Ali Mahir Başarır'dan Erdoğan'a:
🗣️"Partinin grup toplantısında Türkiye'ye sesleniyorsun: Emekliyi, işçiyi, barınmayı, faizi, enflasyonu, çiftçiyi konuşmuyorsun; 'Muhalefetin durumu beni ilgilendirmiyor' diyorsun ama 22 dakikanı ona ayırıyorsun. Muhalefeti şekillendirmeye çalışıyorsun."
Hayatını kaybeden öğretmen Irmak Koparan hakkında mide bulandırıcı gelişmeler yaşanıyor.
Irmak Koparan’ın darp edilmesinin üstü kapatılmak için kişisel sorunları ve yaşadığı problemler yayılmaya çalışılıyor.
Konunun üzerine gittiğimiz için müdürün yakınları tarafından mahkemeye verilmekle tehdit ediliyoruz.
Irmak Koparan’ın kişisel hayatı kimseyi ilgilendirmez ve de darp edildiği gerçeğini değiştirmez.
Vaktiyle "Bir Bilen" vardı. Merhum Süleyman Demirel, siyasi yasaklı olduğu dönemde böyle anılırdı.
Ardından sevgi, saygı ve rahmetle söz ediliyor.
Şimdi de "Bir Bölen" var.
Bakalım tarih onu nasıl yazacak, nasıl anılacak?
📍Bence bugünün en skandal olayı bu!
Dün CHP Genel Merkezi’nde değişimcilere ve Özgür Özel’e “Fe…. Pi….” diyerek hakaret eden şahıs buymuş.
Hatta şahıs hakkında iktidar medyasında şöyle bir haber yapılmış. Tam olarak şu ifadeler kullanılıyor. Dikkatli okuyun:
“— CHP’nin Kartal’daki delege seçimlerinde Kılıçdaroğlu’na yakınlığıyla bilinen Taner Özdemir oy sayılırken rakibe çıkan pusulaları cebine koyarak oy çaldı!..”
Şimdi bu insanlar, karşılarındakilere “hırsız” falan diyor. Kemal Kılıçdaroğlu bunlardan birinin oğlunu kendisine yardımcı olarak atadı.
Bu rezaleti herkes görmeli.
Atlas Çağlayan evladımızın davasında savcı, sanık için 21 yıl 7 ay 15 gün hapis cezası talep etti. Ancak kamuoyunun aklındaki soru şu: Bu cezanın fiili karşılığı ne olacak? Kapalı cezaevi, açık cezaevi, infaz düzenlemeleri derken bu katil gerçekten ne kadar süre içeride kalacak? Millet olarak endişemiz, birkaç yıl sonra yeniden aramızda dolaşmasıdır.
O gün duruşma salonundaydık. Acılı aile adalet beklerken etrafıma baktım; ne yazık ki bir tek milletvekili göremedim. Çocuklarımız vahşice hayattan koparılırken neredeydiniz? Adalet mücadelesi veren ailelerin yanında olmak için daha neyi bekliyorsunuz?
Atlas Çağlayan için adalet istiyoruz. Bir çocuğun hayatı, hiçbir indirimle, hiçbir hesapla değersizleştirilemez. Toplumun vicdanını yaralayan bu cinayetlerde beklentimiz nettir: Adalet tam ve eksiksiz tecelli etsin.
CHP Ankara Milletvekili Umut Akdoğan, PM istifalarını değerlendirdi:
“Tedbiren geldilerse tedbir gibi davranacaklar. Eğer yönetim olarak geldilerse yönetimleri düşmüştür"
Çıplak arama açık bir insanlık suçudur.
İnsanlık onuruna yapılan iğrenç bir saldırıdır.
Yapan da, yaptıran da sapık bir zihniyetin türevleridir.
Ama biliyor ve inanıyoruz ki;
“insanlık onuru işkenceyi yenecektir!”
Irmak Öğretmen, büyük ideallerle okudu; büyük umutlarla Ağrı’nın Hamur ilçesine gidip çocuklarımızı yetiştirmek istedi.
Servis yoktu, yaşanabilir lojman yoktu, dilekçesine cevap yoktu; ardından Irmak Öğretmen’in yaşamını yitirdiği acı haber geldi.
Cenazesinde vali yoktu, kaymakam yoktu, Milli Eğitim Müdürü yoktu.
Bu, öğretmenini yaşarken de ölümünde de yalnız bırakan düzenin acı fotoğrafıdır!
Sorumlular hesap verene, gerçekler tüm yönleriyle ortaya çıkana kadar bu dosyanın takipçisi olacağız!
Özgür Özel MYK'sı Parti Sözcüsü Zeynel Emre, Kemal Kılıçdaroğlu'nun ekibine seslendi:
"An itibarıyla kurultayın toplanmaması suçtur.
Orada kalan arkadaşlar bunda ısrar ederse aynı zamanda usulsüz görev üstlenme suçunu işlemiş olurlar.
