Özgür Özel yüreklerin mert lideridir, hiç bir eli geri çevirmez, hiç bir eli reddetmez.
Genel Başkanımız Özgür Özel, kendine börek ikram eden YENİ Parti Kadın Kolları üyesiyle buluştu.
“Gel, üye ol, Türkiye’nin umudu ol!”
Kadınlara, gençlere, ailesi için emek ve ekmek mücadelesi verenlere; bu ülkenin geleceğinden umudunu kesmeyen herkese sesleniyorum, siz yolu açacaksınız ki Türkiye huzura kavuşacak.
Ne diyordu Mehmet Akif? “Sahipsiz vatanın batması haktır, sen sahip çıkarsan bu vatan batmayacaktır.”
Türkiye’nin geleceğinde söz sahibi olun.
YENİ Parti’nin sahibi bir kişi, bir makam, bir kadro değildir.
YENİ Parti’nin sahibi halktır.
86 milyonun her ferdi bu yolculuğa davetlidir.
https://t.co/s02Cp84FYw
Milletin gündemi belli:
Düşük maaşlar, hayat pahalılığı, vergi soygunu…
Bir örnek: https://t.co/TVVvUJsTsP’te satılık!
Sepete ekliyorsun: 112.000 ₺
Kasaya gidiyorsun: 230.000 ₺
Bu kara düzen, ürünün kendisinden daha pahalı vergiyi icat etti.
Telefon katlanıyor ama millet bu vergi soygununa katlanamıyor.
KARA düzeni değiştireceğiz.
Milletin YENİ düzenini kuracağız.
I was elected Mayor of Istanbul three times. When I became the leading democratic challenger to the government, my university diploma, a prerequisite for running for presidency, was annulled. I was arrested and placed in pre-trial detention.
Since then, they have tried repeatedly to silence me.
My voice, my image and even photographs of me have been restricted. My social media accounts have been blocked time and again.
Then they tried to silence me inside the courtroom itself. I was prevented from presenting my defence and even from questioning other defendants.
Now they are trying to silence that defence outside the courtroom as well.
My forthcoming book, Millet Şahidimdir — The Nation Is My Witness — contains much of the defence I was not allowed to deliver freely before the court. On 27 August, before the book could even be released, an Istanbul court ordered all printed and forthcoming copies to be seized and banned its distribution and sale.
Police were sent to printing houses and copies were confiscated.
Think about what this means, first they prevent a political prisoner from presenting his defence in court; then they prohibit the public from reading that defence.
This is not justice. It is censorship backed by judicial power.
But I will not be intimidated.
I will not be silenced.
I will not surrender.
Millions will read this book. My defence will be heard. The truth will reach the public including those who are trying so desperately to suppress it.
You can confiscate a book. You cannot confiscate the truth.
Demokrasi yarışından korktu diplomamı iptal ettirdi.
Tutuklanıp hücreye atılmamı istedi.
Sesimi, yüzümü, fotoğrafımı yasaklattı.
Sosyal medya hesabımı defalarca kapattırdı.
Yetmedi, mahkemede savunma hakkımı dahi engelletti.
Sanıklara soru sormama bile tahammül gösteremedi.
Şimdi ise bana yaptırmadıkları savunmamın yer aldığı “Millet Şahidimdir” kitabımı daha yayınlanmadan yasaklattı.
Emniyet güçleri eliyle matbaalar basıldı ve kitaplar toplandı.
Yılmayacağım!
Susmayacağım!
Durmayacak ve teslim olmayacağım!
Milletle beraber bu kitabı milyonlar okuyacak.
Savunmamı herkes görecek. Yasakçılar dahil!
YENİ Parti’yi birlikte kurduk.
Birlikte büyütüyoruz.
Birlikte iktidara taşıyacağız.
Bu yeni yürüyüşün sesini herkese yine hep birlikte duyuracağız.
Resmi sosyal medya hesaplarımız:
X:
https://t.co/bTd0qnbmzj
Instagram:
https://t.co/xp8XX5gRey
Facebook:
https://t.co/nx8AhZM2fD
TikTok:
https://t.co/2mgwobgeT1
YouTube:
https://t.co/EjmOPLCTtc
BU SİLİVRİ’DEN ADALET ÇIKMAZ!
