Milli Dayanışma ve Toplumsal Bütünleşme bizce şöyle olur:
Madde 1: Devletimizin üniter yapısı, Mustafa Kemal Atatürk ilkeleri kırmızı çizgimizdir.
Madde 2: Türkiye'nin yabancıya ve yandaşa verilen madenleri geri alınarak devlet-millet ortaklığı ile işletilecektir. Bu kaynakların geliri vatandaşa vatandaşlık maaşı olarak verilecektir.
Madde 3: Devletin özelleştirmeler yoluyla elden çıkarılan fabrikaları yeniden devletleştirilecek ve bölgesel istihdam güçlendirilecektir. İş sahibi olacak olan gençler illegal yapıların istismarına açık olmaktan kurtarılacaktır.
Madde 4: Parti programımız olan Milli Ekonomi Modeli'nin gelir adaletini sağlayacak projeleriyle vatandaşlar arasındaki adaletsizlik duygusu ortadan kaldırılacak ve devlet-millet bağı güçlendirilecektir.
Madde 5: Yargı bağımsızlığı temin edilecek, kuvvetler ayrılığı ilkesi gerçek anlamda yeniden tesis edilecek ve hiç kimse kendini yargının, anayasanın üzerinde göremeyecektir.
Madde 6: Yargıdaki siyasallaşma ortadan kaldırılarak, herkesin "adalet var" duygusu ile devletine güveni sağlanacaktır.
Madde 7: Köy okulları yeniden faaliyete geçirilecek, okulsuz köy kalmayacaktır. Anayasal bir hak olan eğitimde fırsat eşitliği ülkenin tamamında hayata geçirilecek ve bölgesel dezavantajlar ortadan kaldırılacaktır.
Madde 8: Sağlık hizmeti ülke geneline eşit kalitede yayılacak ve yine anayasal bir hak olan sağlık hizmetlerine erişimde bölge farkı olmayacaktır.
Madde 9: Milli birlik ve beraberlik konusunda ortak paydalar ön plana çıkarılacak ve bu yönde çeşitli şekillerde yayınlar ve eğitim faaliyetleri yapılacaktır.
Madde 10: Dış güçlerin Türkiye üzerindeki planlarının bir parçası olarak Türk askerine, polisine, öğretmenine, doktoruna vs. silah doğrultmuş hiç kimse ve hiçbir grup için af söz konusu olamaz, teklif dahi edilemez.
Madde 11: Türkiye'nin demografik yapısını bozan kontrolsüz dış göç önlenecek ve Türkiye'deki kaçak göçmenler hukuk çerçevesinde ülkelerine gönderilecektir.
Madde 12: Türkiye, dış politikada ulusal güvenliğini tehdit eden ülkelerle ilişkilerini gözden geçirecek ve gereken adımları atacaktır.
Madde 13: Türkiye, komşularıyla iyi ilişkiler kurarak bölgesel istikrar ve güvenin temini için gereken adımları atacak.
Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün “Şahsi meselemdir” diyerek Türk milletine emanet ettiği Hatay’ın ana vatana katılışının 87. yıl dönümü kutlu olsun.
Bu anlamlı zaferin yıl dönümünde Gazi Mustafa Kemal Atatürk başta olmak üzere bu tarihi sürece emek veren tüm isimleri rahmet ve saygıyla anıyorum.
"Kurtuluş Savaşı" demeyecekmişiz!
Neyden kurtuluyormuşuz?
Önce Osmanlı varmış!
Millî Eğitim Bakanımız böyle diyor!
Evet... Sayın Bakan, Mustafa Kemal Atatürk Samsun'dan Kurtuluş Savaşı'nı başlatmadan önce bir Osmanlı vardı. Ama hangi Osmanlı?
Viyana kapılarına dayanan Osmanlı mı, Sevr'e imza atan Osmanlı mı?
Cevap çok açık: Sevr'e imza atan Osmanlı!
Payitahtı işgal altında olan bir Osmanlı!
Kurucusu Osman Gazi'nin sandukası Yunan askeri tarafından tekmelenen Osmanlı!
Ortada bal gibi bir Kurtuluş Savaşı vardır, ortada destansı bir Millî Mücadele vardır.
Bu destansı Millî Mücadele'nin adı Kurtuluş Savaşı'dır.
Neyden kurtulduğumuzu size söyleyeyim:
Sevr'den kurtulduk!
İstanbul'daki İngiliz işgalinden kurtulduk.
Gaziantep'teki Fransız zulmünden, Ege'deki Yunan zulmünden, Doğu'daki Ermeni zulmünden kurtulduk.
Asırlık Türk yurdunun Haçlı çizmeleriyle çiğnenmesinden kurtulduk.
Tekrarlayalım: Atatürk, yüce Türk milletiyle bir Millî Mücadele vermiştir ve bu mücadelenin adı Kurtuluş Savaşı'dır.
Unutmayın; altında Atatürk'ün imzası olmayan son zafer olmasaydı, önceki hiçbir zaferimizi kutlayamayacaktık!
Örneğin, bugün İstanbul'un fethini kutlayabiliyorsak bunu Atatürk'ün İstanbul'u İngiliz işgalinden kurtarmasına borçluyuz.
