Çatışmadan kaçmayın, kaybetmekten korkmayın. Bazı kavgalar çıkmalı, bazı kalpler kırılmalı ve bazı insanlar kaybedilmeli. Bu, hayatın kendini yenileme yoludur.
“Önümüzdeki maçlara bakacağız” lafını sevmiyorum hocam. Bir kere de puan hesaplaması yapmadığımız bir etkinlik izlesek keşke. Eskisi yenisi 650 tane marş yapıldı be abi. Baktığında yedekler dahil futbolcu başına 30 marş düşüyor. Öyle gazdaydık yani. Şöyle olsaydı böyle olurdu, şu olsaydı bu olurdu muhabbetlerinden bıktık artık. Bir haykırışlık mutluluğumuz vardı bugün, onu da önümüzdeki maçlara bıraktık. Hayırlısı…
İnsan koşarak gittiği yerlerden çekilir, heyecanla aradıklarından uzaklaşır, çok sevmesine rağmen mesafelenir… Çünkü zordur yüklediğin anlamın altında kalmak. Zarifoğlu diyor ya
“Gelecektim ama daha kötü bir hatıram olsun istemedim.” Bazı şeyler, en iyi yerde noktalanmalı.
Bir konuda ne kadar katıysa insan, hayat da onu o denli sınıyor ve zorluyor, adeta kırmak için. Esnekliği seviyor hayat, sert köşeleri törpülüyor, aslaları sevmiyor. Mükemmeliyetçiliği alıyor, duvardan duvara vuruyor. Ne kadar katıysa insan, o kadar kırılıyor.