@Sametcayir İrfan Can kadar başına taş düşsün İsmail Kartal. İş artık taraftara düşüyor. Rezil edip sahadan çıkaracaklar İrfan Can'ı hatta İsmail Kartal çapsızını.
@nowsportr Galatasaray şu halde balla şansla giderken Fenerbahçe'nin gidip ilk maçta Gençlerbirliği gibi ligin en kötü takımlarından birine yenilmesi akıl alır gibi değil. Fenerbahçe adeta ilk maçta ligi kaybetti.
Hainlik ve Kahramanlık arasındaki ince çizgi ve bir İBRETLİK HİKAYE...
Salona eli bağlı üç kişi getirildi,
sanık sırasına oturtuldular.
Mahkeme başkanı Saruhan Mebusu Mustafa Necati, sanıklardan
en yaşlısı olan,
ihtiyar köylüye sordu.
- Baba Adın ne?
Dinleyicilerde bir ferahlama görüldü.
Demek bu ihtiyarın suçu ötekilerden daha hafifti.
Bu yüzden ilk yargılanıyordu.
İhtiyar ayağa kalktı.
- Hüsnü
- Baba adı ?
- Ramazan
-Nerelisin ?
- İnebolu’nun Çatal bucağından.
- Baba, sen askerden kaçan oğlunu evinde saklamış, bir asker kaçağına yataklık etmişsin!
- Tövbe de Reis bey !
- Ben tövbe dedim, sen ne dersin ?
İhtiyar köylü başkanın üstelemesinden sıkılmıştı.
Elini koynuna sokup yıpranmış, buruşuk iki tomar kağıt çıkardı, kürsüye doğru salladı.
- Reis Bey, Reis Bey!..
Şu kafa kağıtlarının içini okusan bana dediğinden utanırsın !.
- Neden ?
- Bu kağıtlar Balkan Harbin'de ve Çanakkale'de şehit düşen oğullarımın nüfus kağıtlarıdır.
İki arslanını millet için şehit veren baba, üçüncü oğlunu bu ölüm dirim savaşında bir kahbe gibi gizlemez Reis Bey!
Salonda çıt yoktu.
Mahkeme üyeleri birbirlerinin yüzüne baktılar.
Şaşkındılar. İhtiyar birden yamalı mintanını yırttı. Çıplak, ak kıllı göğsü dışarı fırladı.
- Hele gel Reis Bey, yakın gel de,
şu kalbura dönmüş
göğsüme bak!
Bu gördüğün yaraları Makedonya'da Bulgar çeteleri ile döğüşürken aldım.
Sekiz yıl askerliğim var benim. Kurşun yarasına yara demem.
Şehit arslanlarımın yarasıdır bağrımı delen.
Benim oğlum askerden kaçsa bile ben saklamam.
Bunu böyle bil!
Mustafa Necati Bey sıkıntısını gizleyemeyerek sordu:
- Peki baba. Oğlunu en son ne zaman, nerede gördün ?
- En son ilk kar düştüğünde gördüm.
Aha şurada, Kastamonu askerlik şubesinin önünde.
Ankara'ya selametlerken...
- Sonra hiç haber almadın mı?"
İhtiyar duraladı.
Bu soruyu beklemediği belliydi. Kuşkulu gözlerle dinleyicilerden yana baktı.
Orada birilerinden, birilerinin bir şeyler söylemesinden
korkuyordu sanki.
Kararsızdı.
Bir süre sağına soluna baktı.
Sonra tükenmiş bir sesle başkana döndü:
- Diyecem diyecem, emme o itin ipini de ben çekecem!
Başkan gün görmüş geçirmiş bir tavırla sordu:
- Anlat bakalım baba!
- Askerin bazısı kandırılmış, başıbozuk olmuş dediler.
Askerden kaçanları ortalıkta görmüyorduk,
emme kulağımıza geliyordu.
Kaçaklar yakalanırım korkusuna evine ocağına gelmezmiş.
Kimi dağa çıkıp eşkiyalık edermiş. Kimi de bir kıyıya siner mektup yazıp evden para istermiş.
Bir ay önce bana da bir mektup geldi. Muhtar getirdi.
Hah dedim, oğlan askerden kaçtı para ister.
Benim okumam yazmam yok.
Utancımdan kimseye okutamadım.
Muhtar her önüne gelene demiş bana mektup geldiğini.
Ele güne bakamaz oldum.
