Erkeklere kızamıyorum, evli çocuklu kadınların epey kısmı da bekar ve çocuksuz kadınların KESİNLİKLE içten içe mutsuz olduğunu düşünüyorlar. Kendilerine ait YETİŞKİNCE şeylerin konuşulduğu kapalı devre bir olgunluk sisteminde olduklarına inanmış durumdalar
İzmir, Adana, Adıyaman, Antalya operasyonları… İktidar, sandıkta yenemediği ve bundan sonra da yenemeyeceğini idrak ettiği ana muhalefet partisini, devlet gücünü alet ettiği üst üste darbelerle durdurmaya, toplumsal muhalefetle bağını kesmeye, siyaset yapamaz hale getirmeye çalışıyor. İktidarın muhalefete darbe yaptığı bir dönemden geçiyoruz; günün sonunda siyaset ve seçimlerin anlamını yitirdiği bir Türkiye’de iktidar da meşruiyetini kaybeder; ancak zulmederek ayakta kalabilmek, kazanmak değildir.
İyi bir dinleyici olmakla iyi bir insan olmanın birbiriyle örtüştüğü çok yer vardır: Dikkatimizi kendimizden başkasına çevirebilmek; başkalarının gerçeğine ilgi ve saygı duymak; insanlara egosal kaygılarla ve yargılayarak değil, iyi niyetlerle ve anlama arzusuyla yaklaşmak gibi.
'Hayatta kalmak' ile 'yaşamak' arasındaki farkı bilmeyen, hayatta kaldığı için şükretmeye alışmış bir topluma 'yaşamak' diye muhteşem bir kavram olduğunu ve hayatta kalmanın ötesinde yaşamayı talep etmesi gerektiğini, bunun en temel hakkı olduğunu anlatmaya çalışıyoruz.
Özgüvenleri daha sağlıklı insanların kendi kendileriyle rahat, sakin, dramadan uzak bir ilişkileri vardır. Sahip oldukları özelliklerin önemini abartmazlar—ne güçlü yönleriyle kurum kurum kurulurlar, ne zayıf yönleriyle kahrolurlar.
Kötü bir modda olmak, dünyayı karanlık tarafından algılamak, kendimizi yetersiz görmek arada bir yaşaması doğal psikolojik hallerdir. Mühim olan bu halleri yaşarken gözümüzde o an karanlık lensler olduğunun farkında olmak, o anki bakışımızı objektif gerçeklikle karıştırmamaktır.
Kendimizi motive etmenin muhtelif yolları içinde en güzellerinden biri meraktır — "kendim için şu iyi şeyi yaparsam acaba sonuçları ne olur, dur bir bakalım görelim" gibilerden...
Kaygı alışkanlığı, öfke alışkanlığı, kendine acıma alışkanlığı gibi duygusal alışkanlıklarımızı değiştirmek kolay değildir, ama mümkündür. Bunun için önce duygusal farkındalığımızı arttırmak, sonra eski alışkanlığı her fark ettiğimizde—şefkat ve sabırla—yenisine yönelmek gerekir.
Mutlu bir insan olmak, hayatın "sıradan" anlarında huzur ve rahatlık hissini deneyimleyebilmekten geçer. Dış dünya hiçbir zaman bize bu hissi tamamen verme yeteneğine sahip olmayacaktır. Ama kendi içimizde ve de yakın çevremizde daha huzurlu bir dünya tesis etmek mümkündür.
Kıymet bilmek hayatta hem büyük bir erdem, hem de büyük bir mutluluk kaynağıdır. Kıymetini fark edip kendimize hatırlattığımız her şey bir anda sıradanlıktan çıkıp sıradışı olur, içimizi şükranla doldurur. Ki aynı anda hem şükranla dolu hem de mutsuz olmak imkansızdır.
"Anormal değilsin, yalnız değilsin, utanmana gerek yok" — bu mesajlar hayatta birbirimize verebileceğimiz en güzel hediyelerden. Brezilya'daki konserleri sırasında sahneye davet ettikleri seyirci düştüğünde Paramore grubu üyeleri gidip onun yanına yatarak bu hediyeyi veriyorlar.