Ekrem İmamoğlu:
“Hakkımda şimdi de makam aracı davası açıldı. Görev yaptığım 12 yıl boyunca belediyenin makam aracını değil, kendi aracımı kullandım. Hatta belediyeyle protokol yaparak aracımın tüm masraflarını da kendim karşılamayı taahhüt ettim.
Gelgelelim, aracıma iki kez yakıt alınmış ve bir kez de lastik değişimi yapılmış. Bunu tespit edip hakkımda dava açmışlar.
Ne bana ne de aileme belediye tarafından araç tahsis edildi. Ama bugün Eylül ayında görülecek bu davada bunlarla yargılanacağım.”
Belediyeyi lüks araç kiralarından kurtarıp kendi arabasına binen Ekrem İmamoğlu'na "kamu zararı" davası açılmış. Kamuyu zarardan kurtarana dava açmak, ancak bizim adalet sistemimize yakışırdı! Tasarruf suç, peşkes çekmemek kabahat olmuş!! @CAOIletisim1
Celal Sana abi tavsiyesi !
(abin olmam yastan degil zekadan dolayi)
1- Sen CHP Sözcüsu degilsin
2- Sen CHP kayyimi degilsin
3- Sen CHP parti meclisinde degilsin
4- Sen partinin Danişmanı bile degilsin
5- SEN PARTIYI TEMSIL ETMIYORSUN
Sadece Kilictaroglunun avukatisin,
HADDINI BIL VE HIC KONUSMA!
Bu zirve her yıl bir ülkede yapılıyor, böyle bir para basan falan yok. Hatta 2004'te Türkiye'de yapıldı, yine AKP iktidardaydı ama böyle bir şey yapılmadı. Bu batılılara şirin görünme işi artık iyice 90 milyonluk koca bir milletin onurunu kıracak dereceye geldi.
Bugün Silivri’de görülen casusluk davasında en ağır suçlama yargılanıyor; ancak mahkemenin MİT Başkanlığına gönderdiği yazıya hâlâ cevap verilmiyor.
Madem ortada casusluk iddiası var, o halde mahkemenin sorduğu sorular neden cevapsız bırakılıyor? Bir hukuk devletinde mahkemenin delil talebi karşılıksız bırakılamaz.
Ekrem İmamoğlu’ndan casus çıkmaz.
Merdan Yanardağ’dan casus çıkmaz.
Necati Özkan’dan casus çıkmaz.
Hazar Dost gözaltına alınmış.
‘’Daha önce hakkında karar verilmiş ancak istinaftan dönmüş bir dosyada ifadesi eksikmiş. ‘’
Sormak gerekiyor: İfade eksikse, kişiyi arayıp çağırmak, davet etmek varken neden dört polis memuruyla manavdan gözaltına alınıyor?
CHP Elazığ vekili Gürsel Erol NATO zirvesi Ankara'da olurken Özgür Özel'in Eskişehir'de parti grup toplantısı yapmasını eleştiriyor. Zamanlamanın yanlış olduğunu savunuyor. Bu mesajını yorumlara kapatmış.
Oldu mu şimdi?
Grup toplantısına katılmayacak vekil NATO için "beyin fırtınası" yapmalı. Bu da ancak yorumlarla olur. Mesajı yorumlara açın da kendinizi şöyle okkalı bir NATO fırtınasının içinde bulun.
🚨SON DAKİKA | İBB davasını her gün 10 saat boyunca adliyede takip eden, her zaman doğru bilgileri bize aktaran gazeteci dostumuz Kayhan Ayhan az önce evinden polisler tarafından gözaltına alındı!
Adliyeye gitseniz, telefonla arasanız zaten ifadesini alabileceğiniz bir gazeteciyi gecenin bu saatinde gözaltına almak hukuka, Anayasa’ya açıkça aykırıdır!
Kayhan Ayhan bize ses oldu, şimdi bizim ona ses olma zamanımız.
Kayhan Ayhan derhal serbest bırakılmalı! @kayhanayhann
Gazeteci Mustafa Özdemir, Venezuela depreminde Türk firması Summa'nın yaptığı 192 bloklu sitenin 160'ının yıkıldığını, 800 ölü ve 600 kayıp olduğunu duyurdu.
Şirket kurucularından O. Özer Özkan, 5 ay önce CB Erdoğan'dan Yurt Dışı Müteahhitlik Hizmetleri Başarı Ödülü almıştı.
Görevden alınan tutuklu Şişli Belediye Başkanı Resul Emrah Şahan, ilçedeki çöp sorununu şikayet eden vatandaşa yanıt verdi:
"Beni etiketlemişsin ama maalesef tutukluyum kardeşim. Şişli’yi ben değil, kayyum yönetiyor.
İnan ben de üzülerek izliyorum…"
AB Türkiye Raportörü Sánchez Amor, Silivri’de:
"Aynı kişinin 3 ayrı davada aynı gün savunma yapmak zorunda bırakılması tesadüf değil. İstatistiksel olarak bunun bağımsız bir yargı sisteminde gerçekleşmesi mümkün değil."
FIFA, ABD'nin Bosna Hersek maçında kırmızı kart gören Folarin Balogun'un cezasını erteledi.
Beyaz Saray'ın FIFA ile doğrudan temasa geçmesinin ardından Balogun'un Belçika karşılaşmasında forma giymesinin önünün açıldığı iddia ediliyor.
Bakın bu çok önemli bir olay.
