🔴Eğitim emekçileri, hakkını arayan öğretmenlere destek olmak için Sakarya Caddesi'nde açıklama yaptı. Eyleme destek veren Eğitim Sen Genel Başkanı Kemal Irmak, özel sektör öğretmenlerinin taban maaş hakkının iade edilmesini, mülakat mağduru ve atanması yapılmayan öğretmenlerin mağduriyetinin giderilmesini istedi.
#ÖğretmenlerGözaltında
#ÖğretmenHakkınıAlacak
Hamur İlçemizde görev yapan anasınıfı öğretmeni IRMAK KOPARAN'ın kaldığı evde intihar ettiğini derin bir üzüntüyle öğrenmiş bulunmaktayız.
Irmak öğretmenimize Allah'tan rahmet kederli ailesi, sevenleri ve eğitim camiasına sabırlar diliyoruz.
🔴MEB PERSONEL GENEL MÜDÜRÜ İLE YAPILAN GÖRÜŞMEYE İLİŞKİN BİLGİ NOTU
MYK üyelerimiz Zülküf Güneş, Ramazan Gürbüz ve Evrim Gülez, 4 Haziran 2026 tarihinde, Millî Eğitim Bakanlığı Personel Genel Müdürü Bülent Çiftci ile bir görüşme gerçekleştirdi. Görüşmede, eğitim ve bilim emekçilerinin farklı alanlarda yaşadığı sorunlar, sahadan toplanan bilgilerle oluşturduğumuz raporlar, üyelerimizin talepleri ve sendikamızın sorunlara dair çözüm önerileri Personel Genel Müdürlüğü’ne iletildi.
🔴"Haziranda ölmek zor…"
Edebiyatımızın usta şair ve yazarlarından Nâzım Hikmet, Ahmed Arif ve Orhan Kemal'i saygıyla anıyoruz…
#NazımHikmet#AhmedArif#OrhanKemal
Haziran ayının ilk günlerinde, halkın dilini ve yüreğini edebiyata taşıyan üç büyük değeri saygıyla anıyoruz.
📖 Orhan Kemal
📖 Ahmet Arif
📖 Nazım Hikmet Ran
Onlar; işçinin, köylünün, emekçinin, yoksulun, öğrencinin sesini eserlerinde yaşattılar. Eşitliğin, özgürlüğün, kardeşliğin ve insan onurunun yanında durdular.
Aradan geçen yıllara rağmen dizeleri, romanları ve düşünceleri bugün hâlâ bizlere yol göstermeye devam ediyor.
Edebiyatı yaşamın, yaşamı mücadelenin bir parçası haline getiren bu üç büyük çınarı sevgi, saygı ve özlemle anıyoruz.
🌹 Orhan Kemal
(2 Haziran 1970)
🌹 Ahmet Arif
(2 Haziran 1991)
🌹 Nazım Hikmet Ran
(3 Haziran 1963)
Unutmadık, unutturmayacağız.
Sendikal Mücadele Kişisel İkbal ve Bireysel Kazanç Sağlama Alanına Dönüştürülemez!
Kamuoyuna,
Son günlerde ulusal basında, devlette yetkili bir konfederasyonun genel başkanı hakkında ortaya atılan iddialar ve emek örgütleri ile yöneticilerinin mali işleyişlerine dair tartışmaların gündeme taşınması, sendikal hareket açısından son derece düşündürücüdür. Bu tür iddiaların varlığı dahi, sendikal yapıların şeffaflık ve hesap verebilirlik ilkeleri temelinde yeniden değerlendirilmesi gerekliliğini açıkça ortaya koymaktadır.
Sendikalar ve emek örgütlerinin mali süreçlerinin şeffaf biçimde yürütülmemesi ve kamuoyu ile açık şekilde paylaşılmaması, emekçilerin sendikalara ve daha da önemlisi sendikal mücadeleye olan güvenini zedelemektedir. Oysa biz emek örgütleri, siyasal iktidardan ve bürokrasiden mali şeffaflık, hesap verebilirlik ve kamuoyuna açıklık talep ederken, bu ilkelerin en güçlü savunucusu ve uygulayıcısı olmakla da yükümlüyüz. Bu noktada öncülük sorumluluğu doğrudan emekten yana örgütlü sendikalara aittir.
