2017 referandumunda tek adam rejimine hayır diyeceğimi açıkladıktan sonra Kanal D'den kovulmuştum malum.
O gün beni arayan ana muhalefet lideri Kılıçdaroğlu, "bu hareketiniz bize umut oldu" demişti. Kendisine, "siz umut olabilseydiniz, biz belki işsiz kalmazdık" diye yanıt vermiştim. Yanımdaki yoldaşım Ertuğrul Albayrak şahidim. Öfkeliydim.
O yaz, Kılıçdaroğlu'nun adalet yürüyüşüne 22.gününde dahil oldum. "Neden bu kadar geciktiniz?" sorusuna, "hayal kırıklıklarımı anca unutabildim" demişim bir röportajda...(videosunu ekledim)
Kılıçdaroğlu, 2016'da "anayasaya aykırı ama evet diyeceğiz" demiş, dokunulmazlıkları kaldırtmış, başta Selahattin Demirtaş olmak üzere bir çok siyasetçinin hapse atılmasının önünü açmıştı.
2017'de, TİP yeniden kurulmuş ve 2018 seçimlerine HDP ile ittifak yaparak katılmıştı. O seçimde keşke yeniden kurulalı az zaman olmuş olsa da TİP'le hareket edebilseydim. Kılıçdaroğlu CHP'sine adaylık başvurusu yaptım. Kendisi beni adaylaştırmak bir yana tanımadı bile.
2023'e geldiğimizde ben artık TİP saflarındaydım. Yoldaşlarımla birlikte sokak sokak gezip, "bir oy TİP'e, bir oy Kılıçdaroğlu'na" diye oy istedik. Erdoğan karşısında muhalefetin ortak adayıydı zira. Erdoğan karşısında kim en güçlü isimse ona destek olalım dedik. Adayın belirlendiği altılı masada değildik. Kime destek olsaydık?
Şimdi o günlerde verdiğimiz destek hâlâ karşımıza çıkarılıyor. Karşımıza çıkaran da "planlarına sadık kalıp" 2.turda Erdoğan'a seçim kazandıranlar ha!
Ben, İzmir'de TİP adayı olarak 85.000 oy aldım o seçimde. %6 oyla Meclis'e giremedim çünkü Kılıçdaroğlu'nun Chp'si listelerini sağcı isimlerle doldurup seçmene de "sakın TİP'e oy vermeyin, oyları bölmeyin" propagandası yaptı!
Geldik 2026'ya. Ömrümüzden yıllar geçti, Saray rejimi kök saldı. Bugün Kılıçdaroğlu o rejimin kuklası olarak CHP'nin başına polis zoruyla geçmeyi içine sindirdi.
Şimdi bu kişinin bize bir borcu var. Elimizden alınan yıllarımızı geri ver @kilicdarogluk Hakkım sana helal değildir. Bak şu videoya, senle birlikte "hak, hukuk, adalet" diye bağırırken İstanbul asfaltında nasıl genç, nasıl toymuşum!
Güvendiğin padişahın mı bre Kılıçdaroğlu?
Ne diyordu Demirtaş?
"Saray'a yaslanmayın. Düşersiniz!"
Düşmez mi sanırsın kendini yoksa?
Cumhuriyet tarihini bırakın, dünya tarihinde bile emsali zor görülecek bir vakaya tanık oluyoruz. Eski bir genel başkan, kaybettiği kongrenin ardından iktidar yargısından medet umarak yanında kalan birkaç milletvekili ve eski ilçe başkanıyla partiyi ele geçirmeye çalışıyor. Yaklaşık 500 kişilik bir grup, neredeyse 18 milyon seçmeni olan bir partiye adeta çökmeye kalkışıyor. Bunu parti içi bir mücadele olarak görmek ve bu rejimin koşullarında bile meşrulaştırmak mümkün değil.
Mutlak butlan kararı sonrası @kilicdarogluk kendisine parti içinden destek geleceğini, örgütten fireler olacağını düşünüyordu. Bu olmayınca süreci uzatmak yerine doğrudan müdahale yoluna gidilmiş görünüyor. Hiçbir organik destekleri olmadığı için bir avuç mafyavari tip ve milletvekili genel merkezi ablukaya almış durumda.
