Gazze sessizlik içinde acı çekiyor.
Sessizliğiniz utanç verici. 💔
Lütfen gözlerinizi başka yöne çevirmeyin. Sesinizi yükseltin, paylaşın ve Gazze halkına destek olun. 🇵🇸
OKUYUN HA! KONU ÇOK MÜHİM!
AK Parti Tanıtım ve Medya Başkanlığı 25. yıl etkinliğine sosyal medyadan bazılarına da davet yollamış.
Seçim döneminden önce paylaşımlarım ayda ortalama 75 milyon etkileşim alıyordu. Yüzlerce genç DM'den yazarak, "Abi, senin paylaşımların bize ışık oldu. Biz ülkenin geçmişini bilmiyorduk. Çok güzel, samimi anlatıyorsun. Sana güvenerek ben de AK Parti'ye oy vereceğim." diye yazıyordu. Belki binlerce genç böyle mesaj gönderdi.
Ayda 75 milyon etkileşim demek, belki genel yüzdeye yüzde 1'lik bir etki yaratmış olabilirim diye düşündüm hep.
Biraz sitem ediyorum ama asla Reis'e değil, yine teşkilatlara. Teşkilattan bir daveti ben de hak ediyordum diye düşünüyorum.
Ben Recep Tayyip Erdoğan aşkına 25 senedir uykularımı verdim. 25 sene çalışıp kazandığım tazminatın tamamını, sırf onu savunuyorum diye hakkımda açılan abuk subuk davalara tazminat olarak verdim. Yetmedi, iki defa da cezaevine girdim.
Sağır sultan duydu. Cezaevine girerken paylaştığım tweet 60 bin beğeni aldı, 5 bin kişi retweet yaptı, 20 milyon görüntüleme aldı.
Görenler gördü de bir tek AK Parti teşkilatları görmedi.
Fransa'da yaşayan bir gazeteci takipçi kardeşim, iki avukata para ödemiş. "Gidin Mustafa abimi savunun." demiş. Adamın takip ettiği üç kişi var, onu takip eden yok, ismi yok, resmi yok.
Londra'da yaşayan bir takipçi ağabeyim DM'den yazmış. Cezaevinden çıktıktan sonra okudum bu mesajları:
"Kardeşim, ben hukuk profesörüyüm. İsmim şu..." İsmini şimdi burada yazmıyorum. Fakat araştırdım, Google'da dünyaca ünlü bir hukukçu kendisi.
"Türkiye'nin en ünlü avukatlarını tut. Bana birkaç isim de önermiş. Sana FETÖ'cüler kumpas kuruyor. O avukatlara ödeyeceğin miktar ne olursa olsun, bir milyona kadar ödemeye hazırım. Ama ismimi gizli tut." diye yazmış.
Dünyanın birçok yerinde yaşayan dostlarım böyle destek mesajları yazmıştı.
Yurt içinde yaşayan bir ablam şöyle yazmıştı:
Ben cezaevine girmeden birkaç gün önce hissettim ve şöyle bir paylaşım yapmıştım:
"Arkadaşlar, ben galiba cezaevine gireceğim. Oğlum Pamukkale Üniversitesi Edebiyat Öğretmenliği Bölümünü kazandı. KYK'ya müracaat ettik. Büyük ihtimalle çıkar. Çıkmaz ise eğer oğlumu Denizli'de yaşayan takipçilerime emanet ediyorum."
İşte o ablam şöyle yazmış:
"Kumandan kardeşim, benim bir otelim var. Otelimde bir odayı ona tahsis ederim. Her gün onu okula bizzat şoförüm bırakır, geri alır. Harçlığı da, her şeyi de bana ait. Sen oğlunu dert etme."
Böyle yüzlerce mesaj yazanlar oldu.
Alayından Allah razı olsun.
AK Parti Tanıtım ve Medya Başkanlığına işte bundan dolayı sitem ediyorum. Onların da canı sağ olsun.
Teşkilatlarımız yalaka kaynıyor, bir tek ona yanıyorum. Ama onların içinde de ölümüne Reis'i savunanlar yok mu? Büyük çoğunluğu öyle. Hele hanım kardeşlerim yok mu... Vallahi bu adamı ayakta tutan bayan kardeşlerim, ablalarım. Bunu da söylemem lazım.
Son sözüm:
Kıymetli Başkanım, sen çakmalarla değil, videoda anlattığın Abdülmecitlere sahip çıkmaya devam et. Çünkü Abdülmecitler çakmalara kurban edildi.
Cümleten hayırlı geceler
Ben yazayım, sizler de okuyun kıymetli takipçilerim. Haklı mıyım, haksız mıyım; siz karar verin.
