Cumhurbaşkanlığı Külliyesi Ahlat Yerleşkesinde Millî Eğitim Bakanlığı tarafından hayata geçirilen “Maziden Atiye Ahlat” programı kapsamında bir haftalık kamp için Bursa’dan Ahlat’a gelen liseli öğrencilerin, şiir yazma yarışmasında bu ayın birincisi olan Ahlat şiiri okumaya değer 👇
AHLAT’ IN HUZURUNDA DİVANA DURDUM
Karşımda bütün heybetliyle kudretli taştan bir kapı
Semadan uçup geçen bir kartalın çift başı
Aralanan kapıdan sızan mutlak hakikat
Yuva oldu kartala mukaddem Ahlat
Elinde hilal sancak fethe koşuyor
Toprak lerzeye gelmiş coşuyor
At sırtında bir sahabenin izi
Yalnız secdede eğilen bir baş yapmış bizi.
Taştan köklerin arasında
Fısıldıyor atalarım kulağıma
Agah ol ey yükselen neslim
Sahip çık bu emanet topraklara
Ecdattan bize, hakka inanan nesile
Ağır parlak bir sandık
Sordum ecdada bu nedir diye
Dedi ‘‘ Ahlat’ı size bir cevher kıldık’’
Kubbetü’l islam gölgesinde
Dest-i kudret himayesinde
İçinde nihayetsiz bir muhabbet
Tarih ile örülmüş yüce bir mabet
İki kutlu dağ mabeyninde
Parlıyor sonsuz bir ayna.
Ayna dedim ya,
Maziden atiye engin bir derya
Yeise düşerdim buraya gelirken,
Layık olur musun sen bana?
Şimdi soruyorum hicab ederken,
Layık oldum mu ben sana?
@Yusuf__Tekin@mebmazidenatiye
@yesilvet1@NevaCiftcioglu Bu vermiş olduğunuz makale şahsi yorumdan başka bir şey değildir. Resim kısmına okunması mümkün olmayacak kadar bir Osmanlıca yazı ekleyerek kendince algı oluşturmuş.Her iki iddiayı kendisi reddetmiştir.Kıyamet alametlerini anlattığı beşinci şua'yı okumanızı tavsiye ederim.
Ne zamanki bir şey için üzülmekte sınırı aştıksa o üzüntünün belki bin katı kadar bir üzüntü ile sınanırken bulduk kendimizi.Halbuki hem tevekkül,hem kanaat hem de şükrün ne derece hayırlı ilaçlar olduğunu idrak edebilseydik hayatımız cennet numuneleriyle süslenecekti belki de.