Kamu malına kim göz diker, kim yolsuzluk yaparsa; parti, makam ve kişi ayrımı yapılmaksızın hesabı sorulmalıdır.
İBB davasında yüzlerce kişi rüşvet ve yolsuzluk iddiasıyla yargılanıyor. Bazı suçlamalar ise hâlâ “miş, mış” boyutundan ileri dahi gidebilmiş değil.
Seçilmiş Belediye başkanları hakkındaki iddialar henüz iddia düzeyindeyken tutuklandılar ve görevden alındılar.
AK Partili Kırıkkale Keskin Belediye Başkanı Ekrem Cönger, rüşvet suçlamasıyla yargılandığı davada dün 5 yıl 2 ay 15 gün hapis cezasına çarptırıldı. Rüşvet iddiasıyla yargılanan müteahhit ise 6 yıl 3 ay hapis cezası aldı.
Ekrem Cönger, tutuksuz yargılandığı gibi, hakkındaki iddiaları değerlendiren ağır ceza mahkemesi hapis cezası vermesine rağmen hâlen görevinin başında.
AK Partili Mesudiye Belediye Başkanı Cengiz Koçyiğit Cinsel saldırı suçundan 5 yıl hapis cezası aldı .Halen görevinin başında.
Adalet herkese eşit değil mi? İktidar partisinin temsilcileri mahkeme kararlarının sonuçlarından muaf mı?
Bu sistemin adı, Cumhurbaşkanlığı holding sistemidir. Bu düzen yıkılacak!
Sendikamızın eğitim örgütlenme uzmanı Başaran Aksu:
“İnsanlar ateş topuna dönmüş durumda Türkiye’de. Perşembe günü bütün Ankara’yı, yurdun dört bir yanından yurttaşlarımızı Yıldızlar Holding’in önünde olmaya çağırıyoruz.
İktidara da söylüyoruz: Sen işçiyi soyuyorsun, madenciyi soyuyorsun, çiftçiyi soyuyorsun, esnafı soyuyorsun. Millet borcunu ödeyemeyince memur gönderiyorsun ama holdinglerin önünde ön ilikliyorsun.
Perşembe günü hep birlikte Yıldızlar Holding’in önüne yürüyoruz. Çünkü bu sistemin adı holding sistemidir.
Ya holdingleri kapatacaksınız ya da işçilerin haklarını vereceksiniz. Ortada halk yok, işçi yok, sadece sizin düzeniniz var. Bu düzen yıkılacak.”
#MadencilerAyakta
CHP Genel Merkezi’ne biber gazlı müdahalede bulunuldu.
“Baba ocağı” denilen yer; biber gazı, kalkanlar ve plastik mermiler eşliğinde polisin girdiği bir yere dönüştürüldü.
103 yıllık, dünyanın en eski partilerinden biri olan Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün kurduğu partiye polisle girildi.
Yazık… Çok yazık.
Prof. Dr. Celal Şengör’den önemli bir tespit
"Kanal İstanbul, 8.0 yıkıcılıktaki bölgede. Kanala tsunami gelirse tarumar eder. Kanalın betonu kırılırsa, deniz suyu yeraltı suyuna karışır, facia olur.
Kanal İstanbul'a kesinlikle müsaade edilmemesi lazım."
Londra'da mutlak butlan şoku: Yatırımcılar Şimşek ve Karahan'ı masada bıraktı
TBMM'de kabul edilen ve yabancı fonlara vergi avantajı sağlayan yeni düzenlemenin ardından Londra’ya giren Şimşek ve Karahan, toplantı esnasında CHP’ye yönelik "mutlak butlan" kararı haberlerinin düşmesiyle büyük bir şok yaşadı.
İngiliz ekonomist Timothy Ash, yargı kararı sonrası yabancı yatırımcıların görüşmeyi terk ederek ofislerine döndüğünü belirtti.
Cumhuriyet Halk Partimizle ilgili mutlak butlan kararı verilmiş olması; Türkiye’de hukukun, demokrasinin ve millet iradesinin nasıl ağır bir baskı altında bırakıldığının en açık göstergelerinden biridir.
Üstelik burada en dikkat çekici ve en vahim noktalardan biri şudur… Henüz ceza davaları sonuçlanmamışken, mahkemenin fiilen “seçime hile karıştırıldığı” yönünde bir kanaat ortaya koyması; ceza mahkemesinin yerine geçerek hüküm tesis etmesi anlamına gelmektedir. Oysa hukuk devletinde hiç kimse, hiçbir kurum; kesinleşmemiş bir yargılama sürecinin yerine geçemez.
