Tarihteki büyük liderler, devlet adamları ve komutanlar, kendi halklarının, ülkelerinin, bölgelerinin ve hatta dünyanın tarihini değiştirdikleri için “Büyük” türler, yani “tarihe malolmuşlardır”.
Mustafa Kemal Atatürk ise tarihin beklenen akışını değiştirmiş bu kişilerin öncülerindendir. Türk tarihinin çok önemli bir kısmını şekillendirirken hem büyük bir lider hem büyük bir komutan (başkomutan) ve de büyük bir devlet adamı olmuştur. Dünya tarihinde bile eşine az rastlanır biçimde, geleceği oluşturan bir vizyon ortaya koyma ve büyük bir irade ve yönetim kabiliyeti ile insanüstü hedeflere ulaşma yeteneği tek bir kişide toplanmış görünmektedir.
Atatürk bu özelliklerinin bir kısmını çocukluk çağından itibaren göstermiştir. Kız kardeşi Makbule Hanım anılarından bahsederken ağabeyinin gençlik yıllarındaki iradesini, ciddiyetini, yol göstericiliğini ve isteklerine ulaşma kabiliyetini aşağıdaki cümleler ile anlatmıştır:
“Ağabeyim küçükken de çok temiz giyinmeyi isterdi. Her çocukla konuşmaz, çocukların haşin davranışlarına, saban taşı atma, çelme takma gibi oyunlarına hiç iltifat etmezdi. Böyle oyunlara çağrıldığında, onları gayet kibar bir şekilde geri çevirirdi. Sokakta iki eli cebinde ve başı dik yürürdü. Herkesin dikkatini çekmekle beraber, sıkılgan bir çocuktu. Kendisi, daha rüştiye mektebinde (15-16 yaşında) iken, Selanik eşrafından Eranoszadeler’in oğluna ve komşumuz Şevki Paşa’nın kızına ders verirdi.”1
✍️🏻Kendisi ta 1972'den beri çeşitli partilerden (DP, CHP, SHP, HDP) yıllarca milletvekiliģi yapmış (32 yıl)! Üstüne belediye başkanlığı! [Hangi yetenekle, hangi öğrenimle diye sormaya gerek bile duymuyorum!]
✍️🏻Kardeşi Abdurrahim de 12 Eylül öncesi Adalet Partisinden m.vekili olmuş! (Ne güzel değil mi?)
✍️🏻Dedesi, 1915'te Ermenilerin mallarına çökmüş!
Onlardan gasp ettikleri ve Kasr-ı Kanco ismi verdikleri şatoda yaşayıp, onlardan ele geçirdikleri topraklarda, pekçok köyün sahibi olarak feodalitenin zirvesine yerleşmiş!
✍️🏻Zenginliğin hepsi orada değil haliyle, Çeşme'de de bir malikanesi pardon yazlığı var!
✍️🏻Derik'teki şatosunda, Mart 1980'de, kendisi milletvekili iken, saklanmakta olan o zamanki ismi ile APOculara(PKK) yapılan operasyonda kurulan tuzakla 1'i Yüzbaşı 3 askerimiz şehit oldu!
✍️🏻✍️🏻Bugüne gelirsek;
✍️🏻Yavuz Selim sonrası İran/Zagros'lardan geldikleri bu coğrafyadan arsızca Kürdistan diye bahseden bu bölücü şahıs, şimdi kimliğini beğenmediği ülkenin her zenginliğinden, her olanaģından en azından benden daha fazla, yararlanmış!
✍️🏻Pek milliyetçi adı lazım değil bir liderin bile övgülerine mazhar olmuş!
✍️🏻İddialara göre, Suriye sınırındaki duvarın yapım ihalesinin alt yüklenicilerinden biri bunun yeğenlerinin şirketi imiş!
✍️🏻Vesselam ne verirseniz verin, daha fazlasını isteyecek arsız ve Türk devletine emperyalist devletlerin desteğiyle meydan okuyan, meydanı boş gördüğü için pervasız, bu ve bunun gibiler yüzünden ülkeye yazık olacak!
✍️🏻Ama daha çok zarar gören de, meclisin %65'ini (Edirne'de bile bir milletvekili Kurmanç [Kürt], düşünün!), işadamlarının %60'dan fazlasını oluşturan Kurmanç kardeşlerimize olacak!
ÇÜNKÜ;
✍️🏻✍️🏻✍️🏻 Bu tür arsız, doyumsuz, kışkırtıcı ırkçı etnikçilik, onları(Kürtleri) hiç de kendinden farklı görmeyen ortalama Türk insanında artan bir tepkiye sebep oluyor!
