Seferihisar Belediye Başkanı İsmail Yetişkin tutuklandı.
İsmail Yetişkin diyaliz hastası ve haftanın üç günü diyalize giriyor. Benim babam da aynı şekilde haftada üç gün diyalize bağlanıyor. Bu nedenle diyaliz hastalarının yaşadığı zorlukları yakından biliyorum.
Diyaliz sonrası birçok hasta ciddi halsizlik, tansiyon düşüklüğü ve yorgunluk yaşıyor. Düzenli kullanmaları gereken ilaçlar, sıkı beslenme kuralları ve özel sağlık ihtiyaçları bulunuyor. Tuzdan sıvı tüketimine kadar pek çok konuda hayati hassasiyet s��z konusu.
Cezaevi koşulları, sürekli diyaliz tedavisi gören ağır kronik hastalar açısından uygun değildir.
Engelli raporu almak istese en az yüzde 90 engelli raporu alacak bir kişi nasıl cezaevinde kalabilir.
Murat Ongun:
“Sayın Başkan, 51 yaşındayım ben. Biraz da kafam çalışır, kusura bakmayın da 17 Mart'ta gizli tanıkların 2. kez ifadesini almak, 18 Mart'ta diplomayı iptal etmek, 19 Mart'ta da operasyonu yapmak...
Güzel bir plan. Ve fakat bu plan öngörüsü boşa çıktı. Çünkü Atatürk'ün dediği gibi, milli egemenlik öyle bir nurdur ki, karşısında zincirler erir, taç ve tahtlar yok olurdu; öyle de oldu.”
(Muratcan Altuntoprak)
Kadir İnanır’ın, “Aşk neymiş, aşktan da üstün” demesi…
Ve Türkan Şoray’ın mahçup “evet” deyişi.
Al Yazmalım filminin galası için bizzat Cengiz Aytmatov tarafından 1978 yılında Kırgızistan’a davet edilen Kadir İnanır ve Türkan Şoray.
#Kadirİnanır#TürkanŞoray#AlYazmalım #TürkSineması #Yeşilçam
Haziran ayının son günlerine… 🌕
Merkür dönerken, Haziran biterken, Yay dolunayına giderken;
Dolunay gökyüzünü aydınlatırken, kalbinizde karanlıkta kalan gerçekler ile yüzleşiriz.
Sizi gerçekten merak edenleri sevin.
Yokluğunuzu hissedenleri, sesinizdeki kırgınlığı anlayanları, bir mesajınızı bekleyenleri…
Çünkü hayat, peşinden koştuğumuz kalabalıklardan değil; yanımızda kalmayı seçen birkaç güzel yürekten ibarettir.
Gerisi…
Bugün vardır, yarın sadece bir hatıra olur!
#AyşenTok
Aşure; bereketin, dayanışmanın, birlik ve beraberliğin simgesi.
Biz çok büyük ve çok güçlü aynı zamanda çok güzel bir milletiz. Kimliklerimiz, inançlarımız, fikirlerimiz farklı olabilir ama tarihimiz, acılarımız, sevinçlerimiz var ve bir.
Hepimiz bu canım güzel ülkemizde herkes için mutlu ve güzel bir gelecek kurma idealini paylaşıyoruz.
Geçmişimiz ve geleceğimizle bağlı olduğumuz bu aziz vatanda tek bir vatandaşımızın bile ayrımcılığa uğramasını asla kabullenmedik, kabullenmeyeceğiz
10 Muharrem’de Hz Hüseyin’in insanlık onuru için ortaya koyduğu duruş ve şehadetinden sonra bugün Aşure lokması ile insanlık bu acının bilinci ve değeri ile bir sofrada buluşuyor. İnsanlığın en temel değerlerine, insanlık onuruna, iyiliğe, barışa niyet edilerek pay edilen aşure lokmaları Hakk katında kabul olsun.
Muhittin Böcek’in yeni ifadesi yine ortaya çıktı!
Bu kaçıncı ek ifadesi, doğrusu ben de sayısını unuttum. Ancak dikkat çeken bir durum var: İddialar parça parça, ihtiyaç oldukça, taksit taksit ortaya çıkıyor.
Ekrem İmamoğlu’nun kendisinden 15 milyon Euro istediği iddia ediliyor.
Bunun 5 milyon Euro’sunun ise “havala” sistemiyle ödendiği öne sürülüyor.
Peki, 5 milyon Euro gibi olağanüstü büyüklükte bir ödeme ilk ifadelerde neden yok? İnsan böyle bir parayı sonradan mı hatırlar?
İfadede ayrıca şu cümle yer alıyor:
“Muratpaşa Belediye Başkanının Ekrem İmamoğlu ile görüştüğünü, belediye başkan adaylıklarının belirlenmesi konusunda kendisine birtakım güvenceler verdiğini ve bunun karşılığında yüklü miktarda harcama yapacağını ve ödeme gerçekleştireceğini öğrendim.”
Söz konusu Muratpaşa Belediye Başkanı, mutlak butlan kararının ardından Kemal Kılıçdaroğlu’nu ziyaret eden Ümit Uysal.
Dahası var…
Parayı verdiği söylenen iş insanının kim olduğu belirtilmiyor. Öyle bir iş insanı ki, sadece Muhittin Böcek’in değil, başka kampanyaların da milyonlarca Euro’luk ihtiyaçlarını karşılıyor. Ama ismi yok.