Önümüzdeki süreçte 500 kişilik bir grubun, neredeyse 18 milyon seçmenin oyunu almış bir partiye zorla çöküp çökemeyeceğini göreceğiz. Bu nedenle kamuoyunda tartışılan “ayrı parti” önerilerini şu noktada çok yanlış buluyorum. Böyle dehşet verici bir sonuç geri çevrilemezse, demokratik mücadele çok ağır bir darbe alır. Demokrasiye inanan herkesin seçilmiş, meşru CHP yönetimine destek vermesi gerekir.
Benim talebim çok basit. Arkadaşlarımı evlerine yollayın.
Bu sistemin derdi benimle. Ben burada sizinle bu süreci yönetmeye hazırım. Savunmamı yapmaya hazırım.
Bu insanları tutuksuz yargılayın. Anneler çocuklarıyla buluşsun. İnsanlar hasta. Gitsin tedavilerini yaptırsın, duruşmalara gelsin.
Ramazan ayındayız. Bayram geliyor. Bu arkadaşlarımı evlerine yollayın.
CHP'li Ali Mahir Başarır, Ankara'da bir ofis kurularak kurultay ve İBB davaları için sahte delil üretildiği ve algı kampanyası yürütüldüğünü açıkladı:
-Beş kişilik bir heyet, kirli bilgiyi Whatsapp grupları üzerinden trollere gönderiyor. Troller ile bu yalan haber sosyal medyada yayılıyor.
-Yoğun bir sosyal medya saldırısının ardından bu gerçek dışı bilgiler iktidar medyası tarafından haberleştiriliyor.
-Ondan sonra içlerinden bazıları savcılığa gidiyor ve İBB dosyası ya da kurultay dosyasına tanık olarak beyanda bulunuyor.
-En son Laleli'de döviz bürosuna operasyon yapıldı. Bu operasyon pos cihazlarından yapılan dolandırıcılık hakkındaydı. Ancak bu operasyonun görüntülerini alıp 'CHP kurultayındaki paralar buradan çıktı' diye algı yapıldı ve hemen İstanbul Savcılığı'na ihbar dilekçeleri gitti.
-Bu yapının bir de medya ayağı var. Partide milletvekilliği ve danışmanlık yapmış kişiler iktidar medyasında bu kirli bilgilerin algısını yapıyor.
-En son aşamada 2-3 hukukçu ve 1 siyasetçiden oluşan heyet, direkt savcılığa bu içerikleri götürüyor.
-İnternetteki ilanlardan villa fotoğrafı bulup benim evim diye haber yapıyorlar, başka bir operasyonun görüntüsünü alıp CHP kurultayındaki para sayma görüntüleri diye veriyorlar. Suç duyurusunda bulunuyoruz, hepsine takipsizlik veriliyor.
ERDOĞAN'A ÇAĞRI!
Erdoğan'ın İstanbul BŞB başkanlığı döneminde (1994-1999) işlediği ileri sürülen görev suçlarını Yargıtay Cumhuriyet Savcısı olarak soruşturmuştum.
O dönemde büyükşehir belediye başkanlarının görev suçlarını Yargıtay CBS soruşturmakla görevli idi.
AKP iktidara gelir gelmez bu maddeyi, soruşturmaların Yargıtay CBS tarafından değil, ilgili yer CBS tarafından yapılacağı şeklinde değiştirince, bizdeki sonuçlanma aşamasındaki dosyalar, İstanbul'daki ilgili adliyelere gitti.
Sonra ne mi oldu...
O soruşturmalarda suçlanan belediyenin neredeyse her bir üst düzey görevlisi, milletvekili olmakla da kalmadı, bakan oldu, hatta Binali Yıldırım'ı da düşünürsek başbakan bile oldu.
Açılan davaların birinde beraat kararı veren ağır ceza mahkemesi başkanı, önce Yargıtay üyesi seçildi, sonra Yargıtay Başkanı da oldu.
O soruşturmalar, hepsi mülkiye müfettişlerinin denetimlerdeki somut kanıt ve raporlara dayalı idi.
İşin ilginci, o soruşturmalarda İstanbul BŞB konusunda hangi şirketler ve hangi suçlar ifade edilmiş ise, bugün ne tesadüf ki İstanbul BŞB konusunda içi dolu/boş bile bakılmadan aynı şirketler ve aynı suç adları ortaya atılmış durumda!!!
2016 yılında, Erdoğan'ın diploması konusunda YSK'ya başvurmuş idim. Ne tesadüf ki, İmamoğlu için diploma sorunu da yaratıldı!
