Çevre ve Şehircilik Bakanlığı Açıkladı:
"Karbon Salınımı Analizi' zorunlu hale getirildi.
Yeşil dönüşüm dedikleri şey, adıım adım mülksüzleştirme projesidir! #GüçlüParti
🚨#SONDAKİKA
Kenya, tetanoz aşısının kısırlaştırıcı bir maddeyle birleştirildiğini keşfettiği için DSÖ’den ayrılıyor.
“Artık DSÖ’ye güvenme lüksümüz yok.”
“Aşılar doğurganlığı azalttı.”
Yüksek Mahkeme ayrıca Bill Gates’in yargısal dokunulmazlığını da askıya aldı.
📌Esra Işık 42 günlük esaretin ardından köyünü, toprağını, ormanını #Akbelen'i savunmaya devam ediyor.
Var ol Türk Kızı...🇹🇷🇹🇷🇹🇷
#EsraIşık#EsraIşıkYalnızDeğildir
Hükümetlerarası İklim Değişikliği Paneli (IPCC), 2011 tarihinden itibaren iklim krizini destekleyen temel varsayımların "inandırıcı olmadığı" yönünde resmi itirafta bulundu.
İspanyol arkadaşın haberi:
Arap ülkelerindeki Amerikan radarlarını İran'ın yok ettikten sonra, İran'da yağışların arttığını iddia eden bir komplo teorisi var.
ABD radarlarının kuraklıklara neden olduğunu söylüyor.
Acaba doğru mu diye merak ediyorum.
İşte burada, İran'ın Paveh şehrinde 7 yıl aradan sonra bir barajların taşması.
Not:
İran ABD'in Arap ülkelerindeki ilk hedef aldığı noktalar petrol sahaları değil, elektronik harp üsleri ve radar merkezleri oldu.
İran-ABD çatışmasının ilk günlerinde vurulan Amerikan üsleri , açık kaynaklarda haberlerde geçen başlıca hava üsleri / askeri tesisler :
HAARP ve NEXRAD ÜSLERİ:
Al Udeid Hava Üssü – Katar
Prince Sultan Air Base – Suudi Arabistan
Ali Al Salem Air Base – Kuveyt
Al Dhafra Air Base – BAE
Bu tesisler İran taraf��ndan vurulduğundan
beridir.
Türkiye ve İran’da barajlar dolmaya başladı.
Afganistan,Pakistan,Bangladeş,Kuzey Afrika Somali,Sudan gübi ülkeler yoğun yağışlar görüldü.
Türkiye'nğn her bölgesinde mevsim dışı yağmurlar arttı topraklarımız verimli oldu.
Hürmüz boğazı krizi öncesi Baraj doluluk
oranları %16 idi.
Körfez ülkelerine kurulan Amerikan üsleri sadece NATO üssü olarak değil, atmosfer kontrolü için stratejik noktalara yerleştirildi.
Bulut yoğunluğunu dağıtıyorlar.
Not: Şu anda bizde halen serbest olarak
kullanılan dolu savarlar: Atmosfer
Ses topları shockwave cihazları yüksek ses frekans oluşturarak yağışı engelliyor.
ABD NATO ÜSLERİ :
Atmosferdeki nem koridorlarını kırıyorlar.
Yağış sistemlerini yön değiştirtiyor
ELF ve VLF frekansları ile atmosferi ısıtıyorlar.
Jetstream basınç alanlarını iterek başka bölgelere yönlendiriyorlar.
Bulut koridorlarını bölerek bulutların oluşumunu engelleniyor.
Jet stream = Gökyüzündeki hızlı hava otoyoludur.
Bir ülkede aylarca yağmur yağmaz.
Diğerinde 1 haftada şehirler su altında kalır.
Kuraklıkla ülkeleri ekonomik baskı altına alıyordu.
BM 🇺🇳 Raporu: Türkiye’nin 2030 yılına %88’i çölleşme riskiyle karşı karşıya gelecek raporları: Cizvit tarikatı tarafından
hazırlanmıştır.
Bu şeytanilerin dünyadan kovulması için esir alınmış ülkelerdeki NATO üslerinin kapanması gerekiyor.
İklim değişikliği yapan, güneşi perdeleyen, çocuklarımızı 50. doz aşı ile zehirleyen.
Bill Gates gibi mikropların ulus halklarının önünde 1789 Fransız Devrimi’ni başlatan bu tarikatın, aynı kendi kullandıkları giyotin ile idam edilmesi gerekiyor.
Giresun’un %85’i
Ordunun %75’i maden sahası ilan edildi.
