Kürdistan dağlarında Ş. Seyit Evran arkadaşla bir hatıra.
Emeklerin sayesinde bugün yüzlerce Kürdistanlı basın emekçisi değerlerimize sahip çıkıyor. Hepimiz için büyük bir öğretici ve yoldaş oldun. Anıların önünde saygıyla eğiliyorum.
🔴 Suriye’de ne oluyor. Yeni Şam hükümeti kontrolü kaybediyor mu? Suriye halkı neden ayakta?
KÜRT–ARAP ÇATIŞMASINI KİM İSTİYOR? BU ÇATIŞMA KİMİN İŞİNE YARAR? https://t.co/J9pfATbwxs @YouTube aracılığıyla
Demokratik Cumhuriyet: Devlete Katılmak mı, Toplumu Kurucu Güç Haline Getirmek mi?
“Demokratik Cumhuriyet Hareketi” ilan edildiğinde ilk sorulardan biri doğal olarak şudur: Kürt özgürlük mücadelesi artık yalnız Türkiye’yi yönetmeye talip olan sıradan bir siyasal iktidar hareketine mi dönüşüyor?
Bu soruyu küçümsememek gerekir. Çünkü bugün kongrede açık biçimde “Türkiye’yi yönetmeye talibiz” denildi. Fakat aynı konuşmanın bütününe bakıldığında bunun yalnız hükümet olmak anlamında kurulmadığı da görülüyor. Demokratik Cumhuriyet Hareketi’nin Kürt meselesinin demokratik çözümünü Türkiye’nin genel demokratikleşmesiyle birleştirmesi, her il, ilçe ve mahallede toplumsal örgütlenmeye dayanması ve kadınlar, gençler, emekçiler, Aleviler, farklı halklar ve inançlarla genişletilmesi hedefleniyor.
Bu ayrım yaşamsaldır.
Çünkü Apocu paradigma açısından demokratik cumhuriyet, mevcut merkezi devlet mekanizmasını ele geçirip onun başına başka bir siyasi kadro yerleştirmek değildir. Böyle olursa yönetici değişir fakat devlet-toplum ilişkisi değişmez. Merkeziyetçilik, bürokrasi ve iktidar tekeli aynı biçimde devam eder.
Önder Apo’nun demokratik toplum düşüncesinin esas iddiası ise tersidir: Toplum siyasal yaşamın seyircisi olmaktan çıkarak örgütlü özne haline gelmelidir.
Bu nedenle demokratik cumhuriyet ile demokratik toplum birbirinin alternatifi değildir. Bir taraf devlet alanının demokratikleşmesini, diğer taraf toplumun kendi kendini örgütleme ve yönetme kapasitesinin büyümesini ifade eder. Demokratik entegrasyon da bu iki alan arasında toplumun eritilmediği yeni bir ilişki kurma iddiasıdır.
Dolayısıyla “Cumhuriyete katılım” denildiğinde bunun anlamı Kürdün Cumhuriyet içerisinde görünmez hale gelmesi değildir. Kürt; kendi kimliği, dili, örgütlülüğü ve siyasal iradesiyle katılmalıdır. Alevi kendi inancıyla, kadın kendi özgün örgütlülüğüyle, emekçi kendi ekonomik ve toplumsal talepleriyle ortak yaşamın kurucu öznesi olmalıdır.
Önder Apo’nun “demokratik entegrasyon, Mezopotamya kültürünün demokratik bir varlık olarak katılımıdır” derken koyduğu ölçü de budur.
Bu nedenle demokratik cumhuriyet düşüncesi Kürt meselesini “Türkiye’nin genel demokrasi sorunlarından biri” haline getirip özgünlüğünü eritmek anlamına gelmez. Tam tersine, Kürt sorununun çözümünü Cumhuriyetin yapısal dönüşümünün temel ölçülerinden biri haline getirir.
Çünkü Kürt halkının dili, kimliği, yerel iradesi ve demokratik örgütlülüğü güvence altında değilse Cumhuriyetin demokratikleştiği söylenemez.
Aynı şekilde Aleviler eşit yurttaş değilse, kadın kendi yaşamı üzerinde söz sahibi değilse, emekçi ekonomik kararların dışında bırakılıyorsa, yerel toplum kendi kentinde ve mahallesinde gerçek karar gücüne sahip değilse yalnız seçimlerin yapılması demokratik cumhuriyet yaratmaz.
Bugünkü kongrede yapılan özeleştiri de bu açıdan önemlidir. Parti yönetimi kendi toplumuyla bağlarının kimi dönemlerde zayıfladığını, emek mücadelesinde, ekoloji alanında, gençliğin siyasete katılımında ve Barış ve Demokratik Toplum Süreci’nin toplumsallaştırılmasında istenen düzeye ulaşılmadığını açıkça söyledi. Ardından “direnişimizin yanına inşayı koyma vaktidir” denildi.
Bu ifade yeni dönemin esasını anlatıyor.
