@JargonMedya Hanımefendidoğru olan şudur kim böyle azgınsa evlendirilmelidir. Birisinin para karşılığında ruhunu satması doğru değildir. Herkes aile kursun işine baksın.
@wisdomofmentese Kadınlar çalıştığı sürece sıkıntı devam edecek. Hem nesil tükenecek hem de ahlak dibin dibine ulaşacak çünkü kadınlar evde erkeğine değil işde patronuna ya da iş arkadaşına cilve yapıyor. Onlarca kez bana yavşayan kadın var.
🛑Süleymancıların Mersin'de halka at etini dana kavurma diye yedirmesi büyük tepkilere neden oldu!
Ama bu olay ilk değil.
Cemaat daha önce de Almanya'da yaşayan Müslümanlara domuz etinden sucuk yedirmiş.
👇👇👇
Eşine her gün sahur hazırladığı için eleştirilen kadın, açıklama yapmak zorunda kaldı:
“Bugün yirmi ikinci gün olacak, bilfiil kalkıp sahur hazırlıyorum.
‘Neden bu adam sürekli hazır masaya oturuyor, neden sahuru kendisi hazırlamıyor?’ gibi mesajlar geliyor.
Çünkü bu adam sahurunu yapıyor ve yatmadan işe gidiyor. Ben yatıyorum. Aslında bu kadar basit.
Hasta olsam bana sormadan kalkar, beni çağırır. Hatta gerekirse bana yedirir, yatırır, bebek gibi bakar.
Ben otuz gün değil, üç ay da sahur hazırlarım.
Yemek hazırlamak, kocaya hizmet etmek, kocanın sana hizmet etmesi normal. Elin adamına hizmet etmiyoruz.
Kendi karısına, kendi kocasına hizmet etmeyi ne zaman anormal bir durum olarak addetmeye başladık, onu anlayamıyorum.
Ben, bana bulduğu her fırsatta duyduğu minnet duygusundan bahseden, her zaman el üstünde tutmaya çalışan bir adama hizmet etmekten hiç gocunmam, gocunmayacağım.”
Avrupa Komisyonu ayağımıza kadar gelip "gelin iletişimde sınırları kaldıralım" diyor, bizim operatörler "yok, biz vatandaşı kendi içimizde yolmaya devam edeceğiz" deyip kapıyı kapatıyor.
Düşünün ki uçağa biniyorsunuz, Berlin'e veya Roma'ya iniyorsunuz ve telefonunuzu tıpkı Kadıköy'de, Kızılay'da geziyormuş gibi hiçbir sürpriz fatura korkusu olmadan kullanıyorsunuz. İşin asıl can alıcı kısmı ne biliyor musunuz? Roaming sisteminin çift yönlü çalışması. Yani sınırlar kalktığı için, elin Avrupalısının ayda üç beş Euro'ya kullandığı o devasa, sınırsız ve ucuz GSM paketlerini burada, kendi ülkemizde şebeke sorunu yaşamadan kullanma şansımız olacaktı.
Peki bu devasa fırsat neden elimizin tersiyle itildi?
Çünkü bu topraklarda sıradan vatandaşın herhangi bir hizmete kolay, ucuz ve dünya standartlarında ulaşmasına karşı inanılmaz bir alerji var. Sizin sınırları aşmanız, cebinizden daha az para çıkması, fatura derdi düşünmeden internete girmeniz birilerini fena halde rahatsız ediyor. Kurulmuş bir sömürü çarkı var ve yerli operatörlerin o astronomik kâr marjları düşmesin, tekel düzeni bozulmasın diye 85 milyonun dünyayla arasına bir kez daha duvar örüldü.
Mesele sadece yurt dışına çıkınca harita açmak, fotoğraf atmak değil. Mesele halkın en ufak bir refah kırıntısına ulaşmasına sermaye sahipleri tarafından duyulan o derin tahammülsüzlük. Bize reva görülen tek senaryo belli: Her şeyin en kalitesizine, dünyanın en yüksek bedellerini ödemeye mahkum edilmek.
Bugünü tarihe not düşün. Sırf siz ucuza ve özgürce iletişim kurmayın diye Avrupa'nın altın tepside sunduğu fırsatı göz göre göre çöpe attılar. Kendi insanına reva görülen bu düzeni ve bugün alınan bu kararı asla unutmayın.
YTÜ Makine mezunu işsiz genç:
"Yüksek lisansa geçsem TÜBİTAK'ın bursuyla kiramı bile ödeyemiyordum. En yüksek kalite Q1 bir yayının ilk yazarıyım ve ben bunu öğrenciyken yazdım.
TUSAŞ'la birlikte çalıştık, kompozitlerin delinmesi üzerine çalıştım, hiçbir dönüş olmadı. TÜBİTAK'a da iş yaptım ama hiçbir dönüş alamadım. AR-GE şirketine çalıştım, oradan da dönüş olmadı.
Düğünlere, organizasyonlara amele olarak gitmeye başladım. Orada 17 yaşındaki çocuklar bana gelip 'Abi sen makine mühendisiymişsin, abi sen Yıldız'dan çıkmışsın, ben okumayacağım' diyor. Orada çocuklar, okumuşlarla dalga geçiyordu. Ekmek parasının ayıbı olmaz ama bu benim ağırıma gidiyordu."
Pkk sempatizanı, ayrılıkçı, eğitilmez Kürt arkadaşlara teşekkürler.
Sayelerinde Türk pasaportuna vize istemeyen Japonya da vize uygulamasına geçiyor
İnsanlar anlamıyor ama, Avrupa’nın vize uygulama sebebi de bu kitle
Türk milletine vermedikleri zarar açmadıkları bela kalmadı
@zafersahin06 Antalya'nın dünyaca meşhur Konyaaltı sahilleride işletmelerin işgali altında.
Halkın denize gireceği yer kalmadı.
İnsanlar sahilde nerede ise sırt sırta vererek oturuyor.
CHP her yerde aynı.
🔴Sahiller Halkındır…
🔴3621 sayılı Kıyı Kanunu:
🔴Madde 6 – Kıyı, herkesin eşitlik ve serbestlikle yararlanmasına açık olup, buralarda hiçbir yapı yapılamaz; duvar, çit, parmaklık, telörgü, hendek, kazık ve benzeri engeller oluşturulamaz.
🔴 Prof.Dr.Ebubekir Sofuoğlu, Muhammed Emin Yıldırım hocayı hedef aldı:
“Gazze için çırpınan Cumhurbaşkanımıza her şeyi yapmadı diyorsun
Bu toprağın altı da var, provokatörlük yapma Muhammed Emin Yıldırım.
Bilinmeyen, çok ciddi bir takım desteklerin yapıldığına da şahidim ancak buna inanmak zorunda değilsiniz.
Gazze'ye yardım yapan Türkiye'yi oyundan düşürmek için çıkartılan orman yangınları da sana yetmiyor mu Muhammed Emin Yıldırım?
Cumhurbaşkanından en küçük birim amirine kadar Gazze konusunda bu kadar hassas yetkililerin olduğu ülkeye bu muamelede bulunmak zulümdür, vebaldir.
Sen neye hizmet ediyorsun Muhammed Emin Yıldırım?”