarınızda ikisini de öpüyorum.
Bu gösteriyi ne bir karşılık umarak ne de bir an bile cesur hissederek yayınladım. 7 yıl boyunca muhteşem bir hayat yaşadım. 25 yaşıma kadar içedönük, ölümüne karamsar, her şeyden şikâyet eden bir insan olarak; hobi seviyesinde yirmi seyirciye stand-up yapsam yeterince mutlu olacakken yüzlerce gösteride binlerce insanla beraber güldüm, yüzlerce yeni arkadaşım oldu, çok kalabalık ve sevgi dolu hissettim. Üstüne ihtiyacımın çok üstünde para kazandım.
Gencecik insanlar üniversiteleri korumak için, birçok konuda aynı düşünmedikleri belediye başkanlarına haksızlık yapıldı diye başlarına bu kadar bela alırken, “politik mizah” yaptığını iddia eden biri olarak en zararsız cümleleri bile ‘ama bunu yanlış anlarlar mı?’, ‘burayı manipüle edip sana saldırırlar mı?’ kaygılarıyla silmekten, etrafından dolanmaktan sıkıldım. O kadar sıkıldım ki, sıkıntım hayli yüksek olan korkumu aştı.
Gözaltı gecesi uyuşturucu testi sonrası götürüldüğüm hastanede beni görünce heyecanla el sallayan yetmiş yaşında teyze ise, kişisel sıkıntımı hayalimin ötesinde bir memnuniyete dönüştürdü. “Halk beni anlamadı ve başıma işler geldi” diye beklerken, “Halk beni anladı ve başıma işler geldi” oldu. WIN-WIN.
Temel seviyede Türkçe bilen, gösteriyi sahiplenen ve dayanışma gösteren herkese sevgiler. Gündemi salıyorum, kararlıyım bu sefer Moby Dick’i bitireceğim. Size dışarıda kolaylıklar.
Tamamı erkek üyelerden oluşan Anayasa Mahkemesi, kadınları olumsuz etkileyen HPV’ye karşı geliştirilen aşının bedelinin karşılanmasına ilişkin başvuruda olumsuz karar vermiş.
Eğer bu virüs erkekleri olumsuz etkilese HPV aşısı ilkokul çağında ücretsiz ve zorunlu olarak uygulanırdı
“Kral suçluysa, mutlaka tepki verecektir” diyen Hamlet, gerçeği anlatmak için bir gösteri sahneye koyar.
Çünkü bazen sahne, hakikatin kendini ele verdiği tek yerdir.
Kamuoyunun Dikkatine!
Dünyanın en köklü aktif müzik grubu olarak yapılan bu saygısızlığa karşı avukatlarımız gerekli hukuksal süreçleri başlatmıştır.
Asdfghjkl 😂
Şaka şaka.
Son gösterine bayıldık, İyi ki varsın 🙏 @idgoktas
Neşemizi de çalamazlar ya 😜
Yusuf Tekin, açlık grevi yapan özel okul öğretmenler hakkında,
“Keşke açlık grevi yapmadan önce bakanlığa gelip söyleselerdi.
Bu işler önce bakanlığa söylenir, bize gelen herhangi bir şikayet yok.
Şikayet yoksa nasıl tedbir alacağız? Hukuk devleti böyle bir şey.”