“Çerçeve yasa" ile ilgili teklifin çarşamba günü TBMM Başkanlığı’na sunulması bekleniyor. Teklifin hemen Adalet Komisyonu’nda ve iki günlük yasal sürenin geçmesi beklenmeden bu hafta Genel Kurul’da görüşülmesi hedefleniyor.
Tüm halkı ilgilendiren bir yasa oldu bittiye getirilmeye çalışılıyor. Bu dayatmayı kabul edenleri göreceğiz…
Mesleğe Değer Katanlar-3
Bilgi, emek ve eserleriyle inşaat mühendisliğine yön veren, mesleğin gelişimine kalıcı katkılar sunan değerli meslektaşlarımızı saygıyla anmak amacıyla hazırlanan video serisidir.
#talebimizgelecegimiz#meslegedegerkatanlar#mühendisesaygı
Karatepe Yüksek Güvenlikli Ceza İnfaz Kurumu’ndan selamlar.
Size bu satırları hemen yan hücremden gelen “Aşkın mapushanee, içindee ben mahkum” dizeleri eşliğinde yazıyorum.
Bir düzeltmeyle başlayayım; tanımadığım ve görüşmediğim bir avukat “Deniz bizi unutmayın dedi ” gibi bir bilgi yaymış. Ne böyle bir duygum var ne de öyle bir talebim oldu. Aksine sürekli beni paylaştığını öğrendiğim arkadaşlarıma şu mesajı yolladım: “Abartma be king, yaz böyle geçmez.” Hazır hayatımın ilk tekzibini yapıp kendimi bir şey sanmışken hız kesmeden ikinciyi de yapayım. Biraz gecikmeli olacak ama tutuklandığımı öğrenince söylediğim “neşemizi çalamazlar” mesajını tırnak içinde olduğunu vurgulayarak söylemiştim. Nöşömözü çolomozlor gibi. Ama adliyeden Twitter’a ulaşana kadar yolda ironik tırnaklar kaybolmuş. Bana bu haberler geç geldiği için özetle şöyle diyebilirim; romantik, arabesk ya da talepkar bir cümle duyarsanız bilin ki doğru değildir. Çünkü ruh halim — olumlu anlamda — üçünden de uzak.
Evet, Çorlu’da birinci ayımı doldurdum. Ankara, Çorum, Antalya ve İstanbul’dan sonra en çok vakit geçirdiğim şehir Tekirdağ oldu. Beş Şehir’i tamamladım. Gelirseniz gezdiremem ama şehrimizin en çok ziyaret edilen noktası olan cezaevine çoğu Tekirdağlıdan daha hakimim. En iyi köfteciyi herkes bilir.
Moralim yerinde, sağlığım iyi. Bir ay boyunca kötü hissettiğim tek bir an bile olmadı. Tabii ki cezaevi romantize edilebilecek bir yer değil. Bunu herkes bilir. Monopoly’de bile kodese girince sinir krizi geçiren arkadaşlarım oldu. Yine de adettendir, benden de duyun; cezaevine girmeyin mecbur kalmadıkça.
Aile, arkadaşlar, iletişim ve seyahat özgürlüğü, gözetlenmediğim bir oda, güneş, sahne, sokakta yürümek gibi mahrumiyetlerin yanında önemini burada anladığım şeyler de oluyor. Klavye ve bıyık makası benim için önemliymiş. Klavyeye hazırlıklıydım ama bıyık makası sürpriz oldu. Berber prosedürünü öğrenene kadar bıyıklar ağzımı kapattı. Kantin listesinde olmamasına rağmen şansımı deneyip “Bıyık makası?” diye dilekçe yazdım; cevap verilmeyen tek dilekçem oldu. Bir filmde dev makası olan bir adam gördüm. Çok özendim. Hayatımda ilk kez canım makas çekti. Neyse ki bıyığım Türkiye’de övgü alabileceği en kritik kişiden övgü aldı; ziyarete gelen Erkan Baş’tan.
Özetle cezaevine girmemeye çalışın ama işinizi olması gerektiği gibi yapmanın karşılığı buysa en huzurlu uykular burada uyunuyor. Sonraki gün yapacak işinizin ya da verilmiş sözünüzün olmaması da cabası.