Kemal Kılıçdaroğlu’ndan başlamak istiyorum.
Bizler tam 14 yıl boyunca Kemal Kılıçdaroğlu’nu eleştirdik, “Bundan bir şey olmaz.” dedik. Onlar ise “Vay efendim, sen nasıl olur da siyasî tarihin en dürüst adamına böyle dersin?” diyerek bize sövdüler.
Şimdi neredeyse alayı Kılıçdaroğlu'na sövüyor...
Benim nazarımda Kılıçdaroğlu, Özgür Özel, Ekrem İmamoğlu, Ali Mahir, Ali Veli, o bu fark etmez. Ben bu zihniyete kökten karşıyım. Bunu en başta belirteyim.
Kemal Kılıçdaroğlu denen adam, bu ülkenin yöneticilerini kaç dilde tweet atarak Avrupa’ya ve ABD’ye şikâyet etti? Beş mi, yedi mi, şimdi unuttum.
Onun yerine gelen Özgür Özel, ilk önce gitti İngilizlere ağladı: “Bize sahip çıkmadınız.” dedi. “İngilizlerin güvencesi Tayyip Erdoğan değil, biziz.” dedi. Sonra Avrupa’ya şikâyet etti. Avrupa Parlamentosu Başkanı’nın kendisine iki dakikasını ayırıp derdini dinlemediğinden sitem etti. Önüne gelen Siyonist, emperyalist medyaya röportaj verdi, ülkesini şikâyet etti.
Bunların “2. Atatürk” dedikleri köfteci Ekrem de boş durmadı. Cezaevindeyken bile onlarca ülkeye ülkesini ve Erdoğan’ı şikâyet etti.
Reis öyle güçlü bir adam ki, şikâyet ettikleri ülkelerin alayı bunlara destek açıklaması yapamadı. Çünkü bu şikâyetler ilk değildi. 24 senedir Reis’i şikâyet ediyorlar. O da “Postayı koyuyor, topunuz gelin.” diyor.
Avrupalılar ve ABD baktılar ki, “Biz ne dersek diyelim, ülkedeki muhaliflere 24 senedir destek verdik de ne oldu? Adam yine kazanıyor. Bari onunla kötü olmayalım. Bizim de durumumuz iyi gitmiyor; en azından sessiz kalalım.” diyerekten bu CHP tayfasını kimse takmaz hâle geldi.
2023 seçimlerinde altılı değil, neredeyse onlu masa ile Reis’in karşısına çıktılar. Hayatları boyunca bir daha, torunlarının bile göremeyeceği bir oy aldılar: yüzde 48.
Bu oy oranını bir daha rüyalarında bile göremezler.
Şunu bir kenara yazın:
DEM’in oyları Yeni Parti’yi ve CHP’yi sollayacak. DEM kendi adayıyla cumhurbaşkanlığı seçimine girecek. CHP keza öyle. Sonra karşılarında Cumhur İttifakı’nın adayı Reis olacak.
Farz edelim yüzde 51’i ilk turda alamadı ve Reis’in seçimi ikinci tura kaldı. İşte seçim o zaman çok farklı bir hâle gelir.
Bir önceki seçimde DEM seçmeninin neredeyse tamamı Kılıçdaroğlu’na oy verdi. DEM seçmeninin en az yarısı Reis’e oy verecek. CHP’lilerin de yarısı Reis’e oy verecek, diğer yarısı sandığa gitmeyecek.
Yani Özgür ile Ekrem’in ve bir de FETÖ’nün bütün planları, bir daha gelmemek üzere tarihin sayfalarına gömülecek.
Ekrem 1000 yıl ceza yerse dua etsin. Özgür’ün de dokunulmazlığı kalkarsa onun da en az bir 1000 yılı var. Alileri, velileri saymıyorum bile.
Bir de bütün FETÖ’cüler “Yeni Parti’yi biz kurduk.” diyor. Bundan dolayı bir soruşturma açılıp kapatılmazsa eğer...
Demem o ki, bunların yüzde 25’lik sabit bir oyu var.
Hadi en iyi ihtimalle CHP yüzde 8 aldı, Yeni Parti de yüzde 20 aldı diyelim. Maksimum alacakları oy bu.
Hadi İYİ Parti’nin alacağı yüzde 3’ü de ekleyelim. “Neden yüzde 3?” diyebilirler. Size oy veren FETÖ’cüler Yeni Parti’ye kaydı oğlum ya! Siz oy verirseniz sizin oyunuz yüzde 8 olur, o zaman da Yeni Parti’nin oyu yüzde 15’e düşer. Denklem bu.