İçten içe tehlikeli bir karşıtlık birikiyor!
Şimdiden söyleyeyim!
"Atatürk’e ve Kemalistlere hakaret eden Rümeysa Eker hakkında soruşturma açıldı ama hâlâ hesap sorulmuyor!
Milletin sesi nettir: Hakaret cezasız kalmamalı.
#RümeysaEkerHesapVersin#AtatürkKırmızıÇizgimizdir#Atatürk Bu milletin kurucusuyla oynanmaz! "
📍Zamana bağlı ilk katman kendisinden önceki zamandan bağımsız iki katman üzerine inşa edildiğinden Türk Milli bağımsızlık bilinci katmanı ile Milletin kendini yönetmesi katmanı birleşmiş ve bunun sonucunda Mustafa Kemal tam bağımsız Türkiye Cumhuriyeti Devleti’ni kurmuştur.
Ardından gelişen devletle birlikte milli bilincin ve evrensel kavramların (çağdaşlık) Türk Milleti’nde yerleşmesini sağlamak amacıyla zamandan bağımsız yeni bir katman örmüştür. Milli bilincin artması demek milletin özgürce ve çağdaş milletler seviyesinde yaşaması demek olduğundan bu hedefe giden yolda gerekli düzenlemeleri yaparak ve kuralları oluşturarak ilerlemiştir.
📍Bu kurallar millet için daima en iyiyi ve doğruyu aramak ve uygulamak olduğundan zamandan bağımsızdır. Mustafa Kemal’in kişisel yaşantısından da bağımsızdır, bu nedenle bireyselleştirilemez. Yalnız kendi yaşam süresi içinde ürettiklerinin değil kendisinden sonra üretilecek olanların da vatanı ve milleti için en iyisi olmasını hedeflediği için sadece Mustafa Kemal’in yaptıklarıyla da sınırlandırılamaz.
📍Ve bu katmanla birlike örülmüş olan zamandan bağımsız son katman kendi milleti için hayata geçirdiği yöntemlerin, başarılı olmuş olmaları sebebiyle daha da güçlü evrensel yöntemlere dönüşerek egemenlik ve bağımsızlık yolunda başka milletlere yayıldığı katmandır.İşte bu noktada, hepsinden çok son iki katmanın zamandan bağımsız olması “Kemalizm” karşıtlarını çileden çıkarmaktadır.
🫵🇹🇷Kendi hayatta olmasa da Türk Milli şuurunun ebediyen yaşayacak ve dünya halklarına örnek olacak olması fikri emperyalistlerin yüz yıl önce Mustafa Kemal’in kendisi tarafından sekteye uğratılan hayallerini tamamen yıkmaktadır. Yaptığı şey başarılı olmuştur ve başarılı olduğu için bu başarının devam etmesini sağlaması da başarılı olmuştur. İşte bu “Kemalizm”dir.
#MustafaKemalAtatürk
#Atatürk
Geçtiğimiz haftalarda kendilerince "kötü şeyler" yapanları "Kemalist" diye adlandırarak ne olduğunu bilmeyenlere "Kemalizm" i "kötü bir şey" olarak belletmeye çalışanları gördük.
En azından yeni yetişen gençlerimizin bu yanlışı değil gerçek Kemalizm i öğrenmesi bizlere düşüyor.
Aşağıdaki yazımı bu kapsamda okumanız dileğiyle🌺
“Kemalizm” Aslında Nedir?🇹🇷
🔖Bilim ve bilim insanları neden var?
Doğa bilimlerinde, sağlık bilimlerinde ve hatta iktisat, ekonomi gibi daha kavramsal bilimlerde teoriler ye da buluşlar genelde bilim insanlarının ortak katkılarıyla adım adım gelişerek ilerlemiş, bazıları ise bütünüyle sadece bir ya da iki kişinin bireysel çalışması ile şekillenmiştir.
🔖Bu bireysel çalışmalar, tek başına mevcut çözümlerin ötesine geçecek diğerlerinden farklı bir yöntem ya da çözüm ortaya koyduğunda, artık tüm bilim dünyası çözümü bu isimle özdeşleştirir ve bilim insanı çözüme kendi mührünü vurmuş olur. Bu konudaki en bilinen örneklerden biri Luis Pastör’dür ve “pastörize etme” işlemi adını kendisini bulan bilimadamından almıştır.