Yargı üzerindeki siyasi baskı ilk sonucunu pazartesi günü verdi. Aylarca itibar suikastine uğrayan ve masumiyetlerine yürekten inandığım belediye başkanlarımıza cezalar verildi. Umarım üst mahkemeler bu yanlışı düzeltecek.
İBB davasında ise dün bir skandala tanık olduk. Davanın sözde “bel kemiği” itirafçısı, çarpraz sorguda tel tel döküldü.
Birbiriyle çelişen ifadeler iftiracıyı zora sokunca, mahkeme avukatların soru sormasını engelledi.
Gerekçe hakimin soruları beğenmemesiydi. Pek çok insanın 18 aydır tutuklu kalmasına neden olan kişiye “istenmeyen” soru sormak uygun bulunmadı.
Bu süregiden mizansene bir dava demek zordur.
Belli ki biz artık bir davayı değil, çoktan kararı verilmiş bir yargısız infazın son perdesini izliyoruz!
Yıllardır Fatma Başkan’ın birçok yolculuğuna ve hatırasına eşlik eden yol arkadaşı, şimdi yeni yol arkadaşını bekliyor.
Güzel anılarla, güzel yollara… 🤍
Detaylı ilan:
https://t.co/RVuQcK1MhE
Bugün Silivri’de değişen yalnızca duruşma salonuydu. Ailelerin sevdiklerini görebilmek için dürbün kullandığı, avukatların müvekkilleriyle iletişim kurmakta zorlandığı bir salonda, adil yargılanmaya, adaletin sağlanacağına dair kaygılarımız daha da arttı.
Koca bir adliye salonu yapıldı ama adaletin en temel şartı yine sağlanamadı; milyonların Cumhurbaşkanı adayı Ekrem İmamoğlu’nun en temel hakkı olan savunmasını ne zaman ve ne kadar süreyle yapacağı belirsiz.
Görüyoruz ki 1,5 yıldır bizlere ve sevdiklerimize yaşatılan psikolojik baskı, biçim değiştirerek kaldığı yerden devam ediyor. Ama biz bir an olsun hak, hukuk ve adalet demekten vazgeçmeyeceğiz.
İnsanları birbirinden uzaklaştıran salonlara, temel hakları sınırlayan uygulamalara ve hukukun yok sayılmasına rağmen; adaletin herkes için eşit ve eksiksiz işlediği bir Türkiye için mücadelemizi sürdüreceğiz.
Değerli hemşehrilerim,
Meclis gündemine getirilen “Çerçeve Yasa” teklifine ilişkin kararımı; vicdanım ve temsil ettiğim Giresun halkının iradesi doğrultusunda veriyorum.
Bizim ihtiyacımız; her vatandaşımızın kendisini eşit, güvende ve özgür hissettiği, hukukun üstünlüğünün tartışmasız biçimde güvence altında olduğu demokratik bir hukuk düzenidir.
Milletvekilliği görevim boyunca olduğu gibi bundan sonra da, Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde vereceğim her kararda Giresun’umun sesi, vicdanı ve iradesini esas alacağım.
Son günlerde binlerce telefon ve mesaj aldım. Hemşehrilerimin büyük çoğunluğunun bu yasa teklifine karşı olduğunu gördüm.
Bu anlayışla, yüzümü milletimize dönüyor; Çerçeve Yasa’ya "HAYIR" diyorum.
BEN "HAYIR" DEME HAKKIMI KULLANACAĞIM.
Halkımızın görüşlerini ve Genel Başkanımız Sn. Özgür Özel'in bugün TBMM'de yaptığı konuşmasındaki "bu teklife en çok hayır deme hakkı YENİ Parti'nindir" sözünü değerlendirerek "ÇERÇEVE YASA" ya "HAYIR" oyu KULLANACAĞIMI kamuoyumuzun bilgisine sunarım.
KAMUOYUNA DUYURU
YENİ Partimizi millet kurmuştur. Partimizin adını millet koymuştur. Partiyi büyüten de güçlendiren de milletimizdir.
Ülkemiz yargı kıskacı altına alınmışken, demokratikleşme adımları atılmamışken getirilen yasayı samimi bulmuyorum.
Bu gerekçelerle “Çerçeve Yasa”ya HAYIR oyu vereceğimi Denizli halkına ve tüm kamuoyuna saygıyla duyuruyorum.