Bir şeyi çok istemekle o şeye hazır olmanın aynı sey olmaması, Yaratıcının bunu senden iyi bilmesi ve planının tıkır tıkır işlemesi.. Allah'ın ipine sarılmaya devam
Buluşmalarda arabamla kızları artık almayacağım. İster yürüyerek gelsin ister otobüse binsin onun sorunu benim değil. Görüşme bitince evine bırakmak zorunda değilim. Cüzdanınıda yanına almasını söyleyeceğim ve herkes kendi hesabını ödeyecek. Bazı şeylerin değişme vakti gelmiştir.
Bugün devlet hastanesinde görevli (Hacettepe’yi dereceyle girip dereceyle bitiren) bir kadın doktorla sohbet ettik. Konu konuyu açtı dedi ki; “biz doktorların eli ayağı olan tüm hasta randevu, raporlarlamalar, resmi ve idari yazışmalar gibi tüm dökümanları kayıt altına alan tıbbi sekreterlerimizi yanımızdan aldılar. Onların yaptığı tüm işlemleri bize yüklediler. Hastaya mı bakalım, klavyenin başında zaman mı kaybedelim hangi birine yetişeceğimizi şaşırdık. Geçen gün başhekimin odasında bu konuyu konuştuk sinirimden ağladım. Tüm hekim arkadaşlarım şaşkın ve yorgunuz. Sebebini sorduk “kamu yararına” diyorlar. Yarar burada nerede? O tıbbi sekreter arkadaşlar hala istihdam ediliyor hepsi de koridorlarda gelen hastalara tuvalet nerede, asansör ne tarafta vs gibi oturdukları yerden hastaların bu tarz sorularını yanıtlıyorlar. Bu nasıl bir kamu yararı. Biz doktorların yararına dolaylı yoldan da hastalara faydalı olan şeyleri bizden niye esirgediler anlamadık. 50’sinden sonra yorgunuz hepsine yetişemiyoruz. Burada evrak düzenlemekten doğru düzgün hastaya bakamıyorum. Çünkü bir yandan da klavyenin başındayım. Klavye kullanmaya da alışmamışız çünkü bizim işimiz değildi, bu evrakları tıbbi sekreter arkadaşlarımız yapardı. Yıllardır var olan bir düzeni niye değiştirdiklerini anlam veremiyoruz. Özel sektöre mi geçsek diye düşünmeye başladık”
@saglikbakanligi