@tod_tr 20 dakika oldu maç başlayalı daha yeni yayına girebildim. İğrenç , rezil bir firmasınız. Uygulamanız uygulama değil yazıklar olsun size verdiğim paraya.
DEM'li Sırrı Sakık'ın terör itirafları ;
-33 yıl önce ağabeyim ensesinden vurularak öldürüldü
-Kız kardeşim Sason dağlarında çatışmada yaşamını yitirdi
-Ağabeyimin oğlu 99'daki barış görüşmelerinde pusuya düşürülerek öldürüldü
-Küçük kardeşim dağa çıktı ve Güney Kürdistan’da, mezar taşı orada
Takdir sizin!
Saran'ın şike itirafi açıklamaları sonrası Fenerbahçe açıklama yayınlamıştı.
"Fenerbahçe’nin şike yaptığını söyleyen bir zat’ın Fenerbahçe başkanlığı gibi kutsal bir göreve hangi yüzle aday olacağını kamuoyunun takdir ve değerlendirmelerine bırakıyoruz."
https://t.co/n5CqqbgtFq
Belki bu yazacaklarım can sıkacak, belki başıma iş olacak, belki aldığım tehditlerin sayısını artıracak ama yıllardır yakın çevremdekilere, özellikle Türk gençlerine hep aynı öğütleri veriyorum bir abileri olarak. Türk’ten başka kimseye de bu öğütleri vermiyorum.
Öncelikle birçoğunuzun bildiği üzere Konyalıyım. Kayseri ve Konya arasında ömrümün %90’ını geçirmiş biriyim. Konya ve Kayseri denilince kültürel ve sosyolojik yapıları az çok tahmin ediyorsunuzdur.
Sporda, yolda, sokakta, bazen derste bazen arkadaş ortamında, bazen sosyal medya sohbetlerinde soruyorum; “bu vatan için ölür müsün?” diye, hepsinin saniye düşünmeden verdiği cevap “evet, ölürüm” oluyor. “Hayır ölmeyeceksiniz, bu vatan için yaşamaktır doğru olan, ölümü güzellemeyin” deyince de mevcut tabulardan ve yetiştirilme tarzından ötürü bir afallanıyor, hemen ön yargı duvarları kat kat örülüyor.
İşte bizim gibi gariban Anadolu çocuklarına; savaşta, cephede, vergide, ırgatlıkta akıllara ilk gelen Anadolu Türkü’ne çizdikleri yol, biçtikleri kader yalnızca bu. Ölmek, ölümü güzellemek.
Kimi garibanlıktan, hiçbir işe torpil bulamadığından “son çare” asker olurum der, bunu söylerken de yine içinde vatan, millet, devlet aşkı ve yeni tüylenen hilal bıyığı ile, kimi de gerçekten bu mesleğe aşık olduğu için, şehit olmayı “bize de nasip olur mu” düşüncesiyle benimser askerliği, polisliği.
Karşı cenahın çocukları keman çalarken, piyanoyla büyürken; tiyatro, sinema, müzik ile ilgilenip güzel kızlarla, yakışıklı çocuklarla gençliklerini doyasıya yaşarken, hayatın her çağının tadını çıkarırken bizim garipler daha 20 yaşında Şırnak’ta, Hakkari’de dağlarda olmakla mutlu olurlar.
Mutlu olurlar çünkü bildikleri başka bir mutluluk yoktur. Diriliş, kuruluş, skiş, sokuş gibi dizilerle, dünyaya nizam verme hevesiyle içi kıpır kıpır olur, çünkü başka bir şey görmemiştir bu çocuk.
Anası, babası, eşi dostu şehitliği överken aslında hiçbiri evladının ölmesini istemez ama bunu dile getirmeyi, “benim çocuğum şehit olmasın, ölmesin” demeyi de ayıp sayar, diyemezler. Çünkü onlar da anadan, babadan, atadan, bu coğrafyadan böyle görmüştür. Çünkü o devlet büyüğü dediklerinin onlara biçtiği rol budur!
Ben bu coğrafyanın çocuğu olarak şimdi gördüğüm her çocuğa diyorum ki; asker olma, polis olma, yani bunları bir meslek olarak seçme!
“Bu vatan için neden hep biz öleceğiz, bu vatan için neden zengin yetişen çocuklar, keman, piyano ile uğraşan gençler, sanatçı çocuklar değil de yalnızca biz öleceğiz? İmkanınız varsa bedelli yapın, yoksa da bu imkanı yaratın ve ölmeyin!” Diyorum.
Çünkü biz Türkler, tıpkı Osmanlı’da olduğu gibi cefasını çekerken bu toprakların, sefasını hep bizden olmayanlar, Türk olmayanlar yemiş, halen de yemektedirler.
Zenginin, siyasetçinin, para babasının, koltuğu sağlamın çocuğunun refahı iyiyken, her kızdığımızda kafamıza vuran, her “Türk’üm” dediğimizde lafı ağzımıza tıkıştıran güçler neden ölüm gelince bizi arar, ölüm gelince bizi sorar?
Bu hayatta sizin hayatınızdan başka hiçbir değer yoktur sevgili gençler. Siz, Anadolu çocuğuna yazılan kadere razı gelir de ölür giderseniz, sevdiğiniz kız bile 1 yıl geçmeden unutur, ananızın yüreğine düşen yangından başka sizi hatırlayan olmaz!
Sizi toprağa düşürenler de kendisine milliyetçiyim, devletçiyim diyen namertlerle el ele, kol kola gelir, akıttığınız kanın verdiğiniz canın hiçbir değeri kalmaz!
Türk çocuğu artık aklını kullanmalı, kendisine biçilen ve asırlardır kutsal belletilen bu yanılgılardan sıyrılmalı ve hayatta kendisinden başka hiçbir şeyin değerli olmadığını bugün PKK’lı p*ç kurularıyla kol kola gezen, şehit kanlarıyla beslenenleri göre göre, okuya okuya, öğrene öğrene anlamalı ve idrak etmelidir!
“Bu vatan ölüme, cefaya gelince bizim de sefaya gelince neden bizim değil” diyebilmelidir!
Türklük için yaşayın, Türklüğü yüceltmek için kendinizi geliştirin. Kimseye hayatınız, kanınız, canınız üzerinden plan yapma fırsatı vermeyin!
SİZE BİÇİLEN ROLÜ KABUL ETMEYİN!