Uğruna sınır kavgaları yapacağınız yerleriniz kalmayınca anlayacaksınız ama iş işten çoktan geçecek.
⚠���Manisa'da yaşayan bir çiftçi kadın , tapulu arazisinin elinden alınmasına ağlayarak isyan etti,
"’Ben haklarımı istiyorum. 10 yaşından beri çalışıyorum. Tapulu yer nasıl orman oluyor?"’
Sizde hiç vicdan yok mu?
Milas, Akbelen İkizköylü Şengül Teyze'nin her şeyi elinden alınıyor. Evi, anıları, kimliği, kültürü, yaşamı, toprağı, çocuğu gibi baktığı zeytin ağaçları her şeyi bir çırpıda yok sayılıyor. Ne için? Zenginin gözü doymadığı için, zengin daha çok servet dağları inşa etmek istediği için, ayrıcalıklı azınlıklar için her şey kolaylaştırıldığı için. Sadece toprakları elinden alınmıyor direkt olarak sosyal mülksüzleştirme de bu. Sadece empati yapın, bu durumda maruz kalsanız ne yaparsınız? Ne hissedersiniz? Bu kadar acımasız bir düzen bu. Acılara, çaresizliğe, muhtaçlığa sağır olmayın. İnsan olan olamaz zaten, sadece kendi hayatına bakamaz, bencilliğini besleyemez. Hepimiz sıramızı bekliyoruz. Çok öfkeliyim.
İletişim Başkanlığı.
Senin işin maden şirketlerine sözcülük yapmak mı?
Ordu'nun yüzölçümü 585 bin hektar. Dediğin % 0.8 oran 47 bin dönüm yapar.
Sadece şu Fatsa'da açılan yaranın ruhsatı bile dediğin miktara yakın, hesap yapmaktan aciz insanlar.
Maden kartellerine karşı öfkeyi yumuşatmak için, "sadece kazılan alanlar üzerinden" ruhsat alanlarını küçülterek, "kazılan alan" kelimesini de bir yere sıkıştırıp sıvışamazsın.
Bu millet de tarih de işgale taşeronluk ve sözlülük yapanları da, ihanet odaklarının asla unutmayacak.
@iletisim@herkesicinCHP
Esra'mızı bugün İzmir'e götürdüler. Doğup büyüdüğü, yaşadığı Muğla'mızdan kopardılar neden bilmiyoruz. "Sürgün" demiş mektubunda. Sen bizim onurumuzsun. Tüm ülke yanında, kenetlendi. Mutlaka çıkacaksın, döneceksin!
#EsraIşıkSerbestBırakılsın#AceleKamulaştırmaGeriÇekilsin
Hiç bir televizyon kanalı bunu vermiyor. Sabahları Müge Anlı’yla, akşamları TRT dizileriyle Türk milletinin beynini uyuştursunlar, milletin de hiç bir şeyden haberi olmasın
Dışarıdan yıkamadıkları kalenin kapısını içeriden açmışlar.
Giresun’da 125 bin dönüm arazi madenciliğe verilmiş.
En az 38 köy ve yayla bu karardan etkilenecek.
Toprağımız, suyumuz ve fındığımız ciddi tehlike altında.
Bu tabloya razı mısın Türkiye?
#Giresundatalanahayır
Bergama’dan Akbelen’e… Kadın direnişçileri durduramazsınız!
Akbelen'in sesi Esra Işık serbest bırakılsın!
Doğayı katledenlere teslim olmak yok!
Doğayı savunanlar değil, ormanı yok edenler yargılanmalıdır.
#AkbelenYalnızDeğildir#esraişıkyalnızdeğildir
"5G ile başımız büyük belada!"
Bu, Prof. Dr. Martin L. Pall'un, 5G'nin sağlık tehditlerini konu alan konferansında söylemiş olduğu sözdü.
Bu platformdaki bilgi paylaşım tarzımı bilen bilir ki insanlarda korku ve çaresizlik gibi menfi duygular uyandıracak söylemlerden olabildiğince kaçınırım, misal öjenist küreselitlerin/"Epstein çetesi"nin gelecek ajandası mevzu bahis ise "yapacaklar", "edecekler" değil, "yapmayı planlıyorlar/istiyorlar/çabalıyorlar ama buna mutlaka karşı koyacağız, direneceğiz" minvalinde yazar ve insanlara "en azından" umut aşılamaya çalışırım.
Bu tavır problemi sağlıklı bir şekilde saptamayı, analiz etmeyi ve gerçek çözümler aramayı ve bulmayı zaten beraberinde getirir.
Başta içinde var olduğun/yaşadığın topluma ve nihayetinde insanlığa destek vermekten benim anladığım budur.