Anayasa’nın 79. maddesi açıktır. Seçimlerin yönetimi ve denetimi Yüksek Seçim Kurulu’nun yetkisindedir ve YSK kararları kesindir.
Seçim süreçlerinin yönetimi ve siyasi partilerin kongre iradesi konusunda yetkinin hangi kurumlarda olduğu anayasamızda da açıkça belirtilmiştir. İl ve ilçe seçim kurullarının görev ve yetkileri ortadayken bu sınırlar aşılamaz.
Elbette ortada bir yargı kararı vardır ve hukuk devletinde hiçbir karar yok sayılmaz. Ancak hukuki süreçler; siyasi partileri zayıflatmanın, bölmenin ya da tasfiye etmenin aracı hâline de getirilemez.
Amaç; Cumhuriyet Halk Partisi’ni kendi içinde tartışmaların içine çekmek, birlik duygusunu zedelemek ve Türkiye’nin ana muhalefetini etkisiz hâle getirmektir.
Böyle bir sürecin Türkiye’ye hiçbir faydası yoktur. Tam tersine bu tablo; toplumsal kutuplaşmayı derinleştirir, siyasete olan güveni zayıflatır ve yalnızca iktidarın ekmeğine yağ sürer.
Bu nedenle yapılması gereken; gerilimi büyütmek değil, aklıselimle hareket ederek partinin kendi iradesiyle 1-2 ay içerisinde kongre kararı alacağını açıklaması ve süreci demokratik teamüller içerisinde işletmesidir.
Bu süreci birlik ve beraberlik içerisinde, sükûnetle atlatmak; bize umudunu bağlamış milyonlarca insana karşı en büyük sorumluluğumuzdur. Ben dahil bu sorumluluktan hiçbirimiz kaçamayız.
Bu süreçte birlik ve beraberliğimize zarar verecek tutum ve söylemlerden özellikle kaçınmak gerekmektedir. Aksi takdirde bu kararları alanlar ve bu tartışmaları büyütmek isteyenler amaçlarına ulaşmış olacaktır.
Türkiye’nin içinde bulunduğu ekonomik ve toplumsal tablo ortadayken, iktidarın önümüzdeki dönemde baskın seçim dahil her türlü siyasi hamleyi gündeme getirme ihtimalinin de oldukça yüksek olduğu unutulmamalıdır.
Bugün ihtiyaç duyulan şey; sadece Cumhuriyet Halk Partisi’nin kendi içinde kenetlenmesi değildir. Türkiye’nin demokrasiye, hukuka ve millet iradesine inanan tüm muhalefet kesimlerinin ortak akıl ve ortak vicdanda bir araya gelmesidir.
#"Ey Türk istikbâlinin evladı!
İşte, bu ahval ve şerâit içinde dahi vazifen; Türk istiklâl ve Cumhuriyetini kurtarmaktır! Muhtaç olduğun kudret, damarlarındaki asil kanda mevcuttur!"
Mustafa Kemal Atatürk
#19MayısAtatürküAnmaGençlikveSporBayramı
Biz her şeyi gençliğe bırakacağız. O gençlik ki hiçbir şeyi unutmayacaktır, geleceğin ümidi , ışık saçan çiçekleri onlardır. Bütün ümidim gençliktedir
Mustafa Kemal Atatürk #19Mayıs1919
Pes etmeyenler kazanacak, şirketlerin devri sona erecek.
Madenlerin, enerji şirketlerinin dibinde yasamlarımızı çalmaya çalışanlara inat 'Alnımız Ak başımız dik' mücadeleye devam ✊🏽🌱
#esraışıközgür
Depremde hayatını kaybeden gelinimin Gazi Üni. Hukuk diplomasını çalan şahsın ismi ;Münir Gözübenli. Kendini eskiden mübaşirmiş Bu şahsın tutuklanması için daha ne yapması gerekiyor?Bu şahsın serbest olmasından cesaret alıp ,Vefat eden insanların diplomalarını çalmak isteyen başka kişiler de olursa ;bunun hesabını kim verecek?
Baba Hıdır İlyas kıssadan hisse söylerdi
Darağacına tahta veren çınar bir gün anlar
Bayrağı taşıyan düşerse onu taşırlar
Son yoksul çocuğun yüzü gülünceye kadar.
Onat Kutlar
#6Mayıs1972#DenizYusufHüseyin
Adları yan yana yazıldı tarihin en beyaz sayfasına; Deniz’in maviliği, Yusuf’un sabrı, Hüseyin’in vakarı...
Bir vedada bile diz çökmeyenlerin, Birbirine kenetli omuzların hikayesidir bu.
#6Mayıs1972#DarağacındaÜçFidan