Şu hayvanları kısırlaştırıp,aşılatıp binlerce okulun bahçelerine dağıtsalardı çocuklarla böyle oynasalardı çocuklar onların bakım sorumluluğunu alsalardı okul önlerindeki torbacılar bakın bakalım yaklaşabilirmiydiler.
Aslında vakit geç değil.Anneler babalar veliler gidin okul müdürleriyle konuşun iş işten geçmeden hem hayvanların canını kurtarın hem Allah korusun çocuklarınızın yanlışlara,kötü alışkanlıklara sapmasını önleyin.
#SokakHayvanlarıSahipsizDeğil
Sesimiz duyuluyor olacak ki fakültelerde kontenjanlar yarıya düşmeye başladı. Yetmez. Ülkemizde 400 bine yakın öğretmen atama beklerken ve 10 bin gibi komik sayıda atamalar yapılmaya başlanmışken fakültelere on binlerce öğretmen adayı almaya gerek yok. Mevcut atama bekleyen öğretmenler bu ülkeye en az 15 yıl yeter. 10 yıl süreyle eğitim fakülteleri yeni öğretmen adayı almayı durdurmalıdır. Sadece birkaç branşta toplam bin kontenjanlık birkaç şehirde faaliyetler devam etmelidir.
⚫️Yavru köpekleri sahiplenme yalanı ile evine alıp işkence ettiği
⚫️Hayvanlara
BEBEK KIYAFETİ giydirerek TECAVÜZ ettiği
⚫️Bunları KAYIT ettiği!
Bahçesine gömdüğü
VE
⚫️9.5Sene ceza alıp,
⚫️Yargıtayın cezayı “Usulen” iptal ettiği haberleri DOĞRU MU? #DrMustafaDuman
@aysin0511052@tgrthabertv Biz enayiyiz dmi bı yerde çalışmıyoruz. Kitaplara para vermekten bı tane kendime kıyafet almadım canım tatlı çekti o parayı bile gidip kitap aldım. Siz hak mi iddia ediyorsunuz ?
📣Hayvanlar hakkında asılsız CİMER şikayetlerinin işleme konulmamasını, asılsız şikayet edenlerin ise soruşturulmasını talep ediyoruz!
Sen de tek tıkla dilekçe gönderebilirsin.👇🏻
https://t.co/eJ6jehLOA3
Bir de bunlar çıktı başımıza. Biz de ücretli öğretmenlik yaptık hem de alanın öğretmeni olarak ama böyle bir hak talep edemezsiniz. Derece yapmış binlerce insan atama beklerken “çoğunun alanın öğretmeni olduğunu dahi düşünmüyorum” sizleri mi göreve getirecekler ya
Bundan 10 yıl öncesinde doğum sayısı yıllık 1,3 milyonlardayken şimdilerde 900 binlere kadar düştü. Yaklaşık olarak %30'luk bir düşüşten bahsediyoruz.
MEB'deki öğretmen sayısı 1 milyon 34 binken (20 Kasım 2025 Bakan söylemi) öğrenci sayısı 15 milyon 366 bin (30 Eylül 2025 MEB verileri). Ortalama 1 öğretmene 15 öğrenci düşüyor. Özel sektörde bu oran 178 bin öğretmene 1,5 milyon öğrenci ile 1 öğretmene 8 öğrenci düşüyor. Yani devletteki mevcutlar özeldeki mevcutların 2 katı düzeyinde. Eğitimde fırsat eşitliğini buradan sağlamaya başlasanız mevcuttaki öğretmen sayısı kadar daha (1 milyon) öğretmen atamanız gerekir. Bunu kısa vadede beklemiyoruz ama amacımız gelişmekte olan ülkeden gelişmiş ülkeye geçmekse eğitimi daha da kaliteli hâle getirmemiz şart.
Ülkemizde resmî sayılara göre 383 bin atama bekleyen öğretmen var. Bu sene yaklaşık olarak 28 bin kişi eğitim fakültelerine girdi. 4 yıl içerisinde yaklaşık 110 bin daha eklenecek ve şu anda 500 bin öğretmen ve öğretmen adayı atama bekleyecek diyebiliriz. Atamalar ise 10 bin seviyesine geriledi ve artık yüksek atamaların yapılmayacağı söylendi. Özel sektörün ihtiyacı 178 bin öğretmen ise (kaldı ki bu kişilerin yarısı sınava girmiş yarısı girmemiştir. Dolayısıyla bu kişilerin birçoğu üstteki 383 bin sayısının içerisinde sayılmıyor.) Bunları da tahmini olarak düştüğümüzde şu anda en az 300 bin kadar öğretmen tamamen işsiz. 100 bine yakın kişi ücretli öğretmenlik yapsa da çoğunluğu öğretmen değil. En az çeyrek milyon öğretmen evinde oturuyor ve öğretmenlik dışı meslek yapıyor. Bu ülkenin ayıbıdır. Nitelikli kişileri işsiz bırakmak gelişmiş ülkelerde görülmez.
4 yıl içerisinde mezun olacak öğretmen adayları düşünüldüğünde, atama sayıların azlığı düşünüldüğünde, nüfusun azalması düşünüldüğünde eğer devlet okullarında da özel okullardaki gibi mevcutları göremeyeceksek ciddi anlamda çığ gibi büyüyecek ATAMA BEKLEYEN ÖĞRETMEN SORUNU yaşanacaktır.
Çözümü bellidir:
1- Düşen doğum sayısındaki dezavantajlı durumu sınıflardaki öğrenci mevcutlarını düşürerek avantaja çevirmelisiniz.
2- Hâlâ 100 binin üzerinde öğretmen açığı varken ve 400 bine yakın atama bekleyen öğretmen varken atama sayısını 10 binden yukarılara taşımalısınız.