Dünyaya kahrettim
eve kapandım.
İhtiyar eğildi, bağlı elleriyle yün çorabının arasından katlanmış bir kağıt çıkardı.
- Aha mektup bu !. Alın okuyun.
Nerdeyim diyorsa gidin yakalayın.
Asarken de ipini bana çektirin!
Mahkeme başkanı Mustafa Necati kağıdı açtı, okudu.
Birden yerinden fırladı, ağlayarak kürsüden indi.
İhtiyarın önüne geldi.
Boğuk sesiyle hıçkırdı..
- Baba bizi bağışla.
Küçük oğlun da İnönü'de şehit düşmüş. Sana gelen mektup askerlik şubesinin şehitlik ilmuhaberiymiş.
İhtiyar elini öpmek isteyen Mustafa Necati Bey'i durdurdu.
- VATAN SAĞ OLSUN!..
SİZ ASLANLARIM SAĞ OLUN!...
İhtiyar sessizce
ağlamaya başladı.
Çıplak ak kıllı göğsü körük gibi inip kalkıyor, kırışık yanaklarından süzülen gözyaşları sakallarının içinde kayboluyordu.
Vatan hainliği suçlamasından kurtulduğuna mı ağlıyordu, son oğlunu da yitirdiğine mi?
Kimse anlayamadı...
Bu hafta neler tattım👇
Berceste, Düzce
Masabaşı Kebap, Ankara
Nergis Balık, Denizli
Kebapçı Kadir, Denizli
Koç Kebap Evi, Kahramanmaraş
Milcan, Kahramanmaraş
Sabırlı Kedi, Viranşehir Şanlıurfa
Çerciş Murat Konağı, Mardin
Paçacı Fazıl Usta, Diyarbakır
Pervanoğlu, Maçka Trabzon
Galip Usta, Çarşamba Samsun
İskilip Dolma Evi, Çorum
Hepsi ile ilgili tek tek yazacağım.
Güncelleme yapmadan önce en son yaptığım listeleri bir paylaşayım 👇
Köfte (İstanbul)
1 Şöhretler, Beşiktaş
2 Ekspres İnegöl, Kadıköy
3 Aydın Kardeşler, Yedikule
4 Şükrü, Bostancı
5 Filibe, Sirkeci
Kokoreçi Şampiyon'da satılan domates biber ve baharatlı şey olarak öğrendik. İstanbul'da öyleydi.
Sonra Ege'ninkini tanıdık ve buradakinin saçma olduğunu gördük.
Şimdi İstanbul'da da kokoreç İzmir ve Balıkesir'den geliyor.
Ben 3 tane bildiğim yeri yazacağım, ekler misiniz?
5 dönüm arazi 4 kişilik bir ailenin tüm ihtiyaçlarını karşılayabilir
Yaşam alanınız bahçe içinde veya bahçeye yürüyüş mesafesinde olmalıdır
Bu alanı ihtiyacınıza göre iyi tasarlamanız gerekir
Tabii 5 dönüme tek tip ürün eker veya dikerseniz geçinmeniz mümkün değildir
Öncelikle ailenizin gıdasını karşılayacak çeşitlilikte ürün yetiştirmeniz gerekir
İhtiyacınız olan Sebze, meyve, tahıl ve bakliyatı bu alanda yetiştirmelisiniz
Ilıman bölgelerde bir yılda iki ürün alınmakta
Hesabımızı buna göre yapmalıyız
5 dönüm, ailenizin Gıda ihtiyacını fazlasıyla karşılamakta, fazlasını ise işleyip satarak gıda dışı ihtiyaçlarınızı karşılamanız mümkün
Tahıl ve bakliyatı aileniz için sebze ve meyveleri ise hem kendiniz hem de değerlendirip pazara sunmak için yapmalısınız
Gelelim ayrıntılara
Bu topraklarda çok önemli canlılar yaşadı. Biri de Pars! Artık biliyoruz ki burada kalıcılar. En azından erkekler. Dişilerin de yardımıyla yakın gelecekte ülkemizde üreyen sağlıklı bir popülasyon olacak.
Dünya’nın en iyi korunmuş Zeus tapınaklarından biri olan Aizanoi Zeus Tapınağı’na mevsimin ilk karı yağdı. ❄️ 🏛️🏺
Aizanoi Antik Kenti Zeus Tapınağı. Çavdarhisar/Kütahya