O yüzden tarihi tarihçilere bırakıp temelinde farklı hesaplar olan ucuz işlerle uğraşmamalıyız.
Hele de bu konulara eğitimi asla karıştırmamalıyız!
Unutmayalım: Osmanlı da bizim, Türkiye de bizim, hatta daha önceki Selçuklu da bizim!
Bir takım siyasi hesaplar uğruna tarihimizi birbiriyle çarpıştırmaya kalkmak akıl kârı değildir.
Türkiye’nin dört bir yanından gelen teşkilat mensuplarımızla 3 gün sürecek gençlik kampımızın açılışını gerçekleştirdik.
Üye kampanyamızda üstün başarı gösteren teşkilat mensuplarımıza plaketlerini takdim ettik.
Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün Büyük Taarruz’u başlattığı Kocatepe’de genç kardeşlerimizle bir aradaydık.
Bu topraklar bize bağımsızlığın, cesaretin ve fedakarlığın ne demek olduğunu öğreten atalarımızın emanetidir.
Bu ruhu yaşatacak olan da yine gençlerdir. 🇹🇷
Kurulduğumuz günden beri 25 yıldır devam ediyoruz. Bağımsız Türkiye Partisi geleneksel yaz gençlik kampı bu yıl da Afyonkarahisar’da.
Gençlerimizle buluşacağız, hasbihal edeceğiz, teşkilatımızı daha da güçlendireceğiz. Şimdiden hayırlı olsun.
📢 BTP’nin Geleneksel Yaz Gençlik Kampı için Geri Sayım Başladı 🇹🇷
Gençliğin enerjisi, Türkiye’nin geleceğiyle Afyonkarahisar’da buluşuyor!
Ebedi liderimiz Prof. Dr. Haydar Baş’ın fikirleriyle büyüyen, Genel Başkanımız Hüseyin Baş’ın liderliğinde yürüyen Türkiye’nin dört bir yanından gençlerimizle 3-5 Temmuz’da bir aradayız.
🗓 3 - 5 Temmuz 2026 📍 Afyonkarahisar
🎯 Eğitim Seminerleri
🤝 Teşkilat Toplantıları
🏆 Yarışmalar & Gençlik Şöleni
🎤 Kapanış Konuşması: Genel Başkanımız Hüseyin Baş
Geleceği inşa edecek kadrolar burada yetişiyor.
Hazır mıyız gençlik? 🦅
TÜRK-İŞ’e göre dört kişilik bir ailenin açlık sınırı 35 bin 759 TL.
İstanbul’da 100 metrekarelik bir dairenin ortalama kirası 40 bin 453 TL.
Asgari ücret ise 28 bin 75 TL.
Bu maaşla ne karın doyuyor ne kira ödeniyor.
Bu tabloya hükümetin değil çözümü tek bir sözü bile yok.
Bu hafta da Türkiye’nin dört bir yanında milletimizle buluştuk. @BTP_Parti ailemiz her geçen gün daha da büyüyor. Bu ülkenin geleceği, yarınları için çalışmaya devam... Çünkü biliyoruz ki istikbal biziz, biz geleceğiz…
Yüzyıllar geçse de dinmeyen sızımız, haksızlığın karşısında sarsılmaz kalemizdir Kerbela... Zulme karşı çıktığı için 72 yareniyle birlikte şehit edilen İmam Hüseyin Efendimizin matemini tutuyor; Aşura mateminin tüm İslam alemine ibret, birlik ve beraberlik vesilesi olmasını diliyorum.
Babalarımız; ailemizin gücü, toplumumuzun temeli ve geleceğimizin en önemli rehberleridir. Sevgi, emek ve fedakarlıklarıyla hayatımıza değer katan tüm babalarımızın Babalar Günü’nü kutluyoruz.
#BabalarGünü
Şartlar her geçen gün daha da ağırlaşıyor.
Türk milletinin geçim şartları zorlaştıkça zorlaşıyor. Özellikle büyükşehirlerde sıkıntı çok ama çok büyük.
Asgari ücretin 28 bin TL olduğu, en düşük emekli maaşının 20 bin TL olduğu bir ortamda İstanbul'da 40-50 bin TL'den düşük ev bulmak imkânsız.
İki asgari ücretli, İstanbul şartlarında maaşlarını birleştirse ancak bir ev kiralayabiliyor. Bunun elektriği, suyu, doğal gazı, yemesi içmesi ise ayrı bir mesele.
Halkın canını yakan bu konu ne yazık ki TV ekranlarında kendine yer bulamıyor.
Ekranlarda, emeklinin 1 Temmuz'da ne kadar zam alacağı, asgari ücrete ara zam yapılıp yapılmayacağı gibi soruların konuşulması gerekirken siyasi parti operasyonlarını konuşuyoruz.
Vatandaş, siyasetçilerden dertlerine derman olacak çözümler bekliyor; siyasetçiler ise oralı değil.
Türk milletinin acilen derdiyle dertlenecek bir iktidara ihtiyacı var. Bu iktidar da Bağımsız Türkiye Partisi iktidarıdır.