Bugün yapılan Kulüpler Birliği toplantısında Fenerbahçe’yi temsil eden Başkan Vekilimiz Barış Göktürk ve Genel Sekreterimiz Mahmut Uslu, yabancı sınırının kaldırılmasını teklif etti.
Fenerbahçeli üyeler, bu görüşün başkan Aziz Yıldırım’ın görüşü olduğunu ve konunun TFF ile mutlaka görüşülmesi gerektiğini belirtti.
10+4 kuralının değişmemesi halinde ise Fenerbahçe’nin buna göre tedbir alarak yoluna devam edeceği ifade edildi.
Bu sıcakta oraya gidip bekleyen taraftar her maça gider 90 dakika da her maçta takımını destekler
25 maçın 5ine gidip “ben para verdim ya benim hakkımdı ya kombinemi iptal ettiler kulübü mahkemeye vercem yaa” diyen çekirdekçi tayfaya benzemez
Artık sizin paranız da hükmünüz de bu kulüpte geçmeyecek hak eden taraftar o maçlara gidecek
Başkan Aziz Yıldırım şampiyonluk denklemini kurmayı planladı, adımlarını buna göre attı.
Aykut Kocaman da şampiyonluk hassasiyeti nedeniyle inandığı denklemi oluşturmak istedi.
Aykut Hoca’nın Bodrum’a gitmesi çok insani ve daha önce planlanmış bir durumdu; telefon geldiği an aynı gün İstanbul’a dönecekti.
Oğuz Hoca’yı da aşan konular olduğunun farkındayım; çünkü ilk günden beri Aykut Kocaman onun için tek adaydı.
Bazen içinde bulunduğunuz durumu uzak biriyle paylaşabilirsiniz ama en yakınınıza anlatamazsınız.
Oğuz Çetin’in neden telefonlara dönmediğini öğrendiğimizde, durum daha iyi anlaşılacaktır diye düşünüyorum.
Burada bence aydınlatılması gereken önemli konu; Başkan Aziz Yıldırım, Oğuz Çetin ve Aykut Kocaman dışında kalan alanlar.
Birileri tarafından bir şeylerin zemini yapılınca, ufak bir kriz bile toparlanamaz hale gelebiliyor.
Birlik beraberlik sağlanması isteniyorsa, Fenerbahçe camiası değerlerine sahip çıkmak zorunda. Kendi fikrinizi savunurken kimse itibarsızlaştırılmamalı.
Sonuç olarak İsmail Kartal Fenerbahçe’nin teknik direktörü; amasız fakatsız destek verilmesi gerekiyor.
Kongre sürecindeki sosyal medyayı da kapsayan yapıcı dil devam etmezse, Fenerbahçe yine kendi içinde mücadele eder, güç kaybeder ve şampiyonluk ihtimali zora girer.
Düşüncelerim bu yönde.
“Bununla birlikte unutulmasın ki; gerek yıllar içerisinde gerekse de son dönem özelinde şahıslara olan kırgınlığım Fenerbahçe sevgimin önüne hiçbir zaman geçmemiştir. Fenerbahçe'nin menfaatlerinin her şeyden önce gelmesi bilinciyle, bu zorlu süreçte başarılı olunmasını canı gönülden temenni ediyorum."
Zannediyorum ki Fenerbahçe Delüzyonu içerisindeki en akil insan Aykut Kocaman. Mantıksızca izlenen süreçteki yanlışları akıl ve mantık süzgeçiyle tahlil etmiş ve Fenerbahçe sevgisini en üst noktaya koymuş. Bu ferasetteki bir adamın Türk futbol çölüne fazla olması ve hiçbir şekilde anlaşılamaması şimdi biraz daha mantıklı hale geliyor. Umarım Fenerbahçe bir gün tekrar futbol aklına kavuşur. Ve Fenerbahçe hep en yüksekte kalır.
Yıllardır aynı arma için verilen mücadele, birlikte yaşanan sayısız zafer ve hafızalara kazınan nice unutulmaz an...
İyi ki doğdun, iyi ki bizimlesin kaptan! 💛💙