“Konfor alanı kötüdür” diyerek sevdiği şehirden ayrılanlar, memnun olduğu işini bırakanlar, iyi giden ilişkisini sorgulayanlar var. İyi yaşamın sürekli olarak “daha fazlaya/yükseğe” akmak gibi bir işleyişi yok ki. Gerçekte olan:
sensei ya konuşmuyor ya da özlü sözler söylüyor. "gerçek bir savaşçı, kaç savaş kazandığıyla değil, sağlam ve zarar görmemiş bir ruhla kaç savaşın üstesinden geldiğiyle ölçülür."
odyssey'e gittim. evet yunan tanrilari ve kahramanlari, iyi&kotu, true neutral karakterler de, bir usa yapimindan hiristiyan ahlakina ugramadan anlatilmasini beklemedigimden ben keyfimi aldim. bir "our bronze age is collapsing"de, nolan beyi uyaran da mi olmadi diye dusundum. 8.4
sakin bir yerde mütevazi bir hayat sürerken, bir anda zorbalığa uğrayıp dövüşe geri dönmek zorunda kalan film karakterleri gibi hissettim. ben geçmişte tetikçilik yapmamıştım gerçi ama yine de öyle hissettim.
yıllardır kimseyle kavga etmemiştim, bu medeni birikim bana huzur veriyordu. derken en sevdiğim yerde, spor salonumda guy ritchi filmlerinden fırlamış bir rus gangsterle kavga ettim.