Özgür Özel'den şok iddia: "Bizim suçumuz; seçim kazanıp AKP'ye tehdit oluşturmak, ABD ve İsrail'in bölgede planladığı düzene ve nizama uyum gösterecek makul bir aktör olmayı reddetmek."
BASINA VE KAMUOYUNA
Çocuklarımızı gerici propagandanın hedefi haline getiren Recep Çınar hakkında suç duyurusunda bulunduk. Sürecin takipçisi olacağız.
Çocuklarımızın eşit, özgür, laik ve aydınlık bir ülkede yaşayabilmesi için mücadelemizi kararlılıkla sürdüreceğiz.
📌Çiğli
📢"NATO'ya hayır!" çağrımızı örgütlemeye devam ediyoruz.
🔴"Ekonomi karaya oturdu" manşetiyle çıkan gazetemiz Yurtsever'i emekçilere ulaştırıyoruz.
📣Bağımsız bir Türkiye için sen de bize katıl!
👇
🔗https://t.co/dHYAwgcenS
#natoyahayır#notonato#TKH
Yeni Ülke dergisinde “Şiddetin anatomisi, laiklik, ahlak ve din” başlıklı yazım yayında. Said Nursî’yi, Ali Bulaç’ı eleştirdiğim, Aşık Veysel’in düşüncelerinin gücünü gösterdiğim, Eski Ahit’ten ve Kuran’dan da alıntılar bulacağınız yazıma ilgilenenler için
https://t.co/BrQsUVL7ue
EMPERYALİZME KARŞI YÜKSELECEK İTİRAZ SUSTURULAMAZ!
Ankara’da düzenlenecek NATO Zirvesi, memleketimizin emperyalist merkezlerin stratejik planlarına nasıl eklemlendiğini ve iktidarın işbirlikçi karakterini tüm çıplaklığıyla gözler önüne sermektedir. Üniversitelerimizin çevrim içi eğitime mahkûm edilmesi, akademik takvimin iptal edilmesi ve yurtların zirve ihtiyaçlarına göre boşaltılması; eğitimin ve barınma hakkımızın emperyalist bir takvim uğruna tasfiye edilmesinden başka bir şey değildir. Bu karar, üniversite kapılarını bilime kapatıp emperyalizme açanların, gençliğin geleceğiyle nasıl pervasızca oynayabildiğinin kanıtıdır.
Bizler, bu topraklarda emperyalist merkezlerin stratejik bir taşeronu olmayı ve halkların kaderinin kirli senaryolarla belirlenmesini kabul etmiyoruz. Dünya genelinde ekonomik ve askeri zorbalığı bir “düzen” olarak pazarlayan NATO; sömürünün ve işgalin örgütüdür. Bugün Ankara’nın kapılarını bu anlayışa ardına kadar açan, üniversiteleri ve kamu imkanlarını bu zirvenin ihtiyaçlarına sunan her irade ise bölge halklarına karşı işlenen suçların doğrudan ortağıdır.
Ancak bilinmelidir ki ne NATO’nun ülkemizi bir savaş karargahı gibi kullanmasına, ne de üniversitelerimizi güvenlik koridoruna çeviren bu işbirlikçi düzene teslim olacağız. Bugün “güvenlik” adı altında boşalttığınız o sıralardan, o yurt odalarından emperyalizme karşı yükselecek itirazı hiçbir zirve hiçbir karar susturamayacaktır. Bizler, memleketimizin geleceğini bu emperyalist tasfiye sürecine kurban etmeyecek; o güvenlik kalkanlarınızın arasında dahi bağımsızlığı, eşitliği ve özgürlüğü örgütlemeye devam edeceğiz.
AKP, MHP, CHP
Koç'un birleştirici gücünün sırrı nedir?
Koç Grubu:
• Kurucusu Vehbi Koç'tur.
• Vehbi Koç, kurulduğu günden 1960'a kadar CHP üyesidir.
• Yabancı sermayenin tasfiye edilerek milli sermaye yaratma politikasından en fazla faydalanan "milli sermaye"dir.
• Türkiye'deki İlk holding Koç Holding'tir.
• 12 Mart Muhtırası ve 12 Eylül Darbesi'ni desteklemiştir.
• Dünya'nın en büyük 500 şirketi arasındadır.
Türkiye, sosyalizm mücadelesinin dinamikleri açısından zor ama zengin bir ülke. Bu ülkenin devrimcileri ve ilericileri tek tek emekçilere yüzünü çevirmek dışında bir şansı bulunmuyor. İşini yapan tüm dostlara ayrı ayrı teşekkür etmek gerekir.
