Küçücük bir yayınevimiz var. İşimiz edebiyat ve düşünce kitapları ve dergisi yayımlamak.
Her yıl devlete ödediğimiz verginin 10'da biri kadar para kasamızda kalmıyor. Yayınevimizde tek kuruş birikemiyor.
Efendiler kalkmış, yabancı büyük sermayeye paranı getir 20 yıl vergi yok diyorlar. Rezillik.
Kültür sanat alanında faaliyet gösteren bütün şirketlerin, yayınevlerinin, tiyatroların, sinemacıların, müzisyenlerin ve bunlar gibi sanat kurumlarının vergi oranı yüzde 5'e kadar düşürülmeli. Kültür sanattan daha çok vergi mi alırmış. Bunu yıllardır söylüyorum, içerde de kulak asan, bunun mücadelesini veren yok.
Latmos Beşparmak Dağları dünyanın en özel coğrafyasından biri ama talan ediliyor. Alandan su fışkırıyor ve zeytin ağaçları katlediliyor. Tüm bunlara öyle öfkeliyim ki... Latmos Dağları bir an önce bütünlüklü olarak korunmak zorunda. Elden ele #Latmosmilliparkolsun@milliparklar
Polis zoruyla gasp edilen parti binamızdan alacağımız tek bir şey vardı: En büyük emanetimiz, Gazi Mustafa Kemal Atatürk!
Bu hukuksuzluğa imza atan, talimat veren ve sessiz kalan herkes bilsin; günü geldiğinde bu zorbalığın da, bu hukuksuzluğun da hesabı mutlaka sorulacak!
"Haram lokma yemedim" diyerek siyaset yapan Kılıçdaroğlu günün sonunda AKP'nin desteğiyle ve polis gücüyle kongrede kazanmadığı koltuğa oturmaya çalışıyor, yıllarca kendisini desteklemiş insanların iradesini çiğniyor.
Yeryüzünde bundan daha "haram" lokma var mı?
İnsanı en çok sarsan şeylerden biri, bir zamanlar değer verdiği, adam sandığı birinin aslında içi boş, fırsatçı, bencil ve hiçbir değeri olmayan biri olduğunu fark etmektir.
O saatten sonra insan, boşa harcadığı zamana, gösterdiği iyi niyete ve kendi saflığına içerleyip durur.