Cumhur İttifakı gerçekten mağdur olan emeklilerle alakalı bir düzenleme yaparsa, şu an kararsız olan yüzde 30’luk seçmenin yüzde 20’sini alır. Çünkü kararsız seçmenleri dinliyorum; alayı, “Biz oy veririz de baba, biraz da bizi görsün.” diyor.
Bugün Diyarbakır’da halkın nabzını tutan bir video izledim. Süreçle ilgili soruyorlar; neredeyse yüzde 70’i “DEM’e oy veririz.” diyor. Seçim ikinci tura kalırsa “Reis’e oy veririz.” diyenlerin oranı ise yüzde 50’den fazla.
Beni asıl mutlu eden olay, CHP diye bir partinin artık bu ülkede olmayacak olması. Yeni Parti yakın zamanda bölünebilir; çok da umurumda değil.
Rabbim, CHP’nin ve onun yavrucuklarının da —yeni, eski fark etmez— kökünü kurutsun.
Yüzde 25’lik bu kitle bu ülkenin 80 senedir anasını ağlattı. Her türlü gelişmeye takoz oldular. Onlara olan kinim, ölünceye kadar bitmez.
SONUNA KADAR ERDOĞAN! 🇹🇷
Cümleten hayırlı geceler diliyorum. Allah’a emanet olun. 🤲🇹🇷
Geceye Notum:
“Sen nasıl olur da bu süreci desteklersin? Sen nasıl bir komutansın lan?” deyip küfür eden o.ç.’larına bir şeyler yazmak istiyorum.
E be o.ç., bizler daha “Biz Başkan Apo’nun heykelini dikeceğiz.” diyen Selahattin Demirtaş’ı eleştirirken, “Bunun da Apo’dan bir farkı yok.” derken sizler gidip Selahattin Başkan’a özgürlük isteyen Ekrem’e oy verdiniz.
Sizler gidip “Selahattin Başkan’ı serbest bırakma sözü veriyorum.” diyen Kemal Kılıçdaroğlu’na oy verdiniz.
Sizler gidip Van’da bir mitingde bir vatandaşın Mansur Yavaş’a, “Selahattin Başkan da özgür kalacak mı?” sorusuna “İnşallah.” diyen Mansur Yavaş’a oy verdiniz.
Sizler gidip “Biz PKK’lıları cezaevinde ziyaret ediyoruz.” diyen Kemal Kılıçdaroğlu’na yüzde 48 oy verdiniz.
Sizler gidip “Selahattin Başkan’a selam olsun.” diyen Özgür Özel’e oy verdiniz.
Sizler gidip şehit cenazesinde sırıtan Özgür’e oy verdiniz.
Sizler gidip şehide küfür eden parti ile ittifak yaptınız, gidip oy verdiniz.
Sizler, PKK’nın partisi HDP Meclis’e girdi diye şükür pilavı dağıtan partiye gidip oy verdiniz.
Sizler, “Her evden bir oy HDP’ye, bir oy CHP’ye.” kampanyasına katılıp gidip PKK’nın partisine oy verdiniz.
Sizin zihniyetinizi savunan gazeteciler Kandil’e gittiler, PKK elebaşlarıyla neredeyse kucaklarına oturacak kadar samimi pozlar verip röportaj yaptılar.
Sizler daha 2023 seçiminde PKK’nın temsilcisi parti ile ittifak yapıp seçime girdiniz, aldığınız yüzde 48’lik oyun kaynağını sormadınız.
Sizler Kandil’deki bütün PKK elebaşlarının, “Tayyip Erdoğan ile Devlet Bahçeli’yi devirmez iseniz bu bizim sonumuz olur.” videolarını izleyip gidip Tayyip Erdoğan’ı devirmek için oy verdiniz.
Sizler yurt dışına firar etmiş FETÖ’cü hainlerin alayına 15 Mayıs sabahına biletler aldırdınız, umut oldunuz. “Dönüyoruz, Tayyip devrilecek bu sefer.” dediniz.
Sizler var ya, sizler öyle böyle o.ç. değilsiniz; sizler şeddeli o.ç.’sınız.
Şimdi kalkmış bana, “Sen nasıl bir komutansın lan, bu sürece destek veriyorsun?” diye soruyorsunuz.
O.ç.’ları, ben baktım; sizler öyle iki yüzlüsünüz ki bir yandan Kürtlerin oyunu almak için onların neredeyse yaprağını yalamadığınız kalıyor, sonra kalkıp onlara sövüyorsunuz.
Sizin bu oyununuzu bozduk biz.
Bizim gözümüzde Selahattin Demirtaş da aynı değişmedi, Apo da aynı; apo bebek katili bir pçççtir. Bu gerçekler değişmez.
