Haysiyetsiz troller ne benim ne de bir başka kadın siyasetçinin muhatabıdır.
Asıl mücadelemiz, bu cinsiyetçi dili besleyen, koruyan ve kadınları siyasetten dışlamaya çalışan çürümüş düzene karşıdır.
Bu troller, hakaret etme cüretini kendilerinde buluyorsa, bu denli pervasızlaştırılmışlarsa bunun sebebi, kirli siyaset anlayışının onlara açtığı alandır.
Bu şahıs hakkında hukuki süreci başlatıyorum.
Zorbalığa asla boyun eğmeyeceğiz!
Ankara’ya,
Başkentin kalbi Çankaya’ya operasyon yapmak, belediye başkanını tutuklamak; 19 Mart ve 21 Mayıs darbesinin, hukuksuzlukla oluşturulan “ahtapotun kolları” mekanizmasının son merhalesidir.
Can kardeşim Hüseyin Can Güner başkanımıza yapılan bu muameleyi kınıyorum.
Tutuksuz yargılanma haktır.
Bunu yok sayan, gizli tanık beyanı ve iftiracı düzeni ile operasyon, yargı düzenine ihanettir.
Gaziosmanpaşa’nın güzel yürekli insanları, canım komşularım, büyük ailem...
Bugün, aramızdaki demir kapıların hasretimizi biraz daha uzatacağı söylendi. Kavuşmamız, doya doya kucaklaşmamız bir başka zamana kaldı.
Bedenim burada, dört duvar arasında olabilir... Ama inanın bana; ben her sabah sizinle uyanıyorum. Meydandaki o tatlı telaşınızda, esnaf abimin sabah çayında, başını okşadığım evlatlarımızın gülüşünde, o çok sevdiğim sokakların her köşesinde kalbim sizinle atıyor.
Biz bu yola makam için değil, sadece hizmet edebilmek için, sizlere derman olabilmek için çıktık. Bilmenizi isterim ki tek suçum; 35 yıl sonra Gaziosmanpaşa’yı kazanmak bu güzel ilçeye hizmet etmemdir. Başımız dik, vicdanımız rahat. Bizi ayakta tutan tek şey işte bu tertemiz sevda ve sizin eksik etmediğiniz dualarınızdır.
Beni buralarda hiç merak etmeyin. Sizlerin o sımsıcak sevgisi, bana yolladığınız o görünmez bağ ta hücreme kadar ulaşıyor, içimi ısıtıyor, direncime güç katıyor. Sizden tek bir ricam var: Sakın umudunuzu kaybetmeyin, sakın ola başınızı öne eğmeyin. Hakikatin sesini, doğrunun ışığını hiçbir duvar gizleyemez.
O güneşli, o aydınlık sabahta; Gaziosmanpaşa’nın meydanında yine omuz omuza verecek, yarım kalan hikayemizi yazmaya devam edeceğiz. O güne kadar ilçemiz, hayallerimiz ve umudumuz birbirinize emanet.
Sizleri çok ama çok özledim.
Hasretle, sevgiyle…
Niğde’de bugün bir kiraz dalının altında çiftçinin derdini dinledik, sonra sokağa karışıp omuz omuza verdik.
Her selamdan güç, her sohbetten umut aldık.
Biz bu güzel insanların umudunu yerde bırakmayacağız.
Yüzünü millete dönenlerle, yüzünü saraya dönenler artık nettir.
Siyasal yargı kararlarına teslim olarak, milletimizin iradesinin, değişim arzusunun önüne set olmaya çalışanları tarihin çöplüğüne göndereceğiz.
İtirafçılarla aynı kaptan beslenen, aynı düzenin parçası olan, karşımıza çıkmaya korkan, polisin arkasına saklanarak milletimizin geleceğini çalmaya yeltenen kifayetsiz muhterislerle vakit kaybetmeyeceğiz.
Koltuk, mevki, makam ve para hırsıyla karakteri aşınmış, sırtlana dönmüş, zombileşmiş maşaları, bugüne kadar olduğu gibi asla muhattap almayacağız.
Polis kalkanıyla siyaset yapmaya alışkın olanlar milletimizin demokrasi tokadını yiyecekler.
Biz, milletimizin gösterdiği yolda, milletimizin gösterdiği hedefe yürüyeceğiz.
Bu mücadeleyi, yüzünü millete dönenler kazanacak.
And olsun ki, millet kazanacak!
