@UmutBehram KK çok kullanışlı bir aparat bu gerçekliği kabul etmeden bu konuda bir tartışma yapmamak gerek. Ona öfke kusmak yerine onu ve ettafında kim varsa yok saymak akılcı olan.
@mrtemr1907@eczozgurozel Haklısın aslında, ülkede çete mafya bitti, suç nerdeyse bitti, heryerde liyakat, ihaleler hakedene gidiyor, adalet eşit/mük. işliyor, zenginden alıp fakire veren vergi sistemimiz var. Gelişmiş ülkeler dışında heryere vizesiz gidiyoruz. Tek kötü şey var o da bunlar işte.
@eczozgurozel O eveti vermeyecektiniz. Sandık vakti gelince milletin iradesi çalındığında bunu sana yine hatırlatacağız içimiz acıyarak. Teröristi affetmek gibi bir gaflete ortak olmak çok büyük bir yara..analar bunun için mi ağladı, kınalı kuzular toprağa bunun içinmi girdi
@GalatasaraySK Osimhen gibi bir forveti bulmuşken yanına akılcı pas atabilecek bir kanat koy ve Şampiyonlar ligine damga vur. Hesap bu kadar basit. Bu fırsat bir daha kolay gelmez..
@muslimsarichp Meseleyi chp li olmak gibi şoven bir duruma indirgeyerek milletin ne beklediğinden bi haber olduğunuzu https://t.co/pTmpfu4CFIın başınıza çalın chp nizi insan içine çıkamadan kendine milletin vekiliyim diyen diğerleriyle
@BBahadirErdem Suç seçmende öylemi! Hem de muhalif seçmende.! İnsanlar iktidarı değiştirmeye muktedir birini mumla arıyor mumla! Ama ne oluyor , ya kel alaka bir adayla çıkılıyor, iyi biri çıkarsa son anda çark ediyor iktidara yanlıyor ya da örgütü tarafından bizzat çökertiliyor.:
@kilicdarogluk Sizin ve sizin gibilerin bu ülkede parti yönetimlerine geldiğiniz güne lanet olsun.. bu milleti sizin gibi basiretsizlerin, iş birlikçilerin eline bırakanlara yazıklar olsun. Sizin olduğunuz yerde ot bitmez.
@mansuryavas06 Siyasi hesaplar için üniter yapıyı tehdit edenlere kapı aralamak, silahla alamadıklarını masada vermek ülkenin kardeşliğine ve bütünlüğüne en büyük darbedir. Açık açık bile konuşamadıkları maddeleri oylayarak ülkemde taşları yerinden oynatmaya kimsenin hakkı yoktur.
@oguzksalici Bu yarattığınız iktidarın koltuk değneği olma anlayışının bir sonucudur ve artık sona geldiniz. Bu son virajdı… bundan sonra isimler değil , halkı ve hukuku iktidara taşıyacaklara oy gidecek sadece. Pusuda bekleyip rol kapmaya çalışmakla siyaset yapılamayacak artık.
@lordsinov Chp ile birleşme olası bir Yeni Parti iktidarından sonra ancak olur. Diğer tüm senaryolar aslında mevcut riskleri ve tartışmaları da devam ettirmek anlamına gelir
@OZE91@lordsinov Özgür Özel ve ekibinin olumlu referans vermediği herkes Butlancı ya da fırsatçı kabul edileceği için böyle bir bölünmeye yol açacak birisi çıkması zor oradan. Tabi Özgür Özel bundan sonra hata yapmaz ise.
KAMUOYUNA
Tam 33 yıl önce, büyük bir inanç ve umutla Cumhuriyet Halk Partisi saflarında örgütlü mücadeleye başladım.
O gün yalnızca bir siyasi partiye üye olmadım. Cumhuriyet’e, demokrasiye, hukukun üstünlüğüne ve millet egemenliğine bağlı kalacağıma söz verdim.
Cumhuriyet Halk Partisi benim için sadece bir siyasi parti değil; hayatı öğrendiğim, hukuku savunduğum, haksızlığa karşı mücadele ettiğim, sokakta, meydanda, mahkeme salonlarında ve Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde millet adına görev yaptığım büyük bir okul oldu. Hayatımın en güzel ve en verimli 33 yılını bu mücadeleye adadım.
31 Mart 2024 seçimlerinde milletimiz Cumhuriyet Halk Partisi’ni Türkiye’nin birinci partisi yaptı. Bu sonuç yalnızca bir seçim başarısı değil, halkın değişim iradesinin güçlü bir ilanıydı. Millet, iktidarın değişmesini istediğini açıkça ortaya koydu.