Ama ülkeyi Siyonistlerin uşakları ele geçirmesin diye böyle bir hamle lazımdı. Biz onu yaptık.
Bu durumda bize oy veren Müslüman Kürt kardeşlerimin oyu zaten sabittir. Bizim için değişen bir şey yok.
Ama ayrılıkçı Kürtler bugün kimin ne olduğunu iyi anladı.
Yeni Parti’nin genel başkanı, “Terörsüz Türkiye sürecine destek vereceğiz.” dedi. Partisinin yarısından fazlası hayır oyu kullandı. Bunu da görecektir.
DEM seçmeninin oyuna talip değilim. Fakat onlar da şunu iyi bilmeli ki CHP, Kürtlerin en büyük düşmanıdır. Kürtler 45 sene boyunca bu ülkde bu kadar çok zorluk çektiyse bunun birinci sebebi CHP zihniyetidir.
Tayyip Erdoğan her zaman onlara, kime oy verirlerse versinler, her türlü hizmeti götürdü. Ona rağmen ona düşman olan varsa onlar zaten Kürt değildir; Ermeni’dir, Siyonist İsrail’in uşaklarıdır.
Uyanan Kürt kardeşlerime selam olsun.
Bir daha bu ülkede hiçbir ana terörden dolayı ağlamayacak.
Bu yasa ülkemize hayırlı uğurlu olsun.
Siyasette zihin fukarası sözde milliyetçi ve yeniden refahlılar;
İspanya ETA terör örgütü,
İngiltere IRA terör örgütü ile anlaşırken referandum mu yaptı. Halk ve kitleler hissi düşünür.
Devlet ise akli ve istikbali düşünür. Milletin acıları üzerinden siyaset yapmayı bırakın artık ilk seçimde alayınız biteceksiniz ..
#BirlikteTürkiyeyiz Terörsüz Türkiye
İsrail’i protesto mitinginde Pakistan Şeyhülislamı Dr. Muhammad Asif Jalali:
“Biz hazırız. Erdoğan istesin, onun emrine 500 bin asker veririz.”
“Türkiye ve Erdoğan, dünyanın ruhu, ümmetin lideri ilan edilmelidir.
Dünyanın her yerinde, her ırktan ve dinden, emrini bekleyen çok büyük bir kitlenin lideridir.”
Dünya Lideri, Başkomutanımız Tayyip Erdoğan, Ümmet-i Muhammed’e umut olmuştur...
Mekke’de imzalanan anlaşma, başta Siyonistleri ve onların aparatlarını korkutmuş, Batı devletlerini düşünmeye sevk etmiştir...
Müslümanlara halifesiz 100 yıldır uyguladıkları zulümler artık sona eriyor. Müslümanlar, 100 yıl önce vurulan prangalardan kurtuluyor...
Elhamdülillah.
AK PARTİ BİR TÜRKİYE KİTABIDIR Hakan Fidan Akın Gürlek Güçlü Türkiye #MilletimizleÇeyrekAsır
Mekke Anlaşması...
Şimdilik Türkiye, Suudi Arabistan ve Pakistan Paktı olarak bilinsin.
Güçlendikçe diğer İslam beldeleri de katılacak.
Ezcümle:
İmzalar atıldı. Hilafet-i Âliye-i Türkiye kuruldu.
Elhamdülillah!
KORKUNÇ!
BARBARLIĞIN BÖYLESİ GÖRÜLMEDİ!
Hiroşima'ya yapılan bombardımanın üzerinden 81 yıl geçti; burada ABD, 900 kilometrekarelik bir alanda 15.000 ton bomba kullandı.
"İsrail" Gazze'ye 350 kilometrekarelik bir alanda en az 200.000 ton bomba attı, bu da Hiroşima'nın 13 atom bombasına eşdeğer!
Bunun bedelini çok ağır ödeyeceksiniz ey aşağılık mahlukatlar!
Mazlumun âhı perişan edecek sizi!
Kahredecek!
Yani benim aklım almıyor !!!
Vallahi billahi çıldıracağım !!!
112 tane bebek şehit ediliyor ve dünyadan çıt yok !!!
Sözde İslam ülkelerinin liderlerinden çıt yok !!!
Yaw bunlar bebek, bebek ya bebek !!!
Nasıl suskun kalırsınız, nasıl !!!
#GazzedeZulümArşaDayandı
Lütfen bu fotoğrafı yayın. Sessizliğimizle bu zulmün ortağı olmayalım. Bir çocuğun sesi olmak, insan kalabilmenin tek yoludur...
#ChildrenUnderAttack#ProtectChildren