Kaldığım cezaevi “Kuyu Tipi” olarak biliniyor. Bu konuda uzmanların, avukatların ve uzun süre tecrübe etmek zorunda kalmış insanların yazdıklarını okumanızı tavsiye ederim. Benim kısa süreli gözlemim; güneşsizlik, havasızlık ve sosyal izolasyonun kalıcı fizyolojik ve psikolojik zararlar vermesi kaçınılmaz. Sayımlar dışında insan sesi duymadan günleri, haftaları geçen mahkumlar var. Cezaevi deyince aklımızda canlanandan çok daha yalnızlaştıran bir sistem.
Ben belki kısa süreli olacağını umduğum için dışarıda da bazen yaptığım goblin moduna geçerek şimdilik uyum sağladım. Ama öğlen 7 metrelik duvarları olan avluda yüzüme gelsin diye güneşle köşe kapmaca oynamam gerekiyor. Yolu bir şekilde bu kuyuya düşen güvercin* ve dev çekirgeler duvarları aşamadıkları için benimle beraber kalıyorlar, haklarında CİMER şikayeti olmamasına rağmen. Yalnız hissettirmiyorlar. Gönderdiğiniz kitap kargoları ve şimdiden plastik komodinimin iki çekmecesini dolduran mektuplar hayatımdaki en kalabalık zamanımı yaşamamı sağladı hücrede. Hepsini okudum mektupların, kalışım uzarsa cevap da yazacağım. Yakın arkadaşlarımdan “Niye cevap yazmıyorsun şerefsiz, bu sefer turnede olmadığını hepimiz biliyoruz” tarzı mektuplar gelmeye başladı. WhatsApp’tan kurtuldum, bu sitemden kurtulamadım. Kitap hediyeleri ve mektuplarla memurlara ek mesai çıkardık. Size de, şikayet etmeden hızla yardımcı olan memurlara da teşekkürler.
Düzenli ziyarete gelen avukatlar da nefes oluyor. Cezaevinin yıldızları onlar. Ton balığını cezaevi kantinine ekleten avukatla tanıştım, çok heyecanlandım. Burada Oğuzhan Uğur’dan daha popüler. Dışarıya dair haberleri de onlardan alıyorum.
Okul arkadaşlarım başta olmak üzere dışarıda destek olan, dayanışma gösteren herkese de çok teşekkürler. Sabah 8 sayımlarında memurlar gelene kadar uyanık kalabilmek için “Bugün kim tutuklandı” temalı programlar izlemeye alışmışken, bir sabah ODTÜ Mezuniyet pankartlarıyla uyandım. Gözlerim doldu ilk kez. İyi ki varsınız. Athena Gökhan’ın törende benle ilgili yaşadığı kafa karşılığına çok güldüm. Sansürcü Punkçı da Türkiye’ye kısmetmiş.
Anarchy in THE UK
AcunMedya in Turkey
Böyle diyorum ama NATO ve Dünya Kupası bittiğinden beri Masterchef izliyorum. Açar açmaz orada da bir Karadenizli kazandı. Bütün ülkeyi kısık ateşte karadenize ettiler. (Deniz içerde şimdi ne şaka malzemesi biriktirmişsindir? Aynen kardeşim ful böyle notlar alıyorum, özür.) Burçin ve Tolğa favorim.
İlk hafta ülkeme dair moral tazelemek için Aktroll kanalları izledim; NATO Zirvesi Özel. Programlarda önce bana sövüp ahlak dersi veriyorlardı, sonra Donald Trump övüyorlardı, Türkiye için büyük şansmış varlığına duacılar. Ben de dersimi aldım.
“Değerleri aşağılayan komedyen” den, “Değerli dostum”a terfi etmek için eksiklerim:
- Epstein ile kanka olmak
- Gazze’yi Netanyahu ile birlikte tatil köyü yapma vaadi
Bir kelime şakası ve bir didaktik çıkış yaptığıma göre aylık güncellememi sonlandırabilirim. Hala kararlıyım, Moby Dick’i bitireceğim. Geçen öyle yazdım ama elime geçmedi henüz. Diğer kitaplar geldi, Moby Dick hala kontrolde. Cezaevi okuma komisyonu da bitiremiyor, bela bir kitap. Aslında cezaevi kütüphanesi çok iyi, Chomsky bile var. Belki o da Epstein kontenjanından girmiştir.
(*) 2 haftadır benimle yaşayan güvercin Leo ile tanıştığımız günün öyküsünü yazdım, Uğur Gürsoy Uykusuz Ağustos sayısında çizdi. Benim yerime de okuyun, buraya Uykusuz sokamıyormuşuz.
