Öyle uzaktan seviyorum seni;
Yanaklarına sızan iki damla yaşını silmeden,
En çılgın kahkahalarına ortak olmadan,
En sevdiğin şarkıyı beraber mırıldanmadan,
Öyle uzaktan seviyorum seni...
Cemal Süreya #şiir#deniz
ATATÜRK’ÜN GENÇLİĞE HİTABESİ
Ey Türk gençliği! Birinci vazifen; Türk istiklalini, Türk cumhuriyetini, ilelebet muhafaza ve müdafaa etmektir.
Mevcudiyetinin ve istikbalinin yegâne temeli budur. Bu temel, senin en kıymetli hazinendir. İstikbalde dahi seni bu hazineden mahrum etmek isteyecek dâhilî ve haricî bedhahların olacaktır. Bir gün, istiklal ve cumhuriyeti müdafaa mecburiyetine düşersen, vazifeye atılmak için içinde bulunacağın vaziyetin imkân ve şeraitini düşünmeyeceksin. Bu imkân ve şerait, çok namüsait bir mahiyette tezahür edebilir. İstiklal ve cumhuriyetine kastedecek düşmanlar, bütün dünyada emsali görülmemiş bir galibiyetin mümessili olabilirler. Cebren ve hile ile aziz vatanın bütün kaleleri zapt edilmiş, bütün tersanelerine girilmiş, bütün orduları dağıtılmış ve memleketin her köşesi bilfiil işgal edilmiş olabilir.
Bütün bu şeraitten daha elim ve daha vahim olmak üzere, memleketin dâhilinde iktidara sahip olanlar, gaflet ve dalalet ve hatta hıyanet içinde bulunabilirler. Hatta bu iktidar sahipleri, şahsi menfaatlerini müstevlilerin siyasi emelleriyle tevhit edebilirler. Millet, fakruzaruret içinde harap ve bitap düşmüş olabilir.
Ey Türk istikbalinin evladı! İşte, bu ahval ve şerait içinde dahi vazifen, Türk istiklal ve cumhuriyetini kurtarmaktır. Muhtaç olduğun kudret, damarlarındaki asil kanda mevcuttur.
Mustafa Kemal Atatürk
“Çoğu kişi sadece sonucu görür…
Oysa her başarının bir arka planı vardır.
Erken başlayan günler, vazgeçilmeyen anlar, sabırla atılan adımlar…
Hepsi aynı hikâyenin parçası.
Emek, sabır ve vazgeçmeyen bir duruş.
Bu sektör, hikâyesini yazanların.”
Sen bizim Canımızsın, Sen bizim Babamızsın, Sen bizim Atamızsın.
Sen bizim Ebedi Kurucu Liderimizsin.
Bu görseli görüp türküyü dinlediğimde çok ama çok kötü oldum. Gözlerim doldu.
Seni çok seviyorum 😔😔😔
Kırılan söyleyecek, kızan anlatacak, açıklayacak. Açık iletişim becerisi olmayan insanların düşünce ve duygularını yorumlamayın, boşlukları kendinizce doldurmaya çalışarak zihninizi bulandırmayın.
Yalnız kalmayı, kendini yalıtmayı seçen insanları hassas veya hasta sanmayın. Onların çoğu, toplumca kanıksanmış iki yüzlü ve zorba insan ilişkilerinden artık tiksinmiş ve en küçük zorbalığa bile toleransı kalmamış, gerçek ruhlardır.
Sevgili algoritma, lütfen bu postu bu yıl kendine değer vermeyi, sınırlarını sağlıklı koymayı öğrenenlere ve kendi doğasına uygun yaşamaya kararlı olanlara göster.
Kimseye kendinizi açıklamaya çalışmakla uğraşmayın. Hiçbir işe yaramıyor. Kime ne açıklarsanız açıklayın, günün sonunda herkes inanmak istediğine inanıyor. Kötü, haset, zorba ve hadsizlere koca bir “siktir” çekin ve yolunuza devam edin. Sinirinizi hiç bozmayın.