Ancak ne yazık ki o büyük umut büyütülmek yerine kuşatıldı. Demokratik siyaset ağır tartışmaların ve müdahalelerin içine sürüklendi.
Ben hayatım boyunca şu ilkeye inandım:
“Hayatı değiştirenler, sürekli erteleyenler değil; doğru zamanda doğru kararı alıp harekete geçenlerdir.”
Çünkü tarih; bekleyenleri değil, sorumluluk alanları yazar.
Bugün de Türkiye böyle tarihî bir eşiktedir.
12 Eylül 1980 askerî darbesiyle siyasi partiler kapatıldı. Cumhuriyet Halk Partisi de kapatıldı. Ancak Cumhuriyet fikri kapatılamadı. Demokrasi mücadelesi durdurulamadı. Millet iradesi teslim alınamadı. O gün nasıl yeni siyasi yollar açıldıysa, bugün de demokrasiyi yaşatmanın yolu, milletin umudunu yeniden örgütleyebilmektir.
Son dönemde İstanbul İl Başkanlığımızda ve Cumhuriyet Halk Partisi Genel Merkezinde yaşananlar, demokratik siyaset adına hepimizi derinden yaralamıştır. Bir siyasi partinin merkezine yönelik müdahaleler, parti hukukuna ilişkin tartışmalar ve ortaya çıkan görüntüler, Türkiye’nin demokrasi tarihi açısından uzun süre konuşulacak olaylar olarak hafızalara kazınmıştır.
Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün Gençliğe Hitabesi’nde yaptığı uyarı bugün de yolumuzu aydınlatmaktadır:
“İstiklal ve Cumhuriyetine kastedecek dâhilî ve haricî bedhahların olacaktır.”
Cumhuriyet’e yönelik tehditler yalnızca dışarıdan gelmez. İçeride yaşanan gelişmeler de demokrasiyi ve millet iradesini zayıflatabilir. Böyle dönemlerde yapılması gereken, umutsuzluğa kapılmak değil; Cumhuriyet’in temel değerlerine daha güçlü sarılmaktır.
Bu nedenle bugün verdiğim karar, bir kırgınlığın değil; tarih ve vicdan önünde taşıdığım sorumluluğun sonucudur.
Bugün itibarıyla, 33 yıldır onurla üyesi olduğum Cumhuriyet Halk Partisi’nden istifa ediyorum.
Ancak Cumhuriyet’ten ayrılmıyorum.
Atatürk’ün ilke ve devrimlerinden ayrılmıyorum.
Demokrasiden ayrılmıyorum.
Hukukun üstünlüğünden ayrılmıyorum.
Milletimin yanında olmaktan ayrılmıyorum.
Bugün, Sayın Özgür Özel liderliğinde, milletimizin değişim umudunu büyütmek ve demokrasi mücadelesini daha güçlü sürdürmek amacıyla YENİ PARTİ çatısı altında yeni bir siyasi yürüyüşe başlıyoruz.
Bu karar, geçmişi inkâr etmek değildir.
Bu karar, mücadeleyi yarıda bırakmak değildir.
Bu karar, gömlek değiştirmek değildir.
Bu karar, millet için ateşten gömlek giymektir.
Çünkü tabelalar değişebilir.
Parti isimleri değişebilir.
Logolar değişebilir.
Siyasi adresler değişebilir.
Ama ilkeler değişmez.
Cumhuriyet değişmez.
Demokrasi değişmez.
Hukukun üstünlüğü değişmez.
Millet egemenliği değişmez.
Bizim sadakatimiz tabelalara değil; Cumhuriyet’e, demokrasiye, hukuka ve aziz milletimizedir.
Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün şu sözü bugün de mücadelemizin özünü ifade etmektedir:
“Beni görmek demek mutlaka yüzümü görmek demek değildir. Benim fikirlerimi, benim duygularımı anlıyorsanız ve hissediyorsanız bu kâfidir.”
İnanıyorum ki Türkiye’nin ikinci yüzyılında ihtiyaç duyulan şey; ayrışma değil birlik, kavga değil hukuk, umutsuzluk değil yeni bir umut, durmak değil yürümektir.
Mücadele bitmedi.
Asıl mücadele şimdi başlıyor.
Saygılarımla,
Av. Mahmut TANAL
ŞANLIURFA MİLLETVEKİLİ