Sendikal mücadelenin güçlenmesi ve daha ileri bir düzeye taşınması gerekirken, sendikaların ve yöneticilerinin mali konular üzerinden kamuoyu önünde tartışılır hale gelmesi, bütünlüklü emek mücadelesini zayıflatan ve geriye iten bir sonuç doğurmaktadır.
Bu nedenle tüm emek örgütleri, mali işleyişlerinde şeffaflık, denetlenebilirlik ve hesap verebilirlik ilkeleri doğrultusunda hareket etmek zorundadır. Aksi bir tutum, hem tarih önünde hem de emekçilerin vicdanında karşılığını bulacaktır.
Emek mücadelesinin güçlenmesi, ancak güven, şeffaflık ve ortak denetim ilkeleriyle mümkündür. Tüm bu iddiaların, özgür basın, emekçiler ve kamuoyu vicdanı nezdinde tüm yönleriyle açıklığa kavuşturulması büyük önem taşımaktadır.
Bizler KESK olarak, kurulduğumuz günden bu yana sendikal mücadelenin bir ayrıcalık ya da kişisel kazanç alanına dönüşmemesi gerektiğini savunuyoruz. Bu doğrultuda, tüm mali işleyişimizin üyelerimizin bilgisi ve denetimi altında yürütülmesi için çaba gösteriyoruz.
KESK’in mali işleyişi; üyelerimizin ve örgütümüzün iradesiyle seçilmiş bağımsız denetleme kurulunun gözetim ve denetimi altında, tüm üyelerimizin erişimine açık ve şeffaf bir biçimde yürütülmektedir.
Bu anlayışın gereği olarak, tüzüğümüzün mali işleyişe ilişkin ilgili maddelerini kamuoyu ile paylaşmayı bir sorumluluk olarak görüyoruz.
KESK Tüzüğü Madde 27 – Yürütme Kuruluna Seçilenlerin Güvencesi Konfederasyon Yürütme Kuruluna seçilenlerden mali, sosyal ve özlük hakları işverence ödenmeyenlerin, bu görevleri süresince alacakları mali, sosyal ve özlük hakları, çalıştığı işyerlerinden çalışırken aldığı mali ve sosyal hakları geçemez. Sendikacılık meslek olmadığı için kimseye avantaj ya da dezavantaj sağlamaz.
Saygılarımızla.
Türk Tabipleri Birliği’nin, 14 Mart Tıp Haftası kapsamında ve “İyi Hekimlik Yapmak İstiyoruz” talebiyle Diyarbakır'dan başlattığı “Beyaz Yürüyüş”, 4. gününde Ankara’da tamamlandı. Abdi İpekçi Parkı’nda yapılan basın açıklamasına, Eğitim Sen Genel Sekreteri Zülküf Güneş, Yükseköğretim ve Eğitim Sekreteri Evrim Gülez ile KESK Eş Genel Başkanı Ayfer Koçak ve MYK üyelerinin aralarında olduğu KESK heyeti de katıldı.
Sınav Güvenliği mi Eziyet mi?
14 Mart 2026 Cumartesi günü MEB Açık Öğretim Kurumları sınavları vardı. Sınavda görevli olan eğitim emekçisi arkadaşlarımız görevli oldukları salonlara gittiler. Kapıda, polis tarafından didik didik aranan arkadaşlarımızın üzerinde bulunan; her türlü saat, cüzdan, boncuklu bileklik, anahtar ve anahtarlık, çakmak, bozuk para vs. her şeyi dışarıda bırakmaları istendi.
Sınav güvenliği elbette bizim için de önemlidir. Cep telefonu, akıllı saat ve benzeri teknolojik ürünleri anlayabiliriz ancak yukarıda saydıklarımın, sınav güvenliğini tehdit edebilecek ürünler olamamasına rağmen, bu güvensizlik nedir? Mesleğimizi her geçen gün itibarsızlaştırmaktan vaz geçin artık. Sınav görevi için gelen arkadaşımız, anahtarını, cüzdanını vs. nereye bırakacak? Böyle devam ederseniz sınavda görev alacak personel bulamayacaksınız…
@egitimsen@Yusuf__Tekin@MilliEgitimBak@bursailmem16