Partiyi kurultaya götürmek dışında hiçbir işlem yapamazlar. Hiçbir harcama yapamazlar, hiçbir karar alamazlar.
Çünkü düşmüştür. Bu çok açık.
O nedenle buradan, sizlerin hakemliğinde bir kez daha sesleniyoruz:
Bu yanlıştan dönün."
Uyumayın!
Bu gece yatağa başını koyduğunda uyuyamayan iki kişi daha var çünkü: Tayfun Kahraman ve kızı Vera.
Tayfun, şuan tek kişilik hücresinde ışığı kapatmış, gözleri tavanda, karanlıkta kızını düşünüyor. Kavuşamamanın verdiği yürek acısıyla.
Ya Vera…
Babasının yanında olmasının güven duygusunun yokluğunda ürkek bir serçe gibi…
Vera, henüz 3 yaşındayken babası ondan koparıldı. Şimdi 7 yaşında. Dört yıl geçti. Vera babasız büyüyor…
Biliyor musunuz, Vera babasının evdeki halini hiç hatırlamıyor. Hem de hiç. Bir çocuğun, babasını evde nasıl güldüğünü, nasıl sarıldığını, sabah kahvaltısında nasıl oturduğunu unutmasının ne demek olduğunu hiç düşündünüz mü?
Vera’nın hafızasında babasına dair kalan tek yer, ayda bir kez gittiği Silivri Cezaevi’nin soğuk görüş salonu. Babasını özgür bir insan olarak değil, demir kapıların ardında hatırlıyor.
Siz bir çocuğun uyuduğunda düşlerinin bile özgür olamamasının ne demek olduğunu bilir misiniz?
Ve Vera, artık Silivri Cezaevi’nden nefret ediyor.
7 yaşındaki bir kız çocuğu için cezaevi yolları, o zindan havası artık çok ağır geliyor. Bir çocuğun yüklenmemesi gereken kadar ağır…
Adaletsizlik, en çok bir çocuğun sessizliğinde büyüyor.
Uyumayın; Anayasa Mahkemesi kararının açıklanması ve uygulanması için Vera’nın sesi olun!
Seni nasıl anlatayım...
Nasıl tarif edeyim...
Ne yazsam, ne desem yetersiz kalacak...
Tarifi imkansız bir acı bıraktın üzerimde...
En acı olan ne biliyor musun anne?
Bir daha gülen bu yüzünü görememek...
En dayanılmaz acı bu benim için...
Sensizliğe nasıl alışacağım...
Sen ciğarasızlığa dayanmazdın...
Ben sensizliğe dayanmazdım...
88 yıllık ömründü ne büyük acılar çektin...
Hep direndin...
Her şeyin üstesinden geldin...
Ama kalbin çok yorulmuştu...
Oysa bugün sana gelecektim...
Bir daha dokunacaktım yüzüne...
Yetişemedim sana...
Sonsuz vedayı seçtin...
Doğduğun toprakları özlemiştin...
Sonsuza kadar en çok sevdiklerinin yayında olacaksın...
Seni hiç unutmayacağım...
Seni çok seviyorum Kumru'm...
Gülen gözlerinden...
Ellerinden ve ayaklarından öperim...
Mekanın cennet olsun anam...
Bizler, baba ocağını teslim almaya çalışanlara karşı örgütün sesini, üyelerimizin iradesini savunmaya devam edeceğiz.
CHP, Saraydan icazet alan, Saraya payanda olanların değil; bedel ödeyerek mücadele edenlerin partisidir.
Milletvekillerimizi, millet seçti ancak millet görevden alır. Atanmışlar bu partide paralel CHP oluşturamazlar.
Bu darbe püskürtülecek ve CHP’yi atanmışlar değil seçilmişler yönetecektir.
İYİ Parti lideri Müsavat Dervişoğlu:
"Gelinen durum CHP’nin iç meselesi değildir. CHP’nin başına kayyum atanmasına bir yargı kararı deyip geçmiyoruz.
Biz bir kayyum cumhuriyeti istemiyoruz!"
Ekrem İmamoğlu duruşmadan ayrılırken her defasında aynı yerde ..aşağı inen merdivenin başında durur.. el sallar, öpücük atar, bir mesajı varsa söyler, teşekkür eder. Kendisine tezahürat yapan izleyicileri selamlar... 47 gündür böyle..
Bugün çevresinde bulunan jandarmalar sırtına temas ederek dengesini kaybettirdi.
Ayağı boşlukta kalan İmamoğlu az daha düşecekti.
Döndü isyan etti "beni kim itti. Ne hakla bana temasta bulundunuz. Hanginiz yaptı bunu" İzleyiciler de isyan etti.
Ekrem İmamoğlu "Araç bozuk değildi. Burada da kontrolsüz ittiniz. Hakkınızda suç duyurusunda bulunacağım" dedi
Jandarma komutanını gören İmamoğlu ona da yaşanılanları gördünüz..görmediyseniz ihbarda bulunuyorum dedi.