Pall'un bu sözünü olduğu gibi, tamamen onaylıyorum.
Evet, 5G ile başımız çok büyük belada!
Bu sözü elbette kimseyi "bittik, mahvolduk" duygusuna kaptırmak, çaresizliğe sürüklemek için onaylamıyorum, burada nasıl büyük bir problemle karşı karşı olduğumuz gerçeğini kabullenmemiz gerektiğini ifade ediyorum.
5G anlaşmaları tamamen toplum iradesi hiçe sayılarak yapıldı ve esasta hukuksuz olan bu anlaşmaları takiben 5G baz istasyonları tepemize dikildi, dikilmeye devam ediyor.
5G baz istasyonları yaşam alanlarımızı işgal ediyor -60 Ghz - 100 Ghz bant aralığını destekleyen alt yapısıyla birlikte - büyük sağlık yıkımları da istisnasız hepimize uğramak üzere hazırda bekliyor.
Hiçbir biyolojik güvenlik testi olmayan bu teknoloji tamamen oldu bittiye getirilerek hayatlarımıza dikte ediliyor.
Maalesef, birçokları, bu teknolojinin kıytırık dizi filmlerini duraksama yapmadan izlemesi, daha fazla veriyi daha süratli indirebilmesi adına geliştirildiğine/getirildiğine öyle güçlü kani olmuş durumda ki onlarla birlik olup başta 5G baz istasyonları kaynaklı aşırı yüksek EMR tehlikesine, maruziyetlere ve elbette 5G anlaşmalarını yapan telekomünikasyon şirketlerine karşı esaslı bir mücadele vermek neredeyse imkansız görünüyor.
Topyekûn çok şiddetli elektromanyetik saldırı altında kalacakken, çoğu insanın, böylesi bir saldırının teknolojinin bir gerekliliği olduğuna inanması kadar üzücü pek az şey var.
Aşı propaganda çevresi/tüm "Epstein tıbbı" çevresi (evet, "modern tıp" Epstein çetesinin en kıymetli eseri, gözbebeğidir. 5G de aynı çetenin sevgili eseridir) ve elbette satılık medya, sosyal medya PSYOP elemanlarıyla birlikte, 5G'nin sebep olduğu sağlık hasarlarının her birini, uyduruk bir virüs yahut bir mikrop ya da parazit kaynaklı olarak göstermek üzere şimdiden pusuya yatmış bekliyor.
5G EMR maruziyetlerini "yeni salgın" diye servis etmek ve kitlesel aşı programları ve/veya ölümcül tedavi(!) protokolleri başlatmayı arzu ediyorlar.
Tüm bu sahtekârlıkları uygulamaya geçmek için çok sabırsızlar.
Çünkü düşmanlar; bize, neslimize, bu millete düşmanlar, insanoğluna ve tüm canlılığa düşmanlar.
Yine de...
5G araçlı düşman saldırılarıyla mücadele yollarımız var.
Hukuki mücadele yollarımız var.
Direneceğiz.
Çepeçevre kuşatmaya kalksalar da 5G/elektromanyetik silahlarıyla bizi, karşı koymayı bileceğiz, tıpkı zehir yüklü şırıngalarına karşı beden müdafaasına giriştiğimiz gibi...
Birçoğu 5G'nin kendileri için "internet hızı" armağanı olduğu gibi müthiş bir yanılgıya kapılsa da...
İnsanları uyarmaya devam edeceğiz.
İnatla, ısrarla...
Mahallemizin, sokağımızın başına 5G baz istasyonu kurma girişimlerine karşı tetikte bekleyeceğiz.
EMR saldırılarından korunabilmek için çözümler geliştireceğiz.
Bilecekler,
Asla, asla çaresiz değiliz.
Ve onlar tarafından yenilebilir değiliz.
5G ile birlikte cehenneme kadar yolları var!
...
5G'nin sağlık tehditlerini ortaya koyan sayısız bilimsel kanıtla birlikte, 5G ile baş edebilme yolları arayan, "en azından" maruziyetleri büyük oranda azaltacak çözüm önerilerini de ele alan kapsamlı bir yazı dizisi hazırlamaktayım. Birkaç güne paylaşmayı planlıyorum.
Prof. Dr. Osman Karatay hocamız yeni kitabından Sakalar/İskitlerin Dili konusunda şimdiye kadar hiç duymadığımız şeyleri anlattı.
Kendi adıma ve Ön Türk Akademisi adına şükranlarımı sunuyorum.
Konunun meraklıları bu bilgileri Sadakat ile saklayacaklardır.
Tamamı linkte 🔽
https://t.co/RNLVsSuaI9