3- En önemlisi de EĞİTİM FAKÜLTELERİNİ 10 YIL SÜREYLE KAPATMALISINIZ. Elinizdeki atama bekleyen öğretmen havuzu 15 yıl boyunca hem MEB'e hem de özel okullara yetecektir. Emekliler, yeni yapılacak okullar, öğretmen açıkları düşünüldüğünde bir sonraki atamak için atama bekleyen öğretmen ihtiyacınız 15 yıl sonra doğar.
4- Hayali öğretmenlik olanlar için Bakanlık her sene 1.000 kontenjanlık bölüm açabilir. Hem de puanlar yükselmiş ve daha nitelikli öğretmenler yetiştirilir. Bu kişiler yüksek puanlarla giriş yapacağı için muhtemelen atama dönemlerinde de yüksek puanlar alacaktır. Aksi takdirde 30 bin öğretmen adayının fakülteye alındığı bu düzende hayali öğretmenlik olanlar değil de güzel bir bölüm kazanamayanların adresi olacak. Sözlerinizde samimiyseniz dediklerim mantıklı gelecektir.
Bundan 15 yıl sonra mevcuttaki öğrenci sayısı 15 milyondan 11 milyona kadar düşecek. Hele bir de liseler 2 yıla düşürülürse 9-10 milyona kadar düşecek.
Öğretmen sayısının da 15 yıl içerisinde 1 milyondan 1,3 milyona çıkartmak sizlerin elinde. 2002'de 515 bin olan sayıyı 1.034.564'e yani 2 katına çıkaran da sizdiniz. Yapmanız gereken 2 katına çıkartmak değil 1,3 katına çıkartmak. Sayılar bu şekilde olduğunda 1 öğretmene düşen öğrenci sayısı da tek haneli sayılara düşer. Nitelik artar. Atama bekleyen öğretmen sorunu 15 yıl içerisinde tamamen çözülmüş olur.
Öğretmen sayısını 1 milyondan 1,3 milyona çıkartmak için 15 yılda 500 bin öğretmen atamalısınız. Şu anda 50 yaş üstünde 175 bin öğretmen çalışıyor. Bu kişilerin tamamı 15 yıl içerisinde emekli olacaklar. Sınıf mevcudu 40'ı geçen yerlerde yeni okullar da açmanız gerekiyor. 22 yıla baktığımızda yılda ortalama 20 bin derslik yapılıyor. Önümüzdeki 15 yılda 300 bin kadar derslik yapılır. 300 bin yeni derslik, 175 bin emekli ve hâlihazırdaki 100 bin öğretmen açığını da düşündüğümüzde 575 bin öğretmen ihtiyacı olur. Özel sektörde de çalışanları düşündüğümüzde 500 bin gibi bir atama yeterlidir.
Özetle artık eğitim fakültelerine öğretmen adayı almazsanız ve 15 yılda 500 bin öğretmen atarsanız (yılda ortalama 33 bin) hem sınıf mevcutlarını düşürmüş olursunuz hem de atama bekleyen öğretmen sorunlarını çözmüş olursunuz. Eğitim fakültelerine öğretmen adayı almaya devam edip atama sayılarını 30 binlerden 10 binlere düşürürseniz hem sınıf mevcutları kalabalık olur hem de atama bekleyen öğretmen sorunu büyümeye devam eder. Sizden eski yıllardaki gibi (2014-2015) her sene 55-67 bin gibi atama sayısı istemiyoruz. Bundan sonraki 15 yıl boyunca düzenli olarak en az 30 biner atama istiyoruz. 10-15-20 bin gibi sayılarda alım bu kadar atama bekleyen öğretmen varken ve sınıf mevcutları 40'lara dayanmışken, 100 bini aşkın ücretli öğretmen çalıştırılırken vicdanları yaralamaktadır.
Atama bekleyen öğretmenler müjdenizi en kısa zamanda bekliyor sayın @Yusuf__Tekin
Ücretli öğretmenliğe karşıyım, ücretli öğretmenlerin atanması için yapılacak eyleme karşıyım, ücretli öğretmenlerin atanmasına tamamen karşıyım. Bu haltı bir kez yediniz ve bu atama haksız bir atamaydı. Bir kişi 5 yıl değil 55 yıldır ücretli öğretmenlik yapıyor olsa bile atanmayı hak etmez. Atanmak sadece sınavla, belirlenen kontenjana girerek hak edilir. Öğretmen açığının ücretli öğretmenlerle çözüldüğü bu emek sömürüsü sistemi meşrulaştıramazsınız. Bir ilçede 5 yıl üst üste ücretli öğretmen çalıştıracak kadar açık varsa çözüm bellidir: ATAMA YAPMAK
Matmazel’in nekropsi raporu, yaşananların bir kaza değil, açık ve tartışmasız bir cinayet olduğunu ortaya koymaktadır.
Bu vahşetin üzerinin örtülmesine asla izin verilemez.
Cinayet derhal aydınlatılmalı, failler gecikmeksizin yakalanarak en ağır şekilde yargılanmalıdır.
Her konuda birbirine düşen muhalif belediyeler ile iktidar, konu hayvan katliamlarına geldiğinde ne yazık ki kol kola hareket etmektedir.
Belediyeler eliyle, belediye işçileri ve yetkilileri aracılığıyla işlenen bu suçlar sistematik hâle gelmiştir.
Bizler, hayvanlara yönelik bu cinayetlerde sorumluluğu bulunan belediye çalışanları ve yetkililer için yatarı olan, caydırıcı hapis cezaları talep ediyoruz.
Cezasızlık politikası sürdükçe bu katliamlar devam edecek; adalet sağlanmadıkça hiçbirimizin vicdanı rahat etmeyecektir.
#MatmazelİcinAdalet