ENFLASYON DÜŞMEYECEK; ÇÜNKÜ...
Bilinen gerçektir; diploma basarak cehaletten, para basarak sefaletten kurtulamazsın. Bir de enflasyonu çözmek yerine onu besleyen KAMUFLASYON anlayışıyla refaha ulaşamazsınız. @serefoguz#enflasyon#faiz#kamuflasyon#diploma#para#sefalet #cehalet #BütçeAçığı #israf #emekli #işçi #Surinam #memur #AsgariÜcret #engelli #OVP
https://t.co/ZF9yR5YCFO
Türkiye'de çevrenin korunması adına umut verici bir gün. Bu yeni mahkeme kararının duyulmasına destek verirseniz sevinirim. Bizzat kendi adıma ve tüm memleket hayrına Aydın’daki yeni maden ocağı projesinin ruhsatının iptali için açtığım davada maden ruhsatı iptal edilmiştir.
Böylelikle, valiliğin “ÇED Gerekli Değildir” kararına karşı açtığım davada Aydın 2. Idare mahkemesinden aldığım iptal kararından sonra bu sefer de Aydın 1. İdare Mahkemesi tarafından ilgili müteahhit firmaya Maden ve Petrol İşleri Genel Müdürlüğü (“MAPEG”) tarafından verilen maden ruhsatı iptal edilmiştir.
Öyle orman gördüğünüz her yeri darmaduman edecek şekilde kazmayı vurup kazmaca yok. Memleketin doğasına sahip çıkan vatandaş var. Hukukçular var. Aydın'da hakimler var.
Bu kararın ilgili sayfalarını 290,000 takipçime iletiyorum. Memleketin nice yerlerindeki doğa katliamlarına karşı kullanılabilecek önemli bir karardır. Eğer duyurulmasına ve elden ele dolaşarak bilinmesine katkı verebilirseniz, koruma etkisi benim yetişebildiğim yerlerle sınırlı kalmamış ve yurt sathına yayılabilmiş olacaktır.
Kurultayda hile yapıldığına ilişkin iddianameyi okuyan biri olarak söylüyorum.
İddianame CMK’daki iddianame niteliklerine sahip değil. Bir kere delil yok. TV’de “şaibe olduğunu duydum diyen Mehmet Sevigen” bile delil yokluğundan tanık yapılmış. Herhangi bir bağımsız savcının takipsizlik kararı vermesi gereken bir soruşturma bu. Delillerle, olaylar ilişkilendirilmemiş bile. Bu kadar ciddiyetten uzak. Tablo bu açıdan da çok vahim. @ferg1923
Ana muhalefet partisinin büyük kongresini yerli işbirlikçilerle bir olup alelade bir mahkeme eliyle “yok saymak” Anayasa’yı yok saymaktır.
Siyasi partileri yok saymaktır.
Örgütlenme hakkını, seçme ve seçilme hakkını yok saymaktır.
Yok olacak tek şey sırtını dünyadaki kara düzene ve içerideki sair haine dayayarak bir cumhuriyetten bir krallık yaratmaya çalışanlardır.
Biz yurttaşız.
Tebaa değiliz.
Olmayacağız.
Meydanları doldurmaya devam eden tüm İzmirlileri ve Cumhuriyet Halk Partisi Genel Başkanı Sayın Özgür Özel’i kutluyorum.
Bugün sözde bir gazete, gerçekle hiçbir ilgisi olmayan iddialarla gazeteci arkadaşlarımın yanı sıra benim ismimi de hedef göstermiştir.
CHP’nin Adana’da düzenlediği Yerel Medya Buluşması’na, memleketimin etkinliği olması nedeniyle katıldım. Yüzlerce meslektaşımla gazetecilik üzerine konuştuk.
Herhangi bir otelde ya da organizasyon kapsamında konaklamadım. Adana benim kökümdür, toprağımdır. Yedi ceddim bu şehirdedir. Doğal olarak baba evimde kaldım.
Bu katılım karşılığında tarafıma teklif edilmiş herhangi bir telif ödemesi, maddi menfaat ya da başka bir karşılık söz konusu değildir.
Çok uzun yıllardır tek bir bankada hesabım bulunmaktadır. Defalarca soruşturma ve denetimden geçmiş biriyim.