🔖Doğa bilimlerinde yapılan çalışmalar, nasıl yapılacağı önceden belirlenmiş yöntemlerle ilerlediği ve sonuçlandırıldığı için böyle örneklere daha çok rastlarız. Peki toplumsal bilimler gibi belli bir labaratuvarı olmayan ya da daha geniş anlamıyla labratuvarı bir topluluğun, bir grubun ya da bir ülkenin toplumsal yaşamı olan bilimlerde durum nasıldır?
🔖Bu alanlarda çalışan bilimciler, çalışma konuları insan ve toplum olduğu için bire bir deney yapamazlar, ancak toplulukları gözlemleyerek çalışmalarını ilerletebilirler. Bununla birlikte, toplumları etkileyen şartlar ve sosyal olaylar hem büyük kitleleri etki ettiği hem de büyük kitlelerin davranışlarından etkilendiği için keskin sınırlarla öngörülebilir olmasa da sosyoloji ve siyaset bilimleri gibi alanlarda, toplumların çözüm getirilmeyi bekleyen sorunlarına ortaya koydukları özgün yaklaşımlarıyla kendi adını veren çok sayıda toplum ve siyaset bilimci vardır.
🕹️Bunlara ek olarak, bu bilimsel sonuçları kullanarak en iyiye ulaşmaya çalışan uygulamacılar vardır. Yılların deneyleri ve/veya gözlemleri sonucunda ortaya çıkan yöntemlerden en faydalı olanı seçmek ve onları uygulayarak en iyi sonuçları elde etmek buradaki ana amaçtır. Bilimsel çalışmaların gayesi insanoğlunun yaşam deneyimini daha iyiye doğru götürmek olduğundan bilim insanı en iyi çözümü bulmaya çalışır – uygulamacı da en iyi çözümü seçerek en iyi sonucu elde etmeye çalışır.
🫵Peki tüm bunların Kemalizm’le nasıl bir ilgisi var?
✍️Şöyle ki; yukarıda bahsedilen alanlar Kemalizm’in üzerine örüldüğü temel yapıları oluşturmaktadırlar. Kemalizmi oluşturan fikir ışınlarını önce bünyesinde toplayan, sonra onları yoğurarak uygulayarak ve daha sonra da güçlenmiş fikir akımları olarak etrafına yayan Mustafa Kemal, pozitif bilimler ve sosyal bilimlerden çokça faydalanmış, onları içselleştirmiş, en faydalı olanlarını çok sevdiği milletinin ve vatanının gelişmesi için kullanmış, tarihte bir benzeri olmayan, çok zor şartlarda ve kısa sürede ulaşıtığı sonuçlar bütün dünya tarafından hayranlıkla ve şaşkınlıkla izlenmiştir.
✍️Uygulanan yöntemler ve fikirler ülke sınırlarını aşarak başka devletleri etkilemiş, devlet başkanları ülkelerini yönetirken kendilerine onu örnek almış, halklar ona özenmiştir. İşte bu nokta Mustafa Kemal’in güçlü fikir akımlarının dünyaya yayıldığı noktadır.
✍️Uluslararası büyük sorunlar için dünyanın önerdiği çözümleri yeterli bulmayıp onların ötesine geçecek yöntemler önerdiği ve bunda da başarılı olduğu için, bu noktada Mustafa Kemal’in yöntemleri bilim insanlarının yöntemlerinde olduğu gibi kendi ismiyle “Kemalizm” olarak anılmaya başlanan bir yöntemler bütünü haline gelmiştir.
✍️Bir milleti kurtaran ve ülkesini yeniden kuran Mustafa Kemal’in farkı aynı zamanda çok iyi bir uygulayıcı olmasıdır. Zamanın koşullarına ve olayların önemine göre en iyi çözümleri en doğru zamanda uyguladığından, “Kemalizm” başarılı olup olmayacağı bilinmeyen bir teori olarak kalmamış, teorilerin ispatları belli bir dönem içinde dünya tarafından görülmüş, yukarıda bahsettiğimiz toplumsal bilim insanları tarafından dikkatle incelenmiştir.
☄️Evet, “Kemalizm” bugün, “tarihe mal olmuş bir asker, bir devlet adamı olan Mustafa Kemal’in tarihte yaptıklarına hayran olma ve tarihi o noktada dondurma” hali olarak bilinmektedir. Uzun zamandır bize dayatılan bu tanım olsa olsa tüm gerçeğin çok küçük bir parçası olabilir. Bugün Mustafa Kemal’in "Kemalizm”e adını verdiği yıllara tanıklık edenler aramızda olmadığından, 1980’ler ve sonrasında bize dayatılan bu tanımı farketmeden içselleştirmiş olabiliriz.