Çünkü demokratik toplum yalnız devlete talepler sunularak kurulmaz. Devlet yasa çıkarabilir; anayasal ve hukuki engelleri kaldırabilir; fakat komünü, kadın örgütlenmesini, kooperatifi, halk meclisini, ekolojik yaşamı ve toplumsal dayanışmayı devlet toplum adına kuramaz.
Bunları toplumun kendisi yaratmak zorundadır.
Tülay Hatimoğulları’nın bugünkü kongrede “barış mahalleye, okula, aileye, belediyeye ve gündelik yaşama girmelidir” derken yaptığı vurgu da tam buraya denk düşüyor. Ayrıca demokratik toplumun kadın, emek, ekoloji, gençlik, Alevi ve diğer toplumsal örgütlenmeler büyüdükçe gerçeklik kazanabileceğini belirtti.
Dolayısıyla Demokratik Cumhuriyet Hareketi’nin başarısının ölçüsü yalnız seçimlerde kaç oy aldığı olmayacaktır.
Asıl ölçü şudur:
Toplum örgütleniyor mu?
Gazeteci Zinar yıldız yazdı; Bugün kazanım veya kayıp olarak görünen gelişmelerin hiçbirinin henüz kesin bir garantisi ya da değişmezliği yoktur.
Suriye'de yeni mücadele dönemi - Yeni Özgür Politika https://t.co/x9DHBrbvN5
Kararda, uygulamanın ilk yılına ilişkin şöyle söyleniyor:
“Haftada 3 ders saati Kürtçe dili öğrenilecek.
Haftalık faaliyet dersleri Kürtçe dilinde yapılacak.
"Kürtçe dersinin notu, öğrencinin genel başarı ortalamasına dahil edilecek ve temel derslerden biri olarak sayılacak+++
🟧YILDIZ ÖNEN, DEMHAT TOLHILDAN, AKIN OLGUN YORUMLUYOR:
60 GÜNLÜK ABD-İRAN MUTABAKATI SONA ERDİ, ŞİMDİ NE OLACAK?
EN KRİTİK SORUN: HÜRMÜZ BOĞAZI
IRAK’TA DEVLET DIŞI GRUPLARIN SİLAHSIZLANDIRILMASI MÜMKÜN MÜ?
ROJAVA-ŞAM ENTEGRASYON SÜRECİNDE SON DURUM
SURİYE SAHASINDA İSRAİL-TÜRKİYE GERİLİMİ
BARIŞ VE DEMOKRATİK TOPLUM SÜRECİ’DE YENİ AŞAMANIN PARAMETRELERİ
BARIŞ SÜRECİ HERKESİN DURDUĞU YERİ YENİDEN TANIMLAYA YOL AÇIYOR?
KÜRTLER ARTIK TÜRKİYE’DE SİYASAL-STRATEJİK BİR GÜÇ
https://t.co/IgA0gXMTQ7
📍Gazeteci Demhat Tolhildan:
-Türk devletinin Tabqa Kalesi yakınında bir üs kurduğuna dair bilgi aldık
-Türkiye’nin Suriye’deki askeri varlığını artırarak yerleşmeye devam ettiği görülüyor
-Bunun İsrail’e mi yoksa İran destekli gruplara karşı mı bir hazırlık olduğunu bilemem
Gazeteci Demhat Tolhildan:
“Türk devletinin Tabqa Kalesi yakınında bir üs kurduğuna dair bilgi aldık. Türkiye’nin Suriye’deki askeri varlığını artırarak yerleşmeye devam ettiği görülüyor. Bunun İsrail’e mi yoksa İran destekli gruplara karşı mı bir hazırlık olduğunu bilemem..”
🚩IRAK’TA GRUPLARIN SİLAHSIZLANDIRILMASI MÜMKÜN MÜ?
🗣️Gazeteci Demhat Tolhildan:
📌Haşdi Şabi, yalnızca bir gruptan değil, 67 gruptan oluşmaktadır.
📌Bunlar, Irak ordusu bünyesinde milis güçleri olarak görülüyor; maaş alıyor ve yasal statüde faaliyet gösteriyorlar.
🚩İRAN SAVAŞI SURİYE ÜZERİNDE NASIL BİR ETKİYE YOL AÇTI?
🗣️Gazeteci Demhat Tolhildan:
📌İran’a yönelik savaş başlamadan önce, Suriye ve çevresindeki İran destekli gruplara yönelik müdahaleler başladı.
📌Baas rejimi düştükten sonra İran'a askeri müdahale başladı
🚩ROJAVA-ŞAM ENTEGRASYON SÜRECİNDE SON DURUM
🗣️Gazeteci Demhat Tolhildan:
📌QSD’nin feshinden ziyade, Suriye ordusuna dahil oluyor aslında
#MedyaHaber#MedyaHaberTv
🚩SURİYE SAHASINDA İSRAİL-TÜRKİYE GERİLİMİ
🗣️Gazeteci Demhat Tolhildan:
📌Türk devletinin Tabqa Kalesi yakınında bir üs kurduğuna dair bilgi aldık. Türkiye’nin Suriye’deki askeri varlığını artırarak yerleşmeye devam ettiği görülüyor.
#MedyaHaber#MedyaHaberTv