Geçmişte Erdoğan hakkında olanlar, yaşananlar adeta not edilmiş, şimdi o adlarla tek tek işlemler yapılıyor!
Erdoğan'a çağrı!
Kendisi hakkındaki o soruşturmaları ve YSK dosyasını halkın incelemesine açsın, herkes görsün, yeterli...
#Erdoğan
Zeytinliklerimizi yok edecek süper izin yasasına geçit yok!
Muğla’da halen faaliyette bulunan üç termik santrale kömür sağlamak için 400 bin dönüm arazideki yüzbinlerce zeytin ağacı yok edilmek isteniyor.
#ZeytinimeDokunma#ToprağımızıVermiyoruz
Torba yasa geçerse Muğla'da içinde 40 civarı köy, zeytinlikler, su kaynakları, tarım alanları, ormanlar ve korunan alanların yer aldığı, 468bin dönüm alana kömür için el konacak ve yok edilecek.
Muğla'nın ölüm fermanı olan bu yasayı geri çekin
@YakupOtgoz@KademMete@MuglaMHP48
Kültür ve Turizm Bakanlığı, Ekrem İmamoğlu’nun tutuklanmasına tepki gösteren Yalın, Sertap Erener, Melike Şahin, Mabel Matiz, Cem Adrian, Melike Şahin’in arasında bulunduğu sanatçıların antik kent tiyatrolarında konser vermesini fiilen yasakladı. Organizasyon şirketlerine önce olumlu yanıt yazısı gönderen bakanlık, daha sonra organizatörleri arayarak “Bu isimler olmaz” dedi.
Tüm vatandaşlarımıza müjde!
Mücadelemiz sonuç verdi.
AK Parti’nin 1 Şubat 2025’ten itibaren konutların elektrik faturalarına yaptığı devasa zamla ilgili Tüketici Hakem Heyetlerine itiraz edilmesi çağrısında bulunmuştuk.
Kamuoyuyla bir itiraz dilekçesi örneği paylaşmıştık.
Sonuç⬇️
AK Parti’nin devasa elektrik faturası zammı Tüketici Hakem Heyeti tarafından ayıplı bulundu!
Ayıplı zam tutarının başvuru sahibi vatandaşa faiziyle birlikte geri ödenmesine karar verildi.
Bireysel başvuru yapılarak fahiş fatura zamlarının iptal edilmesinin yolu açıldı.
Ne olmuştu?
2024’de elektrik kullanımı 5.000 kWh’ı geçen konut abonelerinin, 2025’den itibaren faturalarına %96 zam yapılmıştı.
Ancak zammın hangi tüketim miktarları için konutlara yapılacağı konusundaki bilgilendirme vatandaşa 7 Kasım 2024 tarihinde ilan edilmişti.
Yani bilgilendirme, vatandaşın elektrik tüketim miktarlarıyla ilgili tedbir alması mümkün olamayacak şekilde geç yapılmıştı.
AK Parti vatandaşı bilerek ve isteyerek zam tuzağına düşürmüştü!
Bu soyguna itiraz ettik!
Paylaştığımız, Elektrik Mühendisleri Odası’nın hazırladığı dilekçeyle;
22 Mart 2025’de bir vatandaşımız Mersin’de konuyla ilgili bir itiraz başvurusu yaptı.
Ardından Tüketici Hakem Heyeti kararını verdi⬇️
AK Parti’nin yaptığı elektik zammını ayıplı buldu!
Ayıplı zam tutarı olan 2.305 TL’nin yasal faiziyle birlikte vatandaşa geri ödenmesine karar verdi.
Zamdan mağdur olan tüm vatandaşlarımıza çağrıda bulınuyorum!
Burada paylaştığım dilekçe örneği ve yüksek gelen elektrik faturalarınızla birlikte Tüketici Hakem Heyeti’ne bireysel başvuruda bulunabilirsiniz.
Bu yolla haksız tahsil edilen fatura tutarlarının iadesini alabilirsiniz.
Hakkımızı arayalım, itiraz hakkımızı kullanalım!
Dilekçe Örneği: https://t.co/mJ92HDIEN1
Orman Genel Müdürlüğü, Dalaman Belediyesi'nin AKP döneminde 10 milyon TL'ye yaptırdığı sahil tesislerini belediye CHP'ye geçince kaçak olduğu gerekçesiyle yıktı.
Belediye Başkanı Sezer Durmuş, 10 milyon TL'lik milli servetin yok edilmesi karşısında gözyaşlarını tutamadı.