İbrahim Oktugan 2024 tarihinde öğrencisi tarafından katledildiğinde binlerce öğretmen meydanlara çıktı.
Ölmek istemiyoruz dedi. Hiçbir şey yapılmadı.
2 ay önce Fatma Öğretmen katledildi. Olay kapandı gitti.
Öğretmenler ölmek istemiyoruz dedi. Hiçbir şey yapılmadı.
Bugün gelinen nokta artık domino etkisi haline geldi. Okullarda vahşet yaşandı. Dün Siverek bugün Maraş...
Bir iş bırakma eylemi yapıp suskunluğa gömülen, üyelerinin gazını alan tepkisiz sendikalar da sorumludur.
Biz öğretmenler olarak her şeyi öngördük bunlar yaşanacak dedik. Öğretmen olmayanlar ama bizim adımıza karar verenler önlem almadı.
İçimiz yanıyor...
İlber Ortaylı: "Öğretmenler piyasa şartlarına ezdirilmemeli; hem mali hem de hukuki bakımdan devlet tarafından korunmalıdır.
Günümüz eğitim sistemindeki en büyük yaralardan biri "idealist öğretmen" kimliğinin zayıflaması"
Özgür Özel (Hatay mitinginde) :
"6 Şubat depreminde Hatay'daki Ulucami yıkılıyor.
Orijinali Bursa'da olduğu için, Bursa büyükşehir belediye meclis karar alarak caminin yenilenmesi işini üstleniyor.
31 Mart'ta Bursa Büyükşehir Belediyesini CHP kazanınca, "bunlar bu camiyi yapmaz" diye manipülasyon yapmaya başlıyorlar!
CHP'li Bursa Büyükşehir Belediye Başkanı ve meclis üyeleri 'ne münasebet, tabiki yapacağız' diyerek işe koyuluyor.
Fakat AKP iktidarı CHP o camiyi yapamasın diye 20 ay boyunca bir sürü bürokratik engel çıkarıyor!
Buna rağmen caminin %30'u tamamlanıyor.
20 ay sonra yapımına engel oldukları caminin sözleşmesini iptal ederek, CHP'yi camiyi yapmamakla suçluyorlar!
Tek dertleri, 'CHP cami yaptı' dememek!"
Bin kere söyledik, bir kez daha söyleyelim;
AKP bir siyasi parti değil, örgütlü kötülük çetesidir!
AKP iktidara gelince şeytan, "artık bana burada ihtiyaç kalmadı" diyerek, Türkiye'yi terk etmiştir!.
Türkçe öğretmeninin 25 kişilik sınıfa tek değerlendirme için için kullandığı kağıt 720 sayfa,
Bu öğretmenin 5 sınıfa girdiğini düşünün
Hangisini konuşalım
İş yüküne mi
Kağıt ısrafına mı
Öğretmenin harcamasına mı
Alt tarafı T*mu'dan defter, aksesuar, Amaz*n'dan da kitap falan alıyorduk. Ona da engel oldular.
Fiyat bir kenara, TR'de doğru düzgün çeşit de yok zaten. Renksizlikten, çeşitsizlikten, kalitesizlikten bıktık artık. Ne aradığım defter tipi, ne aradığım kitabı bulabiliyordum.
Enayi bir kimse olmadığım için bu yasakta parmağı olan e-ticaret sitelerini komple boykota başlıyorum bu hafta. Madem beni kalitesizliğe mahkum etmek istiyorlar, kendi kalitesizliğimde yaşarım bunlara para kazandıracağıma.
Burada ağlamanın hiçbir şeyi çözmeyeceği açık. Biz enayi gibi normal alışverişe devam edip sistemi besliyor, büyütüyoruz hala.
Edit: Kitaplar, düzenlemenin dışındaymış.
Ben böyle bi ülkede yaşamaktan bıktım. Bıktııııııım!!!
Bunalıyorum nefes almıyorum boğuluyorum! Her gece ne kararname çıkacak diye panik atak geçiriyorum.
Allah hepinizin belasını versin yarattığınız Türkiye umarım size patlar bi gün.
Türkiye'de emeklilik sistemi esasen çöktü. 10 yıl sonrasını gerçekten merak ediyorum.
Artık öyle bir döneme giriyoruz ki, ya ölene kadar çalışacaksınız ya da durumu erken fark edip kendiniz için gerekli yatırımları yapacaksınız.
Zira anne/babalarımızın aldığı ve bizlerin çok düşük bulduğu emekli maaşlarını bile bizler alamayacağız.
Siz paranızı 10 yıl, belki 20 yıl sisteme kilitleyip taahhüt veriyorsunuz; ama sistem size verdiği taahhüdü bir gece ansızın değiştirebiliyor.
BES'in en büyük riski piyasa değil, mevzuat riskidir. Bugün %30'u %20'ye düşüren irade, yarın emeklilik yaşını 70'e çekmeyeceğinin veya çıkışta ekstra vergi almayacağının garantisini veremez.
Fon yönetim gider kesintilerini ve enflasyonu düştüğünüzde, devlet katkısının %20'ye inmesi demek, reel getirinin negatife koşması demektir.
Paranızı yıllarca kilitlemenin fırsat maliyeti artık çok daha yüksek. Bu bir tasarruf sistemi değil, likiditeyi piyasadan çekme operasyonuna dönüştü.
Benim BES’im var mı? Evet var. Orada da tüm birikim Altın/Gümüş arasında değişiyor sürekli. BES kullanma sebebim katkıdan bağımsız ödemeleri taksitlendirebilmemdi ancak bu gelişme enflasyon karşısında halihazırda eksi yazan katkıları daha da anlamsız kılacak.
İnsanları pahalılık ve vize sorunları ile ülkeye hapsettikleri yetmiyormuş gibi şimdi de 3-5 kuruşa verdiği siparişe göz dikmişler. Toprak sizi nasıl kabul edecek acaba.
Önce emekliliği yok ettiler, AKP geldiğinde emekli ikramiyesi ile bir ev, bir de araba alınır, üzerine de para artardı, AKP önce emeklilik yaşını yükseltti, emeklilerin katsayısını düşürdü (düşürmese şu an en düşük emekli maaşı 43-44 bin olacaktı) ardından ikramiyeler evi geçtik, araba alınamayacak hale getirildi. Sonra kat sayının düşüşünü kamufle edip, sermayeye de ara aktarmak için BES getirdiler, şimdi de onu çalıyorlar... Halka düşman, asalağa dost rejim!