TİCARİ HAYATI SUİSTİMAL EDEREK HAKSIZ KAZANÇ SAĞLAYAN SUÇ YAPILANMALARINA GEÇİT VERMEYECEĞİZ!
Hileli yöntemlerle hukuka aykırı maddi menfaat elde etmeye çalışan suç yapılanmalarının tüm bağlantılarını ortaya çıkarmak için çalışmalarımızı kararlılıkla sürdürüyoruz.
Adana Cumhuriyet Başsavcılığımızın yürüttüğü soruşturmada, 2022-2026 yılları arasında kurgu trafik kazaları üzerinden 17 sigorta şirketinden haksız tazminat temin ettiği belirlenen bir suç yapılanması tespit edildi.
İncelenen 76 trafik kazasının kurgu olduğuna ilişkin bulgulara ulaşıldı. Şüphelilerin hasarlı araçları yeni bir kazaya karışmış gibi gösterdikleri, aynı araçları farklı sürücülerle tekrar kullandıkları ve gerçeğe aykırı kaza tutanakları düzenledikleri belirlendi.
MASAK incelemeleri, HTS kayıtları, fiziki takip ve kamera görüntülerinin değerlendirilmesi sonucunda, araç temininden hasar dosyalarının hazırlanmasına, sigorta ödemelerinin alınmasından dağıtılmasına kadar planlı bir iş bölümü içerisinde hareket edildiğine ilişkin bulgular elde edildi. Şüphelilerle bağlantılı hesaplarda milyonlarca liralık para hareketliliği tespit edildi.
Bugün Adana merkezli gerçekleştirilen eş zamanlı operasyonda 88 şüpheli hakkında adli işlem başlatıldı. Şüphelilerden 77’si yakalanarak gözaltına alındı, 1 şüphelinin cezaevinde olduğu belirlendi. 10 şüphelinin yakalanmasına yönelik çalışmalar sürmektedir.
Soruşturmayı titizlikle yürüten Adana Cumhuriyet Başsavcılığımıza, operasyonu gerçekleştiren Adana İl Emniyet Müdürlüğümüze ve emeği geçen tüm kamu görevlilerimize teşekkür ediyorum.
Cumhurbaşkanımız Sayın @RTErdogan’ın liderliğinde; ticari hayatı hedef alan dolandırıcılık faaliyetlerinin önlenmesi, suçtan elde edilen gelirlerin ortaya çıkarılması ve suç yapılanmalarının tüm bağlantılarıyla deşifre edilmesi için mücadelemizi tavizsiz sürdüreceğiz.
Hangi yönteme başvururlarsa başvursunlar, suçtan kazanç sağlayanlar hukuk önünde hesap verecektir!
Atilla Yeşilada, ciddi ciddi fon mağdurlarının zararını kamu ödesin demiş…
Kamu bir zararı karşılayacaksa, önce fonlarla hiç alakası olmadığı halde büyük kayıp yaşayan yatırımcının zararını karşılaşın.
Temeli olmasına rağmen çok daha fazla düşen hisse senetleri var, fakat örneğin Türk Hava Yolları yatırımcısının suçu ne?
2 yıldır prim yapmayan hisse, üstüne daha da düştü…
Borsa İstanbul’un amirali THYAO, önce başka hisselere ağırlık verilmesi nedeniyle geri plana düştü ve primsiz kaldı. Sonrasında fon skandalıyla daha fazla düşüyor.
%1000 kar peşine düşenlerden önce bu tip şirketlerin yatırımcısının zararları telafi edilsin…
Bu da güzel:
Muharrem ayı girer. Azerbaycanlı müslümanlar sokaklarda topluca gezer, sine döve döve, zincir vura vura, baş yara yara, "Şah Hüseyin, ya Hüseyin" diye bağıra çağıra matem tutmaya başlarlar.
Şehrin Osmanlı polis reisi bu acayip, sıra dışı sahneyi gördüğünde şaşakalır ve yanındaki adama sorar: "Yahu, şu ne vahşet! Şu zavallılar niçin uluyorlar? Kim onlara işkence yapmış? Niçin kendi kendilerine şöyle işkence veriyorlar?" Ona İmam Hüseyin'in katli dolayısıyla matem tuttuklarını anlatırlar. Polis reisi içini çekip hayıflanır: "Yahu! Şu hadise hicretin ilk yüzyılında, altmış-yetmişinci senelerinde vuku bulmuş. O zamandan tam bin üç yüz elli yıl geçmiş. Şu haber, şu zavallılara ne geç ulaşıp çatmış!"
Reis, matem alaylarının elebaşlarını polis müfettişliğine getirtir; harp hâlinde olan şehirde toplantı ve gösterinin yasaklandığını sade bir dille onlara anlatır: "Gidin, camide toplanın, edep dairesinde Hazreti Hüseyin'e matem tutun. Zaman geçti, asır değişti..."
Matemciler reisin sözlerine kulak asmayıp ertesi gün yine sokaklara dökülürler...
Polis reisi dört asker gönderip kafileyi doğrudan tren garına götürtür. İleri gelen aksakallar polis reisinin yanına ricaya gelirler. Reis şöyle cevap verir: "Gâvur İngilizler Kerbela'yı istila edip Hazreti İmam Hüseyin'in mukaddes türbesini kirletiyorlar. Şu matemcileri Batum'a göndereceğim, orada gemilere doldurup doğrudan Arabistan'a götürecekler. Varsın gidip Hazreti Hüseyin'in türbesini kâfir İngilizlerden kurtarsınlar, şehit olanlar cennete gider. Şurada boşu boşuna bağırmaktan, kadın gibi gözyaşı döküp ağlamaktan fayda yok. Ne tuhaf heriflersiniz yahu, erkek de ağlar mı? Gözyaşı döker mi?"