5 milyon Euro’nun hangi tarihte, hangi kaynaktan temin edildiği açıklanmıyor.
Havala işlemini yapan kişi ya da döviz bürosuna ilişkin somut hiçbir bilgi verilmiyor. Sadece üzerinde isim ve telefon numarası bulunan bir kâğıt ile 100 liralık bir banknottan söz ediliyor.
Ben yıllar önce havala sistemini araştırıp kitaplaştırmış bir gazeteciyim. Bu sistemin nasıl işlediğini, hangi izleri bıraktığını, hangi bağlantılarla yürüdüğünü iyi biliyorum.
Böylesine büyük iddiaların; isim, tarih, para hareketi ve somut delillerle desteklenmesi gerekir.
Görünen o ki, Muhittin Böcek anlatmaya devam edecek. Ama ihtiyaç oldukça, taksit taksit…
Beylikdüzü Belediye Başkanlığım döneminde belediyemizin çocuk meclisi başkanı olan, Beylikdüzü gençlik örgütümüzün parlak siyasetçi adayı Suzan Rüya Balçık kardeşimizin vefatını üzüntüyle öğrendim.
Sevgili Rüya’ya Allah’tan rahmet, ailesine, sevenlerine, Beylikdüzü örgütümüze başsağlığı diliyorum.
Butlancılar seçilmiş CHP Genel Başkanı Özgür Özel'e Diyarbakır ve Gaziantep'te gösterilen muazzam ilgiyi görünce, tansiyonları tavan yapmıştır.
Daha durun.
Dip dalganın butlancıları adeta tsunami gibi önüne katıp, siyaset dışına savuracağı günleri göreceğiz...
Güle güle Kadir abi…
Bugün hem camideydim hem de Kadir İnanır’ın kabri başındaydım.
Büyük bir sanatçıyı uğurlamaya gittim ama ne yazık ki gördüklerim içimi acıttı.
En çok da siyasetçilerin cenazeleri bir protokol alanına çevirmesine üzüldüm. Böyle acı günlerde en önde görünme çabası, kameraların karşısında yer alma yarışı gerçekten vicdanları yaralıyor. Oysa o saflar siyasetin değil; ailenin, gerçek dostların ve yıllarını birlikte geçirmiş insanların yeri olmalıdır.
Koruma ordularıyla insanların itilip kakılmas�� kabul edilemez. Bir cenazede vatandaşın önüne set çekmek, sevenlerini uzaklaştırmak, insanların son görevini yapmasına engel olmak hangi vicdana sığar?
Siyasetçiler zaten her gün ekranlarda. Mitinglerde, açılışlarda, kürsülerde görünürler. Bari bir cenazede geri planda durmayı, acıya ortak olmayı ve sadece dua etmeyi bilseler…
Bir insanın son yolculuğu hiçbir siyasi görüntüden, hiçbir protokol düzeninden daha önemli değildir.
Kabristanda da aynı manzara devam etti. İtiş kakış, öne geçme telaşı… Bir yanda fotoğraf çektirme peşinde olanlar, diğer yanda sevdiği insana son kez yaklaşmaya çalışan gerçek sevenler…
Bari bırakın da sevdiğimiz insanlara son kez sarılalım. Son kez yüzlerine bakalım. Sessizce vedamızı edelim.
Ölümün karşısında herkes eşittir. O gün makamın da unvanın da koruma ordularının da hiçbir anlamı yoktur. Çünkü tabutun başında önde durmak değil, geride durup saygı gösterebilmek asıl erdemdir.
Kadir İnanır’a yakışan; gösterişten uzak, vakur ve onurlu bir vedaydı. Keşke bunu hep birlikte başarabilseydik.
Her şeye rağmen güzel bir abiyi kaybetmenin üzüntüsünü yaşıyorum. Güle güle Kadir abim…
🗣️Ekrem İmamoğlu:
"Genel Başkanım, yol arkadaşım Özgür Özel, Anadolu’nun her yerinde milletimizle birlikte ve yan yanadır.
Anadolu’da yüreğini, cesaretini, aklını ve ruhunu Türkiye’nin geleceği için taşıyan insanımız bize hep birlikte hangi yolda yürüyeceğimizi işaret edecektir."
Deniz Zeyrek'ten şok iddia:
"Çok güvendiğim bir kaynağım, Kemal Kılıçdaroğlu ekibinden birinin kendilerine söylediklerini aktardı.
Duyunca şok oldum.
Şöyle diyormuş:
“Yargı tamamen arkamızda. Hepsinin (Özgür Özel ekibinin) haddini bildireceğiz (burada daha argo bir cümle kurdu ama ben size aktaramadığımdan ‘haddini bildireceğiz’ diye yazdım). Ağızlarıyla kuş tutsalar hiçbir şey elde edemeyecekler. Bütün kapılar yüzlerine kapanacak. Mehmet Uçum süreçte yaşanacak her detayı planlamış ve süreç tıkır tıkır işliyor.”
Mehmet Uçum’un kendini “CHP’yi butlanlama” işine bu kadar çok vakfettiği iddiasını fazla iddialı bulsam da kaynağımın söz ettiği kişinin bu tür cümleler kurmasına şaşırmadım.
Neticede Özel ekibine nasıl bir kinle ve öfkeyle baktıklarını biliyorum.
Bir grup insan, her hamleleriyle CHP’yi paramparça edip, hatta köküne kibrit suyu döktüklerini bile bile Özel ve ekibinden intikam almak için ellerinden geleni yapıyor."