22 Haziran 2026'da oğlum Alper Yusuf Polat'ı aşırı hızlı aracıyla katleden Kızılcahamam Meclis Üyesi Fatih Oral'ın yargılandığı dava 7 Ekim'de başlıyor.
Lütfen #AlperYusufPolataAdalet diyerek sesimizi duyurmamızda bize yardımcı olun...
Hadis-i şerifte “Hırsızlık yapan kişi mümin olarak hırsızlık yapmaz, zina yapan kişi mümin olarak zina yapmaz, içki içen kişi mümin olarak içki içmez” (Buhari)
Bu hadisin şerhinde bu günahları işledikleri anda imanın insanlardan çıktığı, günah bittikten sonra geri geldiği, bu günahlar işlenirken ölen kişinin iman üzerine ölmediği söylenir.
Fon hırsızlığı devam eden ve bir süreç gerektiren bir hırsızlık türüdür. Bu hırsızlığı yapanların, bu fonlara vurgun yapmak ve başkalarının parasını almak için girenlerin mümin olmadığını söylesek yanlış yapmış mı oluruz? Mümin hırsız olur mu? Hırsızdan mümin olur mu?
جيش العدو يعلن اغتيال 70 مقاتلاً في قطاع غزة خلال شهر سبتمبر، بينهم 3 قادة ألوية واثنان قادة كتائب و9 قادة سرايا، إضافة لـ 17 عنصراً يدّعي مشاركتهم في أحداث 7 أكتوبر واحتجاز أسرى.
ولا حول ولا قوة إلا بالله
الصحفية: كيف تكيّفت مع الحياة عندما خرجت من السجن وأنت في سن الخمسين؟
السنوار: لأكون صريحًا، لم أخرج أبدا، لقد غيرت السجن فقط، فرغم الكثير من المعاناة والمشاكل التي كنا نواجهها في السجن، فقد كان القديم أفضل كان يتوفر لي ماء وكهرباء، كان يتوفر لديّ الكثير من الكتب، غزة أصعب بكثير، غزة أكبر سجن مفتوح على وجه الأرض.
أكتوبر 2018
Bir Mitin Çöküşü: Şerif Hüseyin İsyanı Kapsamlı Bir Arap Ulusal İsyanı Mıydı? -4
Nabluslu Tarihçi İhsan el Nimr: İsyanın Nablus'ta Kayda Değer Bir Etkisi Yoktu.
"Köylülerden çok sayıda kişi gönüllü olmuş ve kendilerini yeniden “Mücahitler Taburu” adı altında kaydettirmişti. Bu taburun eğitimini Selahaddin Bey adlı bir komutan ile, mahallî bir yardımcı olan Sadık Ağa en-Nimr üstlenmişti. Sadık Ağa, bütün Nablus bölgesinin kumandanı sıfatıyla anılıyor ve kendisine dördüncü dereceden Mecidiye Nişanı verilmiş bulunuyordu.
Bu ikisi gönüllüleri eğitiyor, onları savaş cephesine destek olacak askerler hâline getiriyorlardı.
Okul öğrencilerine de Araplarla Türkler arasındaki uyumu ve kaynaşmayı sağlamak maksadıyla bir marş öğretilmişti. Marş şöyleydi:
“Türk ve Arap iki kardeş,
Vatan ikisinin evi.”
Yani: Araplarla Türkler kardeştir ve vatan her ikisinin ortak vatanıdır.
Bu taburun teşkil edilmesi ve söz konusu marş, insanların ruhlarının yeniden canlanmasında ve iki kavim/milliyet arasındaki yanlış anlaşılmaların giderilmesinde etkili oldu. Öyle ki bu hava, Arap İsyanı’nı ve Arap milliyetçiliğini gölgede bıraktı. Çünkü halk, içinde bulunulan tehlikenin farkına varmış ve Türklerin Müttefiklere kıyasla daha hafif bir yük / daha az ağır bir hâkimiyet teşkil ettiğine kanaat getirmişti.
Nablus’ta Arap İsyanı’nın kayda değer hiçbir etkisi olmamıştı.
Bu durum da fazla uzun sürmedi. Bulgar cephesi çökünce Filistin ve Suriye’den geri çekilme emirleri geldi."