Hacıosmanoğlu’nun yalan söyleyerek hukuka aykırı şekilde kasaba kurmak istediği alan hem arkeolojik sit, hem ulusal öneme sahip sulak alan hem de kesin korunacak hassas alan statülerinin tamamını barındıran paha biçilmez bir bölge.
Buna rağmen, “milli takım oyuncularına villa tahsis etme” kılıfı altında burayı talan etmeye kafaya koymuşlar.
Oysa bölgede ne yeterli su kaynağı var ne de bu yükü kaldırabilecek bir kanalizasyon altyapısı mevcut.
Deniz Göktaş Kılıçdaroğlu tarafının yalanladığı “CHP’yi salın” cümlesini söylediğini açıkladı. İşte Göktaş’ın sözleri: “Sabah Kemal Bey'in burada olduğu ve görüşmek istediği haberi geldi. Görüşmek istemediğimi söyledim. Sulh Cezaya çıkmadan önce emrivaki bir şekilde görüştük. Geçmiş olsun dedi, teşekkür ettim. Bir ihtiyacım olup olmadığını sordu, yok dedim. Aslında kendisiyle görüşmek istemediğimi söyledim. Madem geldiniz milyonlarca gencin bir ricası var; lütfen CHP'yi salın dedim. Ben bunu söyledikten sonra başını salladı, sonra da gitti.
( Bu görüşme yaşanırken Twitter'da bahsedildiği gibi ortamın çok kalabalık olmadığını Kılıçdaroğlu hariç birkaç kişi olduğunu hatırladığını belirtti.)
2023'te Cumhurbaşkanlığı için oy verdiğim insan, 2026'da yüz yüze nezaketsizlik yapmak zorunda kaldığım ilk insan oldu. Avukatımın söyledikleri doğrudur.”
https://t.co/68aeARcWzz
sanat apolitikleştirilemez ve hayattan koparılamaz. hayatın kendisi politiktir. sanat hayatın kendisini ortaya koyar. apolitik sanatı kabul edersek etliye sütlüye karışmadan para kazanan ticari figürler olur, insanlıktan ve sanatçılıktan çıkarız.
değerlerimiz, inançlarımız elbet ki önemlidir. kendi hayatlarımızda doğruları yaparak değerlerimize ve inançlarımıza sahip çıkmalıyız. "sanatçı sanatını yapsın, beğenmeyen gitmesin" ikliminde yaşamak isterdim.
deniz'in ve bugün tutuklanmamış ama otosansür uygulamak zorunda kalmış, yaratıcılığını kısıtlamak zorunda kalmış, belki korkan bütün sanatçılarımızın ve halkımızın yanındayım.
yanında olmam hiçbir şeyi değiştirmez pekala farkındayım. fakat fikirlerimi söylemeden hayatıma devam ettiğimde kendime saygım azalıyor. "sen sanatını yap" diyeceklere de şimdiden sanatçının hayatının sanat olduğunu ve tavrının, duruşunun da sanatçılığının tam da kendisi olduğunu söylemek isterim.
Deniz Göktaş, “Ölü Deniz” adlı stand-up gösterisi nedeniyle yürütülen soruşturma kapsamında bugün yurtdışından dönüşünde İstanbul Havalimanı’nda gözaltına alındı.
Gösteride yer alan içeriklerle ilgili CİMER’e aynı konuda 185 başvuru yapıldığı ve bu başvuruların değerlendirilmesi sonucunda, Türk Ceza Kanunu’nun 216. maddesindeki “halkın bir kesiminin benimsediği dinî değerleri alenen aşağılama” suçlamasıyla soruşturma açıldığı belirtildi.
İfade özgürlüğü, sadece herkesin alkışladığı sözler için değil, tartışma yaratan sözler için de vardır.
185 şikayet nedir arkadaş !
Yurt dışında olmasına ve hakkındaki soruşturmayı bilmesine rağmen geldi.
Gülşah Durbay’ın ailesi olarak, yaşadığı rahatsızlık sürecinde ona acımasızca ve defalarca saldıranlardan biri olan söz konusu şahsın hiçbir şekilde özrünü kabul etmiyoruz.
Zaman geçtikçe yaptıklarının unutulacağını sananları, iş birlikçilerini ve ömür boyu sürecek bir utanca atananları asla affetmeyeceğimizi; rahmetli kızımız Gülşah Durbay’ın da bu ve buna benzer kişilere kesinlikle hakkını helal etmediğini sevenleri ve kamuoyuyla paylaşmak isteriz.
Saygılarımızla,
Gülşah Durbay’ın Ailesi
— Mersin’de bir kadın, bir erkeğin cinsel ilişki teklifine “hayır” dediği için darbedildi.
— Failin daha önce kadına defalarca şiddet uyguladığı ve tehdit ettiği ortaya çıktı.
— Kadının son olayda bir markete sığındığı, olay yerindeki bir başka kadın tarafından kurtarıldığı ve failin ise ifadesi alındıktan sonra SERBEST BIRAKILDIĞI öğrenildi.
Mağdur kadının ifadeleri:
“Şahıs yaklaşık 1,5 senedir bana takıntılı. Telefondan ve sosyal medyadan engellemememe rağmen bir şekilde bana ulaşıp tehdit ediyordu. Bana bir şey yapmasından korktuğum için konuşmak zorunda kalıyordum. Benimle ilişkiye girmek istediğini söyledi. Ben kabul etmeyince darbetti.”