☄️Fakat bize olumsuz bir yansıtmayla dayatılan "Kemalizm”in üzerine örtülen bu örtüyü kaldırmamız ve gerçekte ne olduğunu iyice anlamamız gerekmektedir ki bu tanımla birlikte “Kemalizm” Mustafa Kemal’in bireyselliğine indirgenmiştir, bu tanımla birlikte “Kemalizm” Mustafa Kemal’in yaşadığı zamana indirgenmiştir ve bu tanımla birlikte “Kemalizm” Mustafa Kemal”in kendi yaşadığı dönemde yaptıklarına indirgenmiştir.
📍Pek tabii ki bunların hepsi Kemalizm’e dahildir ve onun çekirdeğini oluşturur. Fakat Kemalizm bunların çok ötesindedir… Kemalizm daha doğru bir tabirle “Mustafa Kemal”in kişiliğini, zamanını ve yapıtlarını kapsamakla birlikte ondan öncesi ve ondan sonrasını da içeren, iç içe katmanlardan oluşan bir zaman kapsülüdür.
📍Bu kapsülün ilk katmanları Türk Tarihi’nin ve kültür ve geleneğinin ipliklerinden örülmüştür. Buralarda tarihimizin büyük devlet adamları, fikir insanları ve en önemlisi Türk milli bilinci yer alır. Mustafa Kemal, kendini bildiği yaşlardan itibaren hayattaki tek amacının “Türk Milleti’ni içine düşürüldüğü kötü talihten kurtarmak” olduğunu söylemiştir. Ondaki bu bilinci oluşturanlar da kendisinden önce yaşayan ve “ulus” ve “Türk Milleti” kavramlarını yoğurup bunu şiire ve yazıya dökerek cisimleştirenlerdir.
📍Bu katmanın etrafında ise, yönetimin meşruiyetini halktan alması, halkın kendini yönetmesi ve milletlerin bağımsızlığı gibi kökleri Fransız devrimine kadar uzanan zamanının evrensel kavramlarının katmanı örülmüştür.
✍️Bunlar Kemalizm’in zamanda hapsolmamış katmanlarıdır. Mustafa Kemal, bu katmanları birleştirmiş ve özgürlük, kendini yönetme, devlet işleri ile din işlerini karıştırmama gibi evrensel kavramların aslında eski Türk devletlerinin geleneklerinde olan ve devlet yönetiminde uyguladıkları özellikler olduğunu görmüştür. Bu nedenle kuracağı yeni Türk devlettinde bu kavramları temel alacaktır.
📍Bir sonraki katman milli bilincin ikinci katmanı olmakla birlikte Mustafa Kemal’in yaşadığı zamana bağlı ilk katmandır. Doğduğu toprakların 1. Dünya Savaşına doğru giderken savrulan imparatorluktan kopmasına yıllar içinde şahit oluşu milli bilincini artırmış, bir çözüm geliştirmek içinse gençlik yaşlarında çok sayıda okuma ve inceleme yapmıştır. Asker olmak istemesi, çok çalışkan ve kararlı bir öğrenci olması bu bilinci uygulamaya geçirmek için bir hazırlıktır.
📍İlerleyen zamanda milletin kurtuluşu için çözüm yöntemleri bulmaya çalışmış, farklı işbirliği çalışmalarını denedikten sonra kendi yöntemini uygulamaya karar vermiştir. İşte, Anadolu’ya geçmek için Samsun’a çıkma ve düşmana karşı bir direniş başlatma kararı almasıyla “Kemalizm”in tohumları çiçek açmıştır. Mondros ateşkesi kararlarına ve işgallere direnenlere, İngilizler önceleri “çete”, “haydut”, “eşkiya” demişlerdir, Mustafa Kemal’in “Kuvvayi Milliye” hareketini örgütlemesiyle birlikte “Kemalist” demeye başlamışlardır. Peki “Kemalistler” aslında kimdi? Ülkesinin emperyalistlerce işgaline karşı gelen ve milletin bağımsız yaşaması için direnme kararını alan Mustafa Kemal’in yanında olanlardı.
@ajansmuhbir1923@K_TURK_19051919 Hahaa bize eğitim, kongre vb. zorunlu konular için bile vize vermemeleri demokrasi talebi sebebiyle miymiş
Biz de inandık yani
Avrupa ikiyüzlülüğü...
