Dünyada en fazla verginin alındığı ülkelerden olan Türkiye’de, kalitesiz bir hayatı pahalıya yaşıyoruz.
• Marketten aldığınız ürünler, sebzeler,
• Kullandığınız internet,
• Soluğunuz hava dahi…
Şansa yaşıyoruz.
Beyniniz, kim olduğunuza inandığınız kişiyle uyumlu kalmanız için tam zamanlı çalışır.
Eğer başarısız birisi olduğunuza inanıyorsanız, beyniniz başarısız kalmanızı sağlar.
Eğer şanssız olduğunuzu düşünüyorsanız, beyniniz bunu doğrulayan durumları size getirir.
Ve eğer para kazanmayı hak etmediğinizi içinize işlemişseniz, beyniniz sizi memnuniyetle fakirleştirir.
Psikolojide bunun adı “self-verification”, yani kendini doğrulama eğilimidir.
İnsan, sahip olduğu kimlik algısıyla uyumlu davranışları tercih eder, çünkü beyin “benliğe uygunluk” peşindedir.
Bu yüzden kendinizle ilgili inançlarınız ve kabullendiğiniz kimliğiniz aslında hayatınızı çizer.
Beyninizi hacklemeden bu kısıtlamayı maalesef aşamazsınız.
Fakat beyninizi hacklemek mümkündür.
Nasıl mı?
Anlatayım.
Evrendeki her şey iki kez inşa edilir:
Önce zihinde, sonra gerçekte.
Bir ev önce tasarlanır, sonra inşa edilir.
Bir girişim önce hayal edilir, sonra kurulur.
Bir film önce senaryoda yaşar, sonra beyazperdede.
Başarı da aynıdır.
Önce tasarlanır sonra erişilit.
Başarılı insanlara bakarsanız, hangi alanda olursa olsun, başarıya dair çok net vizyonları vardır.
Bu, bilimde “identity-based motivation” (kimlik temelli motivasyon) olarak bilinir: Kimliğiniz başarıyla uyumlu olduğunda, davranışlarınız da başarıya yönelir.
Yakın zamanda UFC dövüşçüsü Ilya Topuria’nın müthiş bir hikayesini okudum.
Adam, yeni bir kemer kazanmak için bir üst sıklette dövüşe çıkmadan önce ailesiyle birlikte iki kemerle fotoğraf çekimi yapmış.
Yani ikinci kemeri sanki kazanmış gibi prova yapmış.
Bildiğiniz rol yapmış.
Üstelik ailesiyle birlikte.
Dışarıdan bakan birçok kişi bunu salaklık, ukalalık ya da boş bir şov zannedebilir.
Ama Topuria’nın bu davranışına açıklaması çok güçlü:
“Bu sayede maçı zaten kafamda kazanmıştım.”
Dünyanın en büyük şampiyonlarına bakarsanız, hepsinin sürekli zaferi kafalarında prova ettiklerini görürsünüz.
Beyin, kendini tekrar eden davranış ve hayallere göre yeni sinaptik yollar açar.
Yani hem hayal etmek hem de o hayalin gerektirdiği davranışları üstlenmek, beyninizi yeniden kablolamanın bilimsel yoludur.
Haydi, pazar gecenizin gerisini boş futbol yorumlarıyla, saçma dizilerle ziyan etmeyin.
Başarınızın hayalini kurun, başarılı olduğunuzda neler hissedeceğinizi şimdiden yaşayın.
Yani beyninizi bir an önce hacklemeye başlayın.
İyi pazarlar.
@gaziantebgundem 24 saat nöbet tutan sağlık personelleri işleri olmadığı zaman dinleniyor.
Birileri bu anları kayıt altına alıyor.
Birileri de bu haberde sağlık personellerini hedef gösteriyor.
Sorunun kimde olduğunu düşünün.
30'un üzerine hisse taşıyorum. Bunların içinde 2-3 yıldır taşıdığım 2X, 5X, 10X, 20X yapmış hisseler de var.
Düzeltmeyi öngörsem de her şeyi asla satmıyorum, çünkü satış demek %40 vergi demek.
Hesabınızı basitçe şöyle yapmalısınız:
100$ para yatırdığınız bir bir hisse de 100$ kar ettiğinizi düşünün. Şimdi elinizde 200$'lık hisse var.
Eğer satarsanız karınızın %40'ı kadar vergi çıkar, yani 100$*%40= 40$
Bu durumda borsada düşüş yaşanıyorsa 40$/240$=%16'lık düşüşe kadar hisseyi elinizde tutmanız daha karlıdır.
Eğer düşüş bu seviyeyi geçerse tekrar düşünmeniz gerekir. Ondan önce değil.
Üstelik de bu sayede bir trader mentalitesine değil yatırımcı mentalitesine sahip olursunuz.
Basit.