Gazetecilik; dedikodu üretmek değil, belgeyle konuşmaktır. Elinde tek bir belge olmadan insanlara iftira atanlar gazetecilik değil, tetikçilik yapmaktadır.
Ben geçmişte AK-İT isimli paçavranın yaptıklarını belgeleriyle yazdım. İBB’den o günün 3 milyon lirası, bugünün yaklaşık 40 milyon lirasına karşılık gelen para aktarımını ortaya koydum. O gün sesiniz çıkmadı, çıkamadı.
Kaçak hafriyat döktüğü ve naylon fatura kestiği iddia edilen itirafçı -iftiracı Murat Gülibrahimoğlu’nun , seçimler öncesinde size yaptığı ödemeler ortaya çıktı; yine tek kelime edemediniz.
Şimdi ise hiçbir belge ortaya koyamadan iftira siyaseti yürütmeye kalkıyorsunuz.
Madem gazetecilik yapıyorsunuz, hodri meydan: Elinizde belge varsa yayınlayın.
Yoksa insanlara çamur atarak itibar suikastı yapmayı bırakın.
Murat Gülşnrahimoğlu’nun size sponsor olduğu faturalardan birini de paylaşayım. Hatta dilerseniz, diğer kurumlardan size reklam adı altında ödenen paraların faturalarını da paylaşabilirim.
HIZLI ve SEZGİSEL Mİ?
YAVAŞ ve DİKKATLİ Mİ?
1-Karar alırken nasıl davranırsın?
2-Anlık kararın doğru olduğuna emin misin?
3-Acaba biraz daha düşünsen?
4-Aynı kararı mı verirdin?
5-Dikkat, yavaşlatır ama hata azaltır.
#KamuSpotu#SerefOguz_KamuSpotu#karar#sezgisel@serefoguz
Dikkat ederseniz mal varlığına el koyana kadar direndiler. Bu adam doğrudan akp’ye geçip şuan yüzsüz yüzsüz görevine devam edebilirdi. Elinden her şeyinin alınması çok ağır bişey. Yaşmadan ahkam kesmek kolay. Kim olsa “getirin ne derseniz imzalayacağım” der.
Bi de arkasında duran yok abi. Chp duruyor mu? Bi halk tepkisi var mı? Hepimiz yani benim için de geçerli bu. Kim arkasında duruyor içeri girenlerin? Herkes “acaba” diyor. Akp nin operasyonlarına acaba diyosaaaan sen bırak babacım bu ülkede haber okumayı. Boşa vakit harcama. Neler olup bittiğini belli ki anlamıyorsun.
Olay hiç bir zaman rüşvet operasyonu olmadı. Hiç biri için. Chp eskisi gibi tamamen teslim alınmış kontrollü muhalefet moduna geçmeden, kazanacak aday çıkaramayan yapıya dönüşmeden de durmayacak. İstersen nefret et. Ben sol sosyalizme son derece karşı olan biri olarak şunu söyleyebiliyorum ülkede muhalefetin tek bir kırıntısı varsa o da bu kötü chp’dir. Bu teslim alınırsa işimiz bitti demektir. Diğerlerine bel bağlamayın boş yere yani.
Abi üzüntüden kalp krizi geçireceğiz artık. Lütfen yeter, durun artık. Dünya'nın en güzel coğrafyası ve insanı yaklaşık 4-5 bin kişilik bir aç gözlüler ordusu tarafından sömürülüyor
Vatanımızda her ne kötülük her ne saçmalık her ne adaletsizlik yaşıyorsak, bir suç örgütünün bağımsız mahkemelerde yargılanma korkusu yüzünden yaşıyoruz. Bunu görmemek, anlamamak için kör ve sağır olmak lâzım.
Bu önerim 14,000den fazla beğeni, 3,500 kadar paylaşım, 210,000den fazla görüntüleme aldıysa, gerçek muhalefet partilerinin de konuyu gündemlerine almaları gerekir diye düşünüyorum.
Paşa keyifleri bilir!!!
Telefonlar neden daha fazla kesiliyor?
Çünkü 5G dedikleri sadece tabelada 5G!
➡️Anten 5G olunca ekranda 5G yazıyor.
➡️Altyapı 4G olunca kaldırmıyor.
➡️Sonuç: Kopan bağlantı! Yavaş internet!
