görünürde dünya tatlısı ve hiçbir zararını da görmediğim insanların gizli gizli aslında benden hiç hoşlanmadıklarını düşünüp enayi durumuna düşmemek adına durduk yere mesafe koyma sendromunun tedavisi var mıdır
mouse izliyorum zamanında çok övülüyordu da aman millet ne abartıyo ne kadar iyi olabilir ki diyordum ama yeterince abartmamışlar bile yahu.. pandemide izleseydim keşke çok geç kalmışım
kendime sadece cuma gunune kadar dayan diyorum cuma gelior ve beni bekleyen hicbise olmadıgını fark ediyorum. sonra dusunuyorum benim icin kac cuma kaldı acaba. sanki surekli biseyleri bekliyorum ama o sey bi turlu gelmior. ve beklemek gitgide daha yorucu oluyor.
telefon değişirken ilk kez wp yedekleme yapabilecek mi diye strese girmiyorum çünkü sohbetimizin kaybolmasından ölesiye korktuğum kişi artık yok, ne büyük rahatlık
@drevinjk en çok anime izlediğim dönem millet ya anime nedir bilmiyodu ya da ucubece görüyolardı ve hayatımın en parlak zamanı dışlanarak geçti umrumda değildi o zamanlar ama şimdi canımı yakıyo yalan yok keşke kendim gibi çevrem olsaydı
birinden hoşlandığımda düşündüğüm ilk şey bambaşka dünyaların insanı olduğumuz ve asla onun hayat temposunu yakalayamayıp hayat standartlarına uyamayacağım oluyor
beynimi zorlamak mental sağlığıma çok iyi geliyor aslında ama zorunda kalmadıkça zorlamıyorum benim de kusurum bu.. hep boş kalıp dinlenme hayali kursam da ara vermeden çalışmak benim için daha hayırlı sanırım
çocukluk peluşum en büyük kuzenimden kalma üzerinde tüylü kabartmalı beyaz bi kedi kafası olan sarı 1 kazak idi.. adı da donti’ydi büzüştürüp yelek giydirirdim🥺
kan alan hemşire kolumdaki izleri görünce “keşke bacağına yapsaydın” dedi :D bacağımda da var demedim de “bidahakine öyle yaparım” dedim ben de ne diyim başka (1 senedir temizim)