Kılıçdaroğlu, Büyük Ortadoğu Projesi’nin “başkan yardımcılığı”na soyunmuştur
AKP-FETÖ ittifakı dönemine benzer bir şekilde iktidarın siyasi operasyonlarının doğrudan aracı haline gelmiş yetkisiz bir mahkemenin butlan kararıyla yeniden CHP genel başkanlığına “getirilen” Kılıçdaroğlu’nun dün yaptığı konuşma ibretliktir. ABD-İsrail tarafından çerçevesi çizilen Büyük Ortadoğu Projesi’nin eş başkanı olduğunu söyleyen AKP Genel Başkanı Erdoğan’ın yaptığı konuşmanın neredeyse aynısı Kılıçdaroğlu tarafından yapılmıştır.
https://t.co/WhX2qBNjwe
📣 NATO'ya hayır çalışmamız İstanbul'un dört bir yanında, emekçi semtlerinde!
🔴Bağımsız bir ülke için, katillerin ve haydutların ülkemizde toplanmasına hayır!
🔴Sen de katıl bize, bağımsız bir ülkeyi beraber kuralım. 👇
🔗https://t.co/J07DsHL7UM
#natoyahayır#notonato
❗Yeni Üniversite ders kayıtları açıldı.
Yeni Üniversite'nin çağrısı:
📢Seni de birlikte öğrenmeye, öğretmeye, araştırmaya ve hepsinden önemlisi birlikte mücadele etmeye çağırıyoruz.
Yeni Üniversite eğitimlerine https://t.co/rWhFk2MAve adresinden başvurabilirsiniz.
📌Alsancak
📢"NATO'ya hayır!" çağrımızı örgütlemeye devam ediyoruz.
🔴"Ekonomi karaya oturdu" manşetiyle çıkan gazetemiz Yurtsever'i emekçilere ulaştırıyoruz.
📣Bağımsız bir Türkiye için sen de bize katıl!👇
🔗https://t.co/dHYAwgcenS
#natoyahayır#notonato#TKH
Görüntüler, Hindistan'ın Kerala eyaletine bağlı Thrissur bölgesinde yer alan bir Eyyal köyünde gerçekleşen Red Carnaval'dan.
Kerala: Hindistan'ın güneybatısındaki Malabar Sahili'nde yer alan, resmi dili Malayalam olan bir eyalet. %100'e yakın okuryazarlık, yüksek yaşam süresi ve düşük bebek ölümü oranıyla Hindistan'ın insani gelişmişlik indeksi (HDI) en yüksek bölgesidir.
İlk Seçim (1957): Dil sınırlarına göre yeniden kurulan Kerala'da yapılan ilk seçimleri Hindistan Komünist Partisi (CPI) kazandı. Başbakanlığa E. M. S. Namboodiripad geçti. Bu hükümet, dünyada demokratik seçimle başa gelen ikinci; Hindistan'da ise ilk komünist hükümet oldu.
Reformlar: Namboodiripad yönetimi, feodal kast baskısını kırmak için Toprak Reformu Kanunu'nu çıkardı. Kiracı çiftçilerin topraktan atılması yasaklandı, topraksız köylülere mülkiyet verildi. Özel okullar devlet denetimine alındı.
Merkezi Müdahale (1959): Bu reformlar; mülk sahipleri, üst kastlar ve dini kurumların büyük direnişiyle karşılaştı. Komünizmin yayılmasından korkan merkezi hükümet, 1959'da anayasanın 356. maddesini işleterek Kerala hükümetini görevden aldı ve eyalette doğrudan başkanlık yönetimi ilan etti.
Kerala siyasetine yön veren ana yapı Hindistan Komünist Partisi (Marksist) - CPI(M)'dir. Bu yapının, Hindistan'daki silahlı Maoistlerle (Naksalitler) arası tamamen açıktır:
CPI(M): Anayasal düzeni, çok partili demokratik sistemi ve sandığı kabul eder. Kitlesel bir partidir.
Maoistler (Naksalitler): Mevcut parlamenter sistemi reddeder, gerilla mücadelesi yürütürler.
Mayıs 2026, Seçim Yenilgisi: Mayıs 2026'da yapılan eyalet meclisi seçimlerinde, 2016'dan beri eyaleti kesintisiz yöneten sol ittifak (LDF), merkez-sol çizgideki Kongre Partisi ittifakı (UDF) karşısında ağır bir yenilgi aldı. 140 sandalyeli mecliste Kongre ittifakı 102 sandalye kazanırken, sol ittifak 35 sandalyede kaldı.
Bu yenilgiyle birlikte Hindistan'da sol partilerin yönetiminde olan son eyalet hükümeti de düşmüş oldu. Güncel olarak eyaleti artık komünistler değil, Kongre ittifakı yönetiyor.
Siyasi iktidar Mayıs 2026 itibarıyla değişmiş olsa da, 70 yıllık sol geleneğin toplumsal tabandaki izleri silinmedi. Eyyal gibi köylerdeki yerel gençlik grupları, festival komiteleri ve sokak kültürleri; kendilerine hâlâ "Red Army", "Bolivia", "Cuba", "Che Guevara" gibi isimler seçmeye, bu sosyalist sembolizmi sokaklarda yaşatmaya devam ediyor.