5G: Doğan görünümlü Şahin! 🛒
Yan basma, topuk dikeni, içe basma dışa basma, düz taban gibi sorunlarınız varsa alacağınız ayakkabılar bunlardır. Bunlar hem aşırı rahat bulutsu bir yapıdadır hem de dengelemesi çok iyidir. Siz sıradan ayakkabı kullanmamalısınız böyle ayakkabı kullanmalısınız çok rahat edersiniz
#reklam da diyelim yine
Tavuklara verilecek büyüklük ve kalitede yeşil salataya 80 lira verdik.
Skimpflasyon: Kaliteyi düşürüp fiyatı aynı tutmak.
Shrinkflasyon: Miktarı azaltıp fiyatı aynı tutmak.
Bizdekiflasyon: Kaliteyi düşürüp, miktarı azaltıp fiyatı da artırmak.
Yer: Tunceli…
AKP’nin Türkiye Yüzyılı’nda bir vali, aynı zamanda başmüfettiş…
İddiaya göre;
Milletin parasıyla yapılmış bir Gençlik Merkezi’nde oğluna “özel bir oda” tahsis ediyor.
Uyuşturucu kullanan oğlu, uyuşturucu kullanmayı reddeden Gülistan Doku’ya bu odada tecavüz ediyor.
Daha sonra Gülistan’ı Sarı Saltuk Viyadüğü yakınlarında, Uzi marka bir silahla kafasından vurarak öldürüyor ve Pertek ilçesine bağlı bir köyde gizlice gömüyor.
Valinin koruma polisi de katile yardımcı oluyor.
Bu korkunç cinayetin izlerini yok etmek için devletin tüm imkânları devreye sokuluyor.
Vali, aileyle görüşüp Gülistan’ın SIM kartını alıyor. Bir bilişimci polise SIM kartın şifresini kırdırıp tüm mesajları sildiriyor.
Cinayet delilleri yok edilirken 10 bin dolar harcanıyor; bu da valilik bütçesinden ödeniyor.
Gülistan’ın gömüldüğü yeri bilen vali, kolluk kuvvetlerini farklı bölgelere yönlendirerek aylarca yanlış yerlerde arama yaptırıyor.
Dönemin emniyet müdürü de tüm kamera ve istihbarat verileri elinde olmasına rağmen, aramanın doğru yerde değil, ısrarla baraj gölünde yapılmasını istiyor.
Gülistan’ın tecavüze uğradığına dair hastane kayıtları, hastane başhekimi tarafından siliniyor.
Ve bu doktora Sağlık Bakanlığı “Yılın Doktoru” ödülünü veriyor.
Vali de kendisini, yaptığı “başarılı hizmetlerden dolayı” İl Sağlık Müdürü olarak atıyor.
Bu arada Türkçe Olimpiyatları’na da katılan vali, “Gülüm Benim” şarkısını söyleyen Bangladeşli kıza övgüler yağdırıyor.
Valinin oğlu ise, babasının koruma polisiyle birlikte işlediği cinayetin devlet gücüyle örtülmesinin verdiği güvenle hayatına kaldığı yerden devam ediyor.
Altında BMW 420, lüks tatiller, eğlenceler ve uyuşturucu partileri…
Tunceli’ye kayyım belediye başkanı olarak da atanan vali, bir yandan da çok sayıda ihaleye imza atmaya devam ediyor.
Bu korkunç hikâye, aslında AKP’nin Türkiye Yüzyılı’nın bir özeti.
“Dicle’nin kıyısında bir kuzuyu kurt kapsa, ondan Ömer sorumludur” diyerek samimi insanların oyunu alıp iktidara gelenlerin inşa ettiği kokuşmuş, hatta topyekûn çürümüş düzenin küçük bir resmi…
Bu korkunç cinayetin üzerinin devlet gücüyle örtüldüğü yıllarda görev yapan Adalet Bakanları, İçişleri Bakanları, savcılar ve diğer tüm yetkililer bugüne kadar tek bir kelime etmediler.
Gülistan’ın ailesinin ahı arşa ulaştı, gözyaşları pınar oldu aktı.
Siz ey sorumlular, gece başınızı yastığa nasıl koyuyorsunuz?
Bir gün hesap vermeyeceğinizi mi sanıyorsunuz?