Söyleyeceklerim bu kadar, iyi günler.
Ne fırtınalar koptu, benim hayat dallarımda…
Hiç birinde vazgeçmedim umutlarımdan…
İçimde kıyametler kopsa da.
Ben baharıyım yarınlarımın,
Çiçek açarım her kışın ardından!
Umut Gündüz'ü Unutma Umut'un sesi siz olun.
Yaşamak ve yaşatmak için
#umutasesol
⛔Bugün günlerden UMUT
⛔Bu çocuğun adı UMUT GÜNDÜZ!
⛔15 Temmuz 2020 de öldürüldü!
⛔Katili aramızda
⛔Adalet ve Adil yargılanma birgün herkes için gerekli olacak.
⛔Umut için Adalet Herkes için Adalet
Sessiz kalma,Yaşamak ve yaşatmak için
#pazar#umutasesol@adalet_bakanlik
Gözümüzün bebeği, bu ülkenin bütün kız çocuklarının umudusunuz siz...
Bu ulus, dünya milletler ailesinin onurlu bir üyesi, siz de o milletler ailesinin şampiyonusunuz.
Ne kadar gurur duysak azdır.
Var olun.
#FileninSultanları#kadınvoleybolmillitakımı
🇹🇷 Filenin Sultanları x VNL 2026 Ace Dağılımı
☄️ 22 x Vargas
☄️ 8 x Jack
☄️ 7 x İlkin
☄️ 6 x Zehra
☄️ 4 x Deniz
☄️ 4 x Saliha
☄️ 4 x Hande
☄️ 4 x Elif
☄️ 2 x Berka
☄️ 2 x Yaprak
☄️ 1 x Buse
☄️ 1 x Cansu
☄️ 1 x Karmen
☄️ 1 x Defne
BEN DE ENDİŞELENMİŞTİM... Tamam şimdi oldu, ben de garibanlıktan hapse düşmüşleri, düşman ceza hukuku uygulananları, karnı aç olduğu için hırsızlık yapan çocukları affedecekler sanmıştım, sadece PKK affediliyormuş, ne olacak ki? İçim rahatladı billahi...
Bir de tecavüzcü ve katilleri salarsanız şahane olur. Yalnızca tecevüzcü ve katiller, ne olacak? Öyle değil mi?
Kılıçdaroğlu'nun bugünkü rozet töreni için 950 TL’ye cast ajanslarından çok sayıda figüran tutuldu.
Mısırlı, Özbekistanlı göçmenler, atanmayan öğretmenler, öğrenciler vardı.
Slogan provası yaptırıldı. 50 kişiye CHP Gençlik Kolları yeleği giydirildi.
https://t.co/qCEs8mB9ME
Çocuklar alkış makinesi değildir! Bir siyasi liderin, çocukları kendi egosunu tatmin için kullanması tam anlamıyla çocuk istismarıdır.
Bu, çocuğun, masumiyetini kirletmek ve onu bir propaganda aracına dönüştürmektir.
Çocuklar bir oyuncak değildir! Oyuncak gibi kullanılamazlar! Onların sevgisi alınıp satılan bir meta değildir!
Bir çocuğun özgür iradesiyle haykırdığı tek şey kendi geleceği olmalıdır, bir siyasetçinin ismi değil. Buna sessiz kalan herkes, bu istismara ortaktır. Çocuklarınızı koruyun, çocuklarımızı koruyun!
Bu istismara alet olan herkesi kınıyorum.
#SonDakika
TEMA Vakfı gönüllülerinden 7 kişiye tahliye kararı verildi: Tahliye edilenler arasında Doç. Dr. Emel Memiş'in de bulunduğu öğrenildi
https://t.co/q8USLAUiEy
Kartal İmam Hatip Lisesi öğrencilerinin üniversite sınavındaki başarısı gerçekten de soru işareti uyandırmayacak gibi değil!
-Sözel: 14 öğrenci
-Eşit Ağırlık: 4 öğrenci
-Dil: 2 öğrenci
- Sayısal: 1 öğrenci
Toplam derece: 21
Aynı liseden bırakın ilk yüzü ilk günde bu kadar insanın olması dahi şüpheli bir durum.
- Gazeteciler bu olay üzerine gitmeli.
- İstatistikçiler, bilimsel açıdan bu durumu değerlendirmeli.
- eğitim bilimciler konuya mutlaka müdahil olmalı.