Good omens dizisi 3. Sezonu tek bölümlük şahane bir finalle bitirdi..Tanrıyı, isayı dünyaya getirdiler.. bizde olsa olay çıkardı.. çok özliycem sizi #goodomens
İphone 17 fiyatlarını burda görüp inanmayın, ben ocak ayında o fiyatlardan aldım. Üstüne 10 bin daha koyun.. zaten apple Türkiye sayfasında yazıyor fiyatları
Gülistan Doku'yu ararken barajı boşaltıyorlar,
Bir kadın cesedi çıkıyor… Dereyi tarıyorlar,
Başka bir kadın cesedi… Her yerden kadın cesedi çıkıyor!
Bir de normalmiş gibi yok bu değil,bu da değil falan diye devam etmişler!!
Adamlar için su kaynaklarının dibin de kadın cesedi bulmak normalleşmiş!!!!!
İyi ki kadınları bu da değil diye suya geri atmamıslar'!!
O cesetlerden biri Esma Kılıçarslan;
bedeninde dört erkeğin DNA’sı var ama ortada ne fail var ne dosya ne de bir soruşturma!
Diğerlerinin kim olduğunu bile bilmiyoruz!
Ülkenin her yeri kadın mezarlığına dönüşmüş ama sadece sesini duyurabildiklerimizin isimlerini biliyoruz......,
#GülistanDoku
Yer: Tunceli…
AKP’nin Türkiye Yüzyılı’nda bir vali, aynı zamanda başmüfettiş…
İddiaya göre;
Milletin parasıyla yapılmış bir Gençlik Merkezi’nde oğluna “özel bir oda” tahsis ediyor.
Uyuşturucu kullanan oğlu, uyuşturucu kullanmayı reddeden Gülistan Doku’ya bu odada tecavüz ediyor.
Daha sonra Gülistan’ı Sarı Saltuk Viyadüğü yakınlarında, Uzi marka bir silahla kafasından vurarak öldürüyor ve Pertek ilçesine bağlı bir köyde gizlice gömüyor.
Valinin koruma polisi de katile yardımcı oluyor.
Bu korkunç cinayetin izlerini yok etmek için devletin tüm imkânları devreye sokuluyor.
Vali, aileyle görüşüp Gülistan’ın SIM kartını alıyor. Bir bilişimci polise SIM kartın şifresini kırdırıp tüm mesajları sildiriyor.
Cinayet delilleri yok edilirken 10 bin dolar harcanıyor; bu da valilik bütçesinden ödeniyor.
Gülistan’ın gömüldüğü yeri bilen vali, kolluk kuvvetlerini farklı bölgelere yönlendirerek aylarca yanlış yerlerde arama yaptırıyor.
Dönemin emniyet müdürü de tüm kamera ve istihbarat verileri elinde olmasına rağmen, aramanın doğru yerde değil, ısrarla baraj gölünde yapılmasını istiyor.
Gülistan’ın tecavüze uğradığına dair hastane kayıtları, hastane başhekimi tarafından siliniyor.
Ve bu doktora Sağlık Bakanlığı “Yılın Doktoru” ödülünü veriyor.
Vali de kendisini, yaptığı “başarılı hizmetlerden dolayı” İl Sağlık Müdürü olarak atıyor.
Bu arada Türkçe Olimpiyatları’na da katılan vali, “Gülüm Benim” şarkısını söyleyen Bangladeşli kıza övgüler yağdırıyor.
Valinin oğlu ise, babasının koruma polisiyle birlikte işlediği cinayetin devlet gücüyle örtülmesinin verdiği güvenle hayatına kaldığı yerden devam ediyor.
Altında BMW 420, lüks tatiller, eğlenceler ve uyuşturucu partileri…
Tunceli’ye kayyım belediye başkanı olarak da atanan vali, bir yandan da çok sayıda ihaleye imza atmaya devam ediyor.
Bu korkunç hikâye, aslında AKP’nin Türkiye Yüzyılı’nın bir özeti.
“Dicle’nin kıyısında bir kuzuyu kurt kapsa, ondan Ömer sorumludur” diyerek samimi insanların oyunu alıp iktidara gelenlerin inşa ettiği kokuşmuş, hatta topyekûn çürümüş düzenin küçük bir resmi…
Bu korkunç cinayetin üzerinin devlet gücüyle örtüldüğü yıllarda görev yapan Adalet Bakanları, İçişleri Bakanları, savcılar ve diğer tüm yetkililer bugüne kadar tek bir kelime etmediler.
Gülistan’ın ailesinin ahı arşa ulaştı, gözyaşları pınar oldu aktı.
Siz ey sorumlular, gece başınızı yastığa nasıl koyuyorsunuz?
Bir gün hesap vermeyeceğinizi mi sanıyorsunuz?
Ece Üner'den müthiş ironi
23 Nisan'da çocuklar bakanların yerine geçmesin, bu kez bakanlar çocukların yerine geçsin
Mesela
Sanayi Bakanı, sanayide çalışsın,
Ticaret Bakanı, pazarda su satsın,
Sağlık Bakanı, bir gece parkta yatsın,
Aile Bakanı, 1 gece Çocuk Esirgemede kalsın
Evlat yoksa vatan da yoktur.
Evlatlarını koruyamayan bir millet, vatanını da koruyamaz.
Evlatlar giderse, geriye sadece boş bir toprak kalır.
Vatan, evlatla vatandır.
Eyüpsultan’da Timur Cihantimur’un çarpması sonucu yaşamını yitiren Oğuz Murat Aci’nin babası Özer Aci, anne Eylem Tok ve baba Bülent Cihantimur için 10’ar yıla kadar hapis cezası talep edilmesine tepki gösterdi:
"Yani hiç kimse kusura bakmasın. Bu doktor ilk değil, son da olmayacak. Ama benim çabam burada; örnek bir ceza verilsin, bir örnek olsun.
Ehliyetsiz çocuklar araba kullanmasın. Çocuğu apar topar yurt dışına götürdü. Alkol testi yapılmadı, bilmem ne olmadı. Sarhoş muydu, uyuşturucu mu kullanmıştı, ne kullanmıştı? Bilemem.
Ama yasal prosedür neyse bir vatandaş, insani olarak ne türlü davranması gerekiyorsa o davranışları beklerdim. 112'yi aramaya üşendiler. Bir insan minnacık da olsa bir empati kurar."