33 yıldır emek verdiğim, duvarlarında 6 Ok asılı evlerde doğup büyüdüğüm; seçmen-parti ilişkisinden çok daha güçlü bağlarla bağlandığım, baraj altında olduğu günlerde dahi kapısını açıp bayrağını gururla astığım partime, 103 yıllık çınarımıza ve bu zorlu süreçte desteğiyle beni zindanda dimdik ayakta tutan Cumhuriyet Halk Partisi aileme yürekten teşekkür ediyorum. İyi ki varsınız.
Savunma vermem nedeniyle hadsizce saldıran, pamuklara sarılı büyümüş ve düne kadar partinin önünden dahi geçmemiş dar bir çevreye en güzel cevabı; İnan Güney’in gençliğini, ilçe başkanlığını, 33 yıllık emeğini ve mücadelesini bilen gerçek parti emekçileri vermiştir.
Cumhuriyet Halk Partisi aileme hizmet etmek, 103 yıllık çınarımızın bayrağını daha da yukarılara taşımak, bu yangın yerinde benim için hem bir görev hem de bir vefa borcudur.
11 aylık haksız tutukluluğunun ardından özgürlüğüne kavuşan Beyoğlu’nun seçilmiş belediye başkanı İnan Güney’e hoşgeldin diyorum.
Mücadelemiz Ekrem Başkanımıza ve tüm yol arkadaşlarımıza kavuşana dek sürecek.
İyilik kazanacak.
İnan Güney Başkanımızın özgürlüğüne kavuştuğu haberini büyük bir sevinçle öğrendim. Umut oldu.
Ailesine ve sevdiklerine yeniden kavuşmuş olmasının mutluluğunu yürekten paylaşıyorum.
Haksız yere özgürlüklerinden mahrum bırakılan herkesin en kısa sürede sevdiklerine kavuşması, adaletin gecikmeden ve eksiksiz şekilde tecelli etmesi en büyük dileğim.
Umudu büyütmeye, adalete olan inancımızı korumaya ve mücadelemizi hep birlikte sürdürmeye devam edeceğiz.
Hukuksuzluğun en üst seviyesini yaşadığımız bu dönemde; dün tahliye olan yol arkadaşlarımız bizleri mutlu etti.
Başta İnan Güney Başkanımız olmak üzere tüm arkadaşlarımıza geçmiş olsun dileklerimi iletiyorum.
İnan Güney, Murat Kapki'nin etkin pişmanlık adı altında verdiği iftiralar gerekçe gösterilerek, hazırlanan bir kumpasla tutuklanmıştı. Tabi asıl tutuklanma gerekçesi, CHP'ye karşı yapılacak operasyonlara yeni bir halka eklemek ve yıllarca çalışarak Başkanı olduğu Beyoğlu Belediyesi'ni Meclis oylamasıyla AKP'ye geçirmekti. Önce meclis oylamasında belediye partide kaldı, ardından da Murat Kapki mahkeme huzurunda Savcılığın yönlendirmesiyle yalan söylediğini ve iftira attığını ilan etti ve İnan Güney'den helallik istedi. Sonuç olarak 1 gün bile tutuklu kalmaması gereken İnan Güney, dün nihayet tahliye oldu.
Eşine ve evlatlarına kavuşan İnan Başkan'a geçmiş olsun dileklerimi iletiyorum.
Beyoğlu’nun evladı, Belediye Başkanımız İnan Güney’in ve arkadaşlarımızın tahliye haberini büyük bir sevinçle öğrendim.
Temennim; İBB Başkanımız Ekrem İmamoğlu ve bütün yol arkadaşlarımızın da en kısa sürede özgürlüklerine kavuşmasıdır.
Hoş geldin başkanım! @inanguney
Beyoğlu’nun her köşesine dokunan, Belediye Başkanımız İnan Güney’in tahliye haberinin sevincini yaşıyoruz.
İlçesi için gece gündüz çalışan İnan başkanımız 11 aydır Beyoğlu’ndan uzakta, haksızca zindandaydı. Bir günü bile telafi edilemeyecek bu haksızlığın büyümemesi; Beyoğlu’na hizmet etmek üzere derhal göreve iade edilmesi gerekiyor.
Geciken adalet yarımdır. Tüm başkanlarımız için tutuksuz yargılama çağrımızı yineliyor; iyi haberler almaya devam etmeyi umuyoruz.
Kavuşacağız.