1 milyondan fazla çocuğumuz Lise Geçiş Sınavına girdi. Sırada üniversiteye giriş sınavı YKS var.
Bu sınava da liseyi bitiren yaklaşık 2.5 milyon kişi girecek. Eğitim ordumuzun toplamdaki sayısı ise yaklaşık 20 milyon.
Bu, dünyadaki birçok ülkenin nüfusundan fazla olan çok büyük bir rakam. Böylesine devasa büyüklükteki bir neslin eğitimi Türkiye’nin geleceğini tayin açısından stratejik önem taşımakta.
Ama ne yazık ki bir nesil deneme tahtası yapılan politikalarla heba ediliyor.
Her bakanla alt üst edilen sistem aslında doğru bir sistem aranmadığının göstergesi. Eğer samimiyetle doğru bir eğitim sistemi aransaydı bu 24 yıldır yanlışlıkla bile olsa bulurdu.
Bu 24 yılın uygulamalarını dikkate alarak baktığımızda ‘eğitimin amacı ne’ sorusuna verilebilecek bir cevap ne yazık ki yok!
Bu konudaki düsturumuz kendisi de bir eğitimci olan ebedi liderimiz Prof. Dr. Haydar Baş’ın ‘Kendisine, ailesine ve ülkesine faydalı olarak’ özetlediği bir neslin yetiştirilmesidir.
Mevcut sistemin bu anlayıştan fersah fersah uzak olduğu aşikardır.
Öğretmenin öğrencisinin adını bile öğrenemeyeceği düzeyde kalabalık sınıflar, boş geçen dersler, güvenlik ve temizlik sorunları gibi fiziki sorunları bile çözemeyen bir iktidardan başkaca bir şey beklemekte de zaten hayalcilikten başka bir şey değildir.
🌷🌷İzine en son 1896'da rastlanmıştı: 130 yıl sonra ortaya çıktı👇👇
🙌Amasya'da doğada en son 1896 yılında izine rastlanan ve neslinin tükendiği sanılan "Yitik Amasya lalesi" yeniden ortaya çıktı
🌷130 yıl sonra görülen lale, botanikçiler arasında büyük heyecan yarattı
Atatürk ve Atatürkçü lere hakaret eden Rümeysa Eker hakkında suç duyurusu
Atatürkçü Düşünce Derneği Samsun Şube Başkanı Havva Kocakaya, Kemalistlere yönelik hakaret içeren paylaşımının ardından Terme Belediyesi AKP Meclis Üyeliğinden ve partisinden istifa eden Rümeysa Eker hakkında suç duyurusunda bulunduklarını söyledi.
Devlet arşivinde dolanırken gizliliği kısa süre önce kaldırılan çok mühim bir evraka rastladım.
Yakın zamanda Türkiye'de yapılanmaya başlayan kökü dışarıda bir tarikat, 1930'larda devlet büyüklerine suikast planlamış. Müritlerinden biri, bir jandarmayı şehit etmiş.
ZEKERİYA YAPICIOĞLU Hk. SUÇ DUYURUSU
Samsun/Terme Belediyesi AKP Meclis Üyesi hadsiz Rümeysa Eker’in, Gazi Mustafa Kemal Atatürk’e ve Kemalistlere açıkça hakaret ettiği ifadelere yönelik HÜDA PAR Genel Başkanı ve Milletvekili olan şüpheli Zekeriya Yapıcıoğlu tarafından "Rümeysa Eker ile aynı görüşteyiz." açıklamasının yapıldığı haber sayfalarına yansımıştır.
Söz konusu hadsiz şahıs hakkında kamu davası açılması talepli suç duyurumuzu basınımızın ve aziz milletimizin bilgi ve ilgisine sunarız.
Türkiye'de gündem hızla değişse de Samsun/Terme Akp meclis üyesi Rümeysa Eker in yaptığı aşağıdaki paylaşımı unutmadık.
"Kemalizmi" anlayacak kapasitesi, eğitimi, bilgisi, anlayışı olmadığı sonradan yaptığı açıklamalarından belli ama cahil cesaretiyle ortamı yoklamak için yaptığı/yaptırılan paylaşım hiç bir özür kabul etmez, ki zaten özür de dilemedi.
Halk tarafından seçilen bir kamu görevlisinin bu şekilde paylaşım yapması suçtur. Halkı kin ve nefrete sürüklemektedir. Bu nedenle görevinden istifa etmesi yetmez hakkında soruşturma açılmalıdır.
@tcbestepe@RTErdogan@TC_icisleri