Ahali arasına velvele düşer, ağlaşmaya, yalvarmaya başlarlar. Matemcileri bir gece garda tutarlar. Şehrin birkaç muteber şahsı polis reisinin yanına minnete gider. Nihayet polis reisi der ki: "Pek iyi, Kerbela'ya, Arabistan'a yollamam; hâlihazırda Derbent'te gâvur Denikin'le vuruşuyoruz, oraya yollarım. Bırakın orada reşadet gösterip din, İslam yolunda cihat etsinler."
Çok yalvarıp yakarmadan sonra alay gezdirenleri serbest bırakırlar. O adamlar, Türkler Bakü'den gidene kadar bırakın çarşıyı pazarı, camilere bile adım atmayıp bir daha hiçbir yerde görünmediler.
İhracatçımız ürün satmak için ülke ülke dolaşırken…
Sanayicimiz etrafımızdaki ateş çemberine rağmen özveriyle çalışırken…
Tüccarımız, esnafımız helalinden kazanmak için kılı kırk yararken…
Piyasa düzenbazlıklarıyla 3 lirasını 10’a, 30’a katlayana bu fahiş kazancın bedelini mutlaka ödeteceğiz.
1 Milyar Euroluk Kara Para Soruşturması
6 kişi hakkında gözaltı kararı
- Aralarında Emir Sarıgül, Ömer Sarıgül, Aylin Kotil ve gazeteci Murat Ağırel de var
https://t.co/UjgAbBBNAE
Esenyurt Belediye Başkan Yardımcısı Yusuf Ulutaş'ın kiraladığı evden çıkanların bir parçası.
Çok sayıda belediye çalışanı yüzlerce Milyar lirayı dolara ve mücevhere dönmüş…
Türkiye’de yaşadığımız enflasyona neden şaşırıyoruz?
Sadece tek kişinin edindiğinin bir kısmı:
450 bin 854 dolar
31 bin 815 avro
2 milyon 580 bin lira
Çok sayıda altın ve ziynet eşyası
Rolex marka saatler
Yasin Oyanık(Ankara Abisi ) Tutuklandı !!
Şubat ayında, ilerleyen yaşına rağmen sokaklarda çöp toplayarak geçimini sağlamaya çalışan yaşlı bir amcamızın videosunu paylaşmıştık. Paylaşımımızın ardından hayırsever bir iş insanı, amcamıza maddi ve manevi destek olmak için bizimle iletişime geçti. Araştırmalarımız sonucunda amcamızın Ankara Dikmen’de yaşadığını ve kamuoyunda “Ankara Abisi” olarak tanınan Yasin Oyanık’ın kendisine ulaştığını öğrendik.
Hayırsever iş insanının yardımını ulaştırabilmek amacıyla söz konusu dernekten amcamızla iletişim kurulmasını talep ettik. Ancak bize, iş insanının doğrudan kendilerine ulaşması gerektiği, aksi hâlde irtibat bilgilerinin paylaşılmayacağı söylendi.
O gün yaşananlardan rahatsız olduk ancak kamuoyunun kendilerine duyduğu sevgiyi dikkate alarak meseleyi büyütmedik.
Geldiğimiz noktada bir şeyi çok iyi anladık: Kimse bizim abimiz değil, biz de kimsenin uşağı veya kardeşi değiliz!
Siz siz olun, yardımlarınızı devletin resmî sosyal yardım kurumları aracılığıyla ulaştırmayı tercih edin.
Cehalet kötüdür , cahil olduğunu bilmemek daha kötüdür!
Pentagon, hassas askeri tesislerde ve istihbarat üslerinde yabancı menşeli veya internet bağlantısı yüksek akıllı araçların girişi konusunda katı kurallar uygulamaktadır.
Çin, askeri bölgelerin, devlet kurumlarının ve stratejik tesislerin çevresinde yabancı akıllı araçların belirli bölgelere girişini ulusal güvenlik gerekçesiyle yasaklamaktadır.
NATO üyesi ülkeler de kritik altyapı ve askeri karargahlarda akıllı araçların veri toplama potansiyeline karşı benzer önlemler almakta.
TEI aynı uygulamayı yaptığında, Akşit hoca bunu dile getirdiğinde, sıfırdan ülkenin ilk helikopter motorunu,turbofan motorunu geliştiren adam "teknoloji bilmemekle" itham ediliyor. Allah akıl fikir versin...
Siz önce soyup soğana çevirdiğiniz belediyelerin hesabını vereceksiniz.
Hem şehir şehir, meydan meydan dolaşıp milletin malını çalanlara sahip çıkacaksınız hem bize siyasi etik dersi vermeye kalkacaksınız.
Biz buna müsaade etmeyiz, biz bu rezil siyasete prim vermeyiz.
YP'li Ümit ÖZLALE, uzun bir açıklama yaparak Aile Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş'a iftira attığını kabul etti.
Böylece "bir günlük mağduriyet yaşayarak sayesinde PR yaptığını" söyledi.
İnanılmaz bir pişkinlik.