İnsanların gölgelerden nefret etmelerinin en büyük sebebi kendilerinden akıl almaz derecede güçlü olmalarıydı. Oysa gölgeler, insanlara yardım için gönderilmiş iradesiz varlıklardı. Kötülük, iyilik, ihanet, kin, nefret gibi duyguları taşımaz, bağlı bulundukları Gölge krala itaat
yardım etmesi için Gölgeleri görevlendirdi. O günden sonra gölgeler ve insanlar arasındaki yaşam ve bitmek bilmeyen savaş başladı.
Aksakallı, Albus, İllias, Farel, Leo, Trio, Hazel, Semi, Alexander, George, Hector, Kırmızı, Tursol ve daha nice iyi insan kötülüğe karşı
yaşardı. Var oldukları insanlar tarafından bilinmezdi. Zaman geçtikçe insanlar öylesine doğruluktan sapmış ve o kadar kötüleşmişti ki kâinatın sahibi onlara uyarıda bulunması için bir elçi gönderdi. Yeryüzünde itaat ettikleri ilk elçinin adı, Solomon’du.
Ve Solomon’a yardım
eder, o ne isterse onu yapardı. Gölgeler demek güç demekti. Yeryüzünde bağlı oldukları tek irade, yüzyıllar önce insanlığı iyiliğe çağırmak için yeryüzüne gönderilen elçi ve onun geride bıraktığı safkan soyuydu.
Gölgeler çok eski zamanlarda yeryüzünde kendi
Geçmiş bu günü gösteren sihirli bir aynadır. “İyi ki yapmışım” diyerek aynada ki görüntünüzü güzelleştirin. “İyi ki yapmışım!”
ViÇe @ Ankara, Turkey https://t.co/V76FXEHeOV
İnsan gökyüzünde gönlünce uçan kuşlar gibi kanat çırpmak istiyor, her kanat açışında bir acıyı bırakıp mutluluğa biraz daha yaklaşmak istiyor. Sonra bir bakıyor uçsuz bucaksız zannettiği gökyüzü bitivermiş. İşte ancak o zaman anlıyor insan, mutluluk kanat çırpmakmış!
ViÇe