*Çocuklarımızın okula kahvaltısız gelmesi
*Geceleri ekranların mavi ışığı altında uykusuz kalması, milli bir sorun haline gelmiştir.
Tatil günü bile olsa çocuğun yatacağı saat yaşına uygun olmalıdır!
Sayın Velilerimiz! 🧵👇
1. Çocuklarımızın okula kahvaltısız ve yetersiz uykuyla gelmesi artık kronik bir yaşam tarzı sorununa dönüştü.
Sınıftaki akademik odaklanma, evdeki bu hayati rutinlerin terk edilmesiyle doğrudan sekteye uğruyor.
2. Güne doğru beslenme ve biyolojik ritme uygun bir uykuyla başlamak, lüks değil temel bir biyo-psiko-sosyal ihtiyaçtır.
Aileler olarak evdeki bu rutinleri yeniden inşa etmedikçe, okuldaki başarıyı kalıcı kılmak mümkün olmayacaktır.
3. Çocuklarımızın okul tabanlı fiziksel ve zihinsel dayanıklılığını korumak adına, toplumsal bir "Bütünsel Sağlık ve Beslenme Farkındalığı" başlatmalıyız.
Geleceğimiz olan nesilleri, modern dünyanın bu görünmez alışkanlık erozyonundan korumak zorundayız.
#SağlıkOkuryazarlığı
#Eğitim
#SağlıklıYaşam
#MilliEğitim
⚽️Türk futbolu İngilizlerin alay konusu oldu.
Dün akşamki derbiden sonra İngiliz basını hakem hataları ile dalga geçiyor. "FIFA'nın neden Türkiye'den hakem almadığı anlaşılıyor" diye yazıyor.
The Sun gazetesi ise maç devam ederken GS hesabından atılan bir postu gündemine taşımış. "Türk futbolu tamamen kafayı yemiş" diyor.
@Mathilda825231@leventkuruoglu Yazdığınızda anlatım sıkıntısı var maalesef. Ama şöyle söyleyeyim. İlkokulda bir öğretmen bir sınıfa giriyor olabilir ama sınıfına göre 7-8-10 ayrı dersin notunu giriyor. Bu çok daha fazladır sanırım.
Türk Dil Kurumu, 300 binden fazla oyun kullanımıyla 2025 yılının kelimesini/kavramını “dijital vicdan” olarak belirlemiş. Sadece bir sosyal medya paylaşımı ile vicdanını rahatlatan, fiziki olarak harekete geçmeyen, sorumluluk almayan, bir paylaşım, bir beğeni, bir yorum, bir hashtag ile insanı görevini yerine getirdiğini düşünen, merhametini ve insanı duygusunu bir postla ile sınırlayan ve bunu bir eylem olarak algılayan, vicdani duyarlılığı, “pasif”, sembolik görünürlüğü “aktif”; duyguları da “dijital” olan çağımızın insanını ne güzel özetliyor.
MEB'den Tüm İllere "İftira" Talimatı!
Bakanlık, 29.12.2025 tarihli yazısıyla öğretmen ve yöneticilere yönelik asılsız şikayetler konusunda son noktayı koydu. "CİMER/MEBİM üzerinden asılsız şikayet"e karşı Bakanlık net tavrını koydu!
📌 Yeni Dönem:
1️⃣Soruşturma sonucu şikayetin "uydurma/iftira" olduğu anlaşılırsa dosya kapanmayacak.
2️⃣Mülki amirler, iftirayı atan kişi hakkında kamu davası açılması için Savcılığa başvurmakla yükümlü kılındı.
3️⃣Öğretmenin tazminat hakkı ayrıca saklı tutulacak.
Eğitimciyi bezdirmek için kullanılan şikayet mekanizmaları artık şikayet edeni etkileyecek! MEB'e bu konuda teşekkür ederiz.
Sizce bu uygulama sahadaki MOBBİNG'i bitirir mi? 👇
👊 Aşılamayan Tek Gerçek, Fenerbahçe!
“Şunu artık hepimiz kabul edelim;
Türkiye’nin en büyük takımı değil…
Türkiye’nin kendisidir Fenerbahçe.
Bizim kendimize benzer Fenerbahçe…
Bizim sinirlenmemize, bağırmamıza, aramızdaki dalaşmaya, birbirimizi suçlama şeklimize…
Yani bizim ruh hâlimiz ne ise, Türkiye’nin ruh hâli her şeyiyle Fenerbahçe’dedir.
O yüzden Fenerbahçe ‘aşılamaz bir takımdır.’
Yani biz Fenerbahçe ile maç yapan takımlarız.
Bu gerçeği buraya koyalım.
Çünkü 100 yıl geçti, hâlâ Fenerbahçe’yi yenmek bayram, neşe. Herkes toplanıp Fenerbahçe’yi yenmek için bir araya geliyor…
Türkiye Ligi her ne kadar 34 haftadan oluşuyorsa da, aslında bir sezon boyunca her takımın iki kere Fenerbahçe ile karşılaştığı bir süreçtir.”
🗣️Nihat Genç (Allah Rahmet Eylesin)
@gazetory Herkesin ilkokulda öğrettiği sıradan bilgi. Bıktırdınız fenomenler. .! "Bir de bize böyle anlatan olmadıcılar" doluşuyor yorumlara... Güler misin ağlar mısın?
Kore’de güzel bir söz vardır: “Öğretmenin gölgesine bile basılmaz.” Çünkü bilirler ki kalbini çocuklara adayan bir öğretmen, en derin saygıyı hak eder. Gerçek bir öğretmen, bir çocuğun gönül bahçesini çiçeklendirir, aklının yolunu aydınlatır. Bunu idrak edemeyenler, bir öğretmenin nasıl yorulduğunu, nasıl mum gibi eriyerek ışık saçtığını fark edemezler.
Bu yolculukta kendimi çok şanslı hissediyorum; bana çocukların yanında yoldaş olmayı öğreten yüzbinlerce meslektaşım oldu. Onlarla kalpten konuşmayı öğrenme fırsatım oldu.
Evlatlarımın aynası olan kıymetli meslektaşlarım…
Adaletin, bilimin ve sevginin yolunda gösterdiğiniz çaba için; çocuklarım, milletim ve kendi adıma en içten şükranlarımı sunuyorum. Işığınız umudumu büyütüyor. Lütfen moralinizi yüksek tutun ve tahtınızda bin yıllık bir bilge gibi güneşi avuçlarınızda tutmaya devam edin.
Hepinizin Öğretmenler Günü’nü gönülden kutluyor, her birinizin kalbine sevgiyle dokunuyorum.
Eğer her defasında hükümetin dediği olacaksa, hakem heyeti de hükümetin elemanlarıysa, bence memur sendikalarına gerek yok. Sendika ağalarını boşuna besliyoruz. 500 bin tl maaş alan, iş çeviren, müteahhitlik yapan, okula gidip öğretmenlik